banner153
banner156
29 Mayıs 2020 Cuma

ORYANTALİZM III

06 Nisan 2020, 09:04
Bu makale 1152 kez okundu
ORYANTALİZM III
KEMALETTİN TEKİNSOY
       Üç bölümlük bir yazı dizisi Oryantalizm. Herkes için dünyaya yeni bir bakış açısı sunar. Bugün bir haftalık aradan sonra üçüncü bölüm ile karşınızdayım, umarım sıkılmadan okursunuz.
 
               *****
        Büyük Britanya Devletinde 19. yüzyıl boyunca Hindistan’daki ve diğer yerlerdeki genel valileri 55 yaş gibi çok erken bir yaşta emekliye ayırma geleneği ortaya çıktığında, Oryantalizmin gidişatı çok ince bir noktaya ulaşmış bulunuyordu. Artık hiç bir Doğulu, Batılı bir yöneticinin ihtiyarladığını ve çöktüğünü göremeyecekti. Ve hiç bir Batılı kendisini Doğu halklarına zayıf, yaşlı ve çökmüş gösterme şansına sahip olamayacaktı.
             
        Fransız yazar ve oryantalist François-René de Chateaubriand daha 1810'larda Doğuluların fethedilmeye ihtiyaçları olduğunu söylüyordu. Bu görüşe göre Batı’nın Doğu’yu fethetmesi bir fetih değil özgürlük alametidir. Chateaubriand bu fikri, ölmüş bir dünyayı diriltmekle görevli bir Hristiyan misyonerinin romantik tavrı ile dile getirmektedir. Bu ölünün yeniden hayata dönüşünü sadece Avrupa sağlayabilecektir. Zira orada ne hayat kalmıştır, ne de yaşayacak insan. Bu demektir ki yazar Ahdi Atik’i ve İncil’i rehber gibi elinde taşıyacak kadar misyonuna inanmaktadır. Yazar ancak bu yolla Doğu’nun bu gün içinde bulunduğu bataklıktan kurtulabileceğine inanmaktadır.
 
        İnsanlığa karşı beslediği duygular, halkların ezilmişliği konusunda açıkça taraf olmasına rağmen Karl Marks’ın ekonomik analizleri, oryantalist görüşlerle tam bir uyum içerisindedir. Marks'a göre “İngiltere’nin Hindistan’da yerine getirecek iki görevi vardır; Yaşlı Asya toplumunu ortadan kaldırmak ve onun yerine Avrupa toplumunun temel kurallarını getirmek."
 
        Oryantalizmi, belirgin bir batılı bakış açısı, Doğu konusunda ideolojik saplantılı yaklaşım ile belirginleşmiş bir görüş veya çalışmalar bütünü olarak düşünmek mümkündür. Dolayısı ile Oryantalizm penceresinden görünen Doğu, Batı bilimi ile getirilen, Batı bilincinde oluşan ve daha sonra Batı’nın egemenliği ile ortaya çıkarılan bir seri çalışmalarla gerçekleştirilmiş bir nevi Doğu’yu yeniden tanımlama sistemidir.
 
        19. yüzyılda hayatın ve bilimin yeniden düzenlenmesi ve örgütlenmesi için girişilen deneylerde oryantalizmin önemli bir payı olmuştur. Richard Francis Burton gibi bir oryantalist dahi Britanya İmparatorluğunun casusu olmaya zorlanmıştır. Doğu bir topraktı bilim alanı oldu, şimdi de kuvvet gösterilerine yarayacak bir Britanya İmparatorluğu arazisi olacaktı. Oryantalistler verdikleri eserlerle bu oyuna yardım sağlayacaklardı.
             
              *****
       20. yüzyıl başlarında Oryantalizm iki yol kullanarak Doğu’yu Batı’nın kucağına atmıştır. Birinci yol, bilimin yayılma olanaklarını kullanıyordu. Bilim adamları, üniversiteler, uzman dernekler, coğrafi keşiflerle uğraşan kuruluşlar, yayınevleri bu yolun asıl enstrümanları idi. Bilginlerin, şairlerin ve gezginlerin yıllarca çalışarak ortaya koydukları Doğu ile ilgili eserler Oryantalizme şekil veriyor ve onun doktrinini hazırlıyordu.
 
        Oryantalizmin Doğu’yu Batı’nın kucağına atmasında kullandığı ikinci yol, dikkat çekici bir beraberliğin sonucunda ortaya çıkmıştır. Oryantalistler uzun yıllar boyunca Doğu’yu incelemişler, uygarlıklarını, dinlerini, hanedanlarını, kültürlerini, düşünce biçimlerini, üniversite konusu olarak ele almış ve bunların tariflerini yapmışlardı. Oryantalistlerin görevi, bulunduğu Batı toplumu içinde Doğu’yu kendi vatandaşları için yorumlamaktı. Aynı zamanda Oryantalist, Doğu hakkında belirli bir politika düzenlemek isteyen bir Batılı devletin gizli ajanı gibi çalışmıştı. Bu husus Burton, Lane, Doughty, Flaubert ve daha pek çok oryantalist için oldukça doğaldı.
 
        Ancak Oryantalizmin doktrinleri hiç bir zaman Birinci Dünya Savaşının sonunda İngiltere ve Fransa, Türkiye'yi parçalamaya kalkıştığı zaman olduğu kadar açık ve seçik bir biçimde ortaya çıkmamıştı. Ameliyat masasının üzerinde tüm zayıflığı ve karakteristik çizgileri ile Avrupa’nın hasta adamı yatıyordu.
 
        Bütün bunlardan sonra gelinen nokta şu idi; Doğu oryantalizmin malıdır. Oryantalizmin getirdiği bilgiler Doğu’dur.
 
        Unutmamak gerekir ki Oryantalizmin kendisi bazı politik güçler ve bazı politik hareketlerin üretimidir. Oryantalizmin ham maddesi Doğu, Doğu uygarlığı, Doğu halkı ve Doğu toprağıdır.
       
        Oryantalizm Doğu hakkında ortak bir akademik girişim fakat oryantalizmi Doğu'yu dönüştürecek bir yapı haline getiren, T. E. Lawrence gibi Britanya imparatorluğu ajanlarıdır. Tabiatı ile Lawrence’ların elinde tüm doğuyu ve on dokuzuncu yüzyılı deniz feneri gibi aydınlatan Oryantalist bir bilim geleneği vardı.
 
               *****
        Yirminci yüzyılın ikinci yarısında ise artık Fransa ve İngiltere Dünya politika sahnesinin önünde değillerdir. Amerika İmparatorluğu onları sollamıştır. Dünyanın sömürgeleştirilmiş her yöresi şimdi geniş bir çıkarlar ağı ile Amerika Birleşmiş Devletlerine bağlanmıştır. Oryantalizmin Avrupa’da yaratılmış bütün disiplinleri Amerikan üniversitelerine aktarılmıştır.
 
        Önemli olan insanların ne oldukları veya ne düşündükleri değildi, fakat onları ne hale getirmek ve ne düşündürmek gerektiği idi. Gelenekleri ve kanaatleri köklü ve sürekli bir şekilde değiştirmek büyük ölçüde insanların ne tür seçenekler peşinde koştuklarını bilmeye bağlıdır. Bu, insanoğlunu ortaya koyan kumaşın hangi ilişkiler ağı ile örüldüğünün anlaşılması demektir. Böylece hiç bir kuşkuya yer kalmayacak şekilde seçeneklere dair işaretler ortaya çıkacak ve gerçeğe en uygun çözüme giden yollarda programlar düzenlenebilecektir.
 
        Oryantalistin çalışmalarından çıkan sonuç şudur. Açıkça anlaşılıyor ki, bir yabancı dil bilmek halklara karşı düzenlenen saldırının aracı, yabancı bir bölgeyi tanımak da o bölgeye Tanrısal kaderine uygun biçimde el koymanın(!) programıdır.
             
               *****
        Edward Said’in bu günkü durumla ilgili yorumu şudur; Oryantalizmin 21. yüzyıldaki konumu açısından bakacak olursak, Amerikan oryantalizmi şu sırada çok geniş bir çalışma alanı içine girmiştir. Müslümanların ellerinde bulunan para ve enerji kaynakları geleneksel ilginin derecesini artırmıştır. Oryantalizm yeni emperyalizme başarı ile uydurulmuştur.
 
        Doğu’nun aydın sınıflarının yeni emperyalizme karşı mükemmel şekilde sağladıkları uyum göz önünde bulundurulduğunda durumu Oryantalizmin bir zaferi olarak selamlamak mümkündür. İslam dünyası bugün entelektüel, politik ve kültürel açıdan Birleşik Amerika’nın peyki durumundadır.
 
               *****
        Oryantalizm dünyanın bir bölümünü (Doğu’yu), kendi bölgesinden (Batı’dan) ayrı sayarken, Doğu’daki yaşam şeklini doğru tarif edememiş, hatta bunu bir yaşam şekli dahi saymamış, kendi yaşam şeklini tüm dünyaya dayatmış ve dünya üzerinde Oryantalist bir hegemonya inşa etmiştir.
 
        Bir diğer sonuç ise Batı ekonomik pazarının yetiştirdiği ve yetiştirmeye devam ettiği tüketim kitleleridir. Bu yığınlar, Doğu pazarının gereksinimlerine uygun biçimde entelektüel formasyona tabi tutulmuşlardır. Teknik, ticari ve ekonomik konular kitle yönlendirilmesinde en önde gelen elemanlardır. Söz konusu ülkelerde yerli aydın sınıfı Batı’nın eğilimlerine uygun konuları bizzat seçerek bir araya toplamakta ve Batı’nın faydasına sunmaktadır. Bu sınıfa verilen rol “modernleştirmektir.” Bir diğer deyimle sözü geçen aydınlar sınıfı, büyük ölçüde Birleşik Amerika’dan esinlenerek İslam ülkelerine dolan modernleşme, gelişme ve kültür akımlarını yasal şekle sokmak ve kendi halkına kabul ettirmekle görevlendirilmiştir.
 
             
                *****
        Büyük Britanya ve Fransa vaktiyle Doğu ufuklarında entelektüel güçleri ve kültürel zenginlikleri ile varlıklarını koruyorlardı. Şimdi onların yerine geçen Birleşik Amerika’nın getirdiği sistem içinde sadece çok yetenekli bazı öğrenciler çıkış yolu bulabilmekte, onlar da sonunda Birleşik Amerika’ya göç etmektedirler. Bir çok Müslüman öğrenci Avrupa üniversitelerinin kapılarını aşındırsa da sonunda Birleşik Amerika yollarına düşeceklerdir. Bu öğrencilerin arasında “ilerici” diyebileceklerimiz olduğu gibi “tutucu” olarak vasıflandırdıklarımız da vardır. Fakat eğitim ve araştırma alanlarında geçerli değerler, bütünü ile Birleşik Amerika’nın egemenliği altında olduğuna göre öğrencinin geldiğindeki değil, sonradan alacağı şekil önemlidir.
 
        Kabul edilmesi gereken sonuç şudur; Doğu öğrencileri gelerek Amerikan Oryantalistlerinin dizlerinin dibine oturmak zorundadırlar. Bu hareket onlar için Oryantalizmin doğmalarını veya öğretilerini kendi yerel çevrelerine klişe olarak nakletmeden önce çok gereklidir. Böyle bir sistem içerisinde bir Doğulu bilginin kendisini kendi vatandaşlarından üstün hissetmesi için mutlaka Amerikan formasyonuna baş vurması gereklidir. Böylece genel Oryantalist sistemin Doğu ile bağlantısını sağlamış olacak, Avrupa ve Amerika'da yaşayan Oryantalist ağabeyleri arasında “yerli bir bağlantı” olarak kişilik kazanacaktır. Ayrıca bu niteliği ona yüksek tahsilini tamamladığında batı ülkelerinde kalabilme şansını da tanımaktadır.(1)
       
        Edward Said'in, "Oryantalizm'i" tek cümle ile "Sömürgeciliğin keşif kolu" olarak ifade etmesine ilave edilecek bir şey var mı bilmiyorum.
 
        İki asırdan beri tüm Doğu'da devam eden sömürgecilik, batılılaşma, küreselleşme, ekonomik-siyasi vesayet ve kültürel asimilasyon politikalarına rağmen, İslam toplumları Avrupa-Amerika merkezci tarih tasavvuru ve bakış açısını ilkesel olarak reddetmektedirler. İki yüzyıllık emeğine rağmen Batı’nın başlıca açmazı buradadır. İngiliz tarihçi Thomas Macaulay'ın önermesi doğrultusunda İslam toplumlarında "Kanı ve rengi Hintli-Türk-Arap, fakat zevkleri, kanaatleri, ahlakı ve aklı İngiliz bir sınıf " oluşturulmuştur fakat kendi inanç sistemlerine ve medeniyetlerine sahip çıkan büyük toplum kesimleri bu küresel saldırıya direnmeye devam etmektedir.  
 
       Haftaya birlikte olmak dileğiyle sağlık ve mutluluklar diliyorum.
 
1-Oryantalizm (Doğubilim)-Edward Said-1982-Pınar Yayınevi-İstanbul
 

Haberici -->

    Yorumlar

HAVA DURUMU
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
NAMAZ VAKİTLERİ
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
banner41
SPOR TOTO SÜPER LİG
Tür seçiniz:
ARŞİV