banner153
13 Kasım 2019 Çarşamba

ÖZHASEKİ VE ŞEHİRCİLİK

14 Ekim 2019, 09:39
Bu makale 229 kez okundu
ÖZHASEKİ VE ŞEHİRCİLİK
KADİR DAYIOĞLU
“Türkiye’deki şehirleşmenin, Cumhuriyet döneminden 1994 yılına kadar’, düzensiz göçler ve bazı siyasal sebepler yüzünden tam gerçekleşmediğini” belirten Mehmet Özhaseki, “Eskiden şehirlere doğru gelen göçlere hazırlıksız yakalandık. Şehirlerimizin etrafı çepeçevre gecekondularla doldu. 2000’li yıllara doğru geldiğimizde karşımızda tablo; sağlıksız şehirlere sahibiz" diyerek şöyle devam etti:
 
"… Nihayetinde şehirler bizim aynamızdır. Bizim örfümüzü, adetimizi, inanış biçimimizi, kendi içimizdeki ilişki biçimimizi dışarıya yansıttığımız biçimlenmiş formlardır bunlar. Hangi şehir bize benziyor ki? Hangi şehir bizi yansıtıyor ki?" (Karar Gazetesi)
 
Tabii, Sayın Özhaseki’nin bu açıklaması, ilk bakışta normal gibi. Ama bana göre öyle değil, iki noktada itirazım var…
 
İlki, milat olarak “1994” tarihini vermesi. Başkanımız diyor ki; “1994 yılına kadar..”. Biliyorsunuz, bu tarih, “Milli Görüş Belediyeciliğinin” başlama tarihi. Her zaman yaptıkları gibi, kendilerinden öncesi, “yok hükmünde”… Evvelce, bir şey yoktu; kişiliksiz kentleri gecekondular, kaçak binalar istila etti.
 
Ülkemizin; düzensiz, kimliksiz ve kişiliksiz şehirleşme, gecekondu ve kaçak yapılarla yoğun bir biçimde tanıştığı muhakkak. Bu, kendilerinden önce olduğu gibi, kendileri ile de devam etti. Değerli Başkanım, çekinmeden söyleyin bu gerçeği… “1994 yılına kadar!” dediniz mi? Yanlış yaparsınız.
 
Ama unutulmasın; bu bozulma, “Erken Cumhuriyet döneminde” değil “rol model” aldıkları Menderes ile başlar yanı 1950 sonrası… Mesela, Kayseri’de “gecekondu ve kaçak yapılanma” merhum Niyazi Beyin sırtına yıkılır, sağ iktidarlar ve 1994 sonrası Kayseri Belediyelerini yönetenlerce…
 
Oysa, çok kez yazdık… Bu, külliyen yanlış ve ayrıca “algı oluşturmaktan” öte bir şey değil. Denilenlerin tarihi de 1950 ortalarıdır, Kayseri’de… Mesela mı? Barbaros, Gaziosmanpaşa, Sümer bekar evleri önündeki “Teneke” mahalleleri. Nitekim merhum Mehmet Çalık, “gecekondu önleme bölgeleri” ihdas etmişti, 1960’lar da.
 
Bugün, Mevlana Mahallesi’nin Emniyet Müdürlüğü tarafına denk gelen bu mahallede bulunan evlerin damları teneke kaplı olduğundan bu isimle anılırdı. Sümer Orta Okulu birinci sınıfta, matematik hocamız İdris Çelikbilek idi. Bu mahallede otururdu. Bulgar muhaciri idi, ayağı aksaktı…
***
Tabii, “1994’e kadar” yani “biz gelene kadar!” deyince, daha önceleri “ke enlem yakün” anlamı çıkar. Yine tabii, daha öncesine Osmanlı şehirleri de dahil mi, 1994 öncesine? Bilmiyorum…
***
Tam bu noktada değerli Başkanımıza bir teklifim olacak. O da şu: 1910’lu yıllarda İstanbul ve dahi Kayseri fotoğraflarına bir bakarsanız, harap ve bitap yapılar, şehirler görürsünüz… Üzerine şiirler yazılan, şarkılar bestelenen İstanbul, bir payitaht falan değil,  tam bir köy
 
Unutmayın; İstanbul da, Osmanlı döneminde, 1876’dan (93 Harbi) beri yoğun göç aldı Ege, Rumeli ve Balkanlar’dan… Hâkeza Edirne de, İzmir de öyle…
***
Yine unutmayın; Osmanlı’nın en fakir ve en geri kalmış topraklarında kurulan Cumhuriyet’in ilk işlerinden birisi, “uzmanlara” kent imar planları yaptırtmak oldu. Kayseri de bundan nasibini aldı…
 
Nazmi Toker döneminde yapılan “Çaylak” ve arkasından 1950 öncesi Emin Molu döneminde yapılan “Ösner-Aru” imar planları… Sonuncusunu Kavuncu merhum da, değiştirerek, “15 metrelik” yolları “10 metreye” düşürerek uyguladı.
***
Gelelim ikinci itirazıma; Başkanımız, ortaya çıkan tabloya bakarak diyor ki; “…Bizim örfümüzü, adetimizi, inanış biçimimizi, kendi içimizdeki ilişki biçimimizi dışarıya yansıttığımız biçimlenmiş formlardır bunlar. Hangi şehir bize benziyor ki? Hangi şehir bizi yansıtıyor ki?"
***
Bir kere; “örfümüze, adetimize, inancımıza” uygun olmayan ya da uygun olan imar ne? Bunu açıklamak durumunda sayın Özhaseki.
***
Tam bu noktada şunu sormak hakkım: Değerli başkanım; 25 yıl Kayseri dahil Ankara, İstanbul ve diğer illeri yönettiniz… Yönettiğiniz yerlerin nüfusu neredeyse katladı. Bu süreçte; “örfümüze, adetimize, inancımıza” uygun bir imar ve yapı uygulaması yaptınız mı? Yaptıysanız bir örnek verebilir misiniz?
***
Nihayet; “İstanbul’a ihanet ettik!” lafını, “her türlü kötülüklerin anası!”, merhum İsmet Paşa söylemedi, herhalde? Sanırım, kimin söylediğini anımsadınız?
***
Değerli başkanım. Size, saygıda kusur etmek istemeyiz ama önemli bir şeyi anımsatmak istiyorum:
Lütfen dönemleri birbirine karıştırmayın; “anakronik” yaşamayın. Hem unutmayın, 17 yıllık iktidar döneminizde 2,5 trilyon dolarlık kamu kaynağı kullandınız. Partinizin; “Bizden önce bir şey yoktu!” dediği, seksen yılda kullanılan kamu kaynağın 3-3,5 katı.
***
Kusura kalmayın; bu para ile yaptığınız, baba “on yatırımı” sayın, siz sayana kadar ben, “yok sayılan dönemde” yapılan “yüz baba yatırımı sayayım!”
***
Mesela, Osmanlı’nın ikincil hatta üçüncül ili konumundaki Kayseri’ye demiryolu geldi; Bünyan Santralı ve bunun sayesinde Kayseri, Talas ve Bünyan aydınlatıldı; , Bünyan Yün Yapağı fabrikası; Hava İkmal ve Sümerbank yapıldı. Unutmayın o gün; Bünyan santralını yapmak, sözgelimi Hirfanlı Barajı’nı yapmaktan zordu.
 
Kusura kalmayın da, sizler bu kente bir “hızlı treni” getiremediniz; bir havaalanı iyileştirmesini yapamadınız; Yamula Sulamasını bitiremediniz ve nihayet Kayseri-Niğde/Ankara otoyoluna bir bağlantı gerçekleştiremediniz.
***
Katılır mısınız? Bilmeme… O nedenle; Kayseri’nin, “erken Cumhuriyet dönemine” ve tabii bunların tepe ismi Mustafa Kemal Atatürk’e medyunu şükran olması gerekir. Acaba Kayseri’nin muhterem ahalisi bu idrak içerisinde mi?

Haberici -->

    Yorumlar

HAVA DURUMU
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
NAMAZ VAKİTLERİ
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
banner41
SPOR TOTO SÜPER LİG
Tür seçiniz:
ARŞİV