banner158

07 Nisan 2020 Salı

PARSEL YER DEĞİŞTİRİR Mİ?

26 Şubat 2020, 09:27
Bu makale 472 kez okundu
PARSEL YER DEĞİŞTİRİR Mİ?
KADİR DAYIOĞLU
Melikgazi’de Caferbey’de yer değiştiren bir parselin haberini okuyunca, sorma ihtiyacı hissettim; Parsel yer değiştirir mi? Diyeceksiniz ki; parsel kuş mu ki uçsun, araç mı ki yer değiştirsin. Ama kazın ayağı öyle değil. Altına dört teker koydunuz mu, istediğiniz yere götürebilirsiniz, yeter ki Belediyeler istesin… Yeter ki hatırlı, yeter ki partili ol!..
***
Hatırlı bir ailenin ebe ecdattan kalma arsasını üzerine oturan bir parsel, Anıtlar Yüksek Kurulu’nun haklı itiraz üzerine nitelik değiştiriyor. Diyorlar ki, burada bu yoğunluğu veremezsiniz. Bu sefer, aynı adada başka yer gösteriliyor. Aksilik bu ya; yanındaki bina sakinleri, önümüzü kapatıyor gerekçesi ile itiraza ediyor. Tabii, gerekçe mülk sahipleri mağdur olmasın… Onlarda haklı. Bu sefer de hemen karşı yana taşınıyor. Bir parsel, aynı adada yer değiştiriyor.
***
Olayı, dostumuz Recep Bulut hem gazetesinde ve hem de köşesinde uzun uzun anlattığı için detayına girmek istemiyorum. Merak eden, Yeni Haber Kayseri’nin ilgili nüshasından ya da web sitesinden okuyabilir.
***
Şimdi de bir benzeri ama belediyenin benzeri bir çaba göstermediği bir olayı anlatacağım. Taktir sizlerin. Eskiler bilir, meydandaki o ucube otelin yerinde İstanbul Oteli, ve Şahin Sineması vardı. Sinema arsasının sahiplerinin bir de konağı… Aşağı yukarı bir dönümün üzerinde bir arsa…
 
Olay, Niyazi Bahçecioğlu ile başladı. Anlaştılar, Hatıroğlu Camii hizasında 18X30 metrekare sekiz katlı bir parsel verdiler, tapusu ile… Buna karşılık mal sahibi de tapuyu verdi Belediyeye…
 
Sonra, Çetinbulut geldi. O da bir şey demedi... Sonra Karatepe, Özhaseki… Derken Çelik, Büyükkılıç… Bu sıralarda yine Anıtlar Yüksek Kurulu devreye girdi, 8 değil 2 kat olacak dedi… Plan ona göre değişti. Mal sahibi de kazma vurmadı. Hakkını aramaya başladı. Başını vurmadığı taş kalmadı.
 
Belediye de bir teklifte bulundu, şehrin merkezindeki, “yüzük kaşı” gibi arsası, uçup gidecekti Şehir Hastanesi civarına, “İtin öldüğü” yere. Halbuki, Caferbey’deki arsa için aynı şeyi yapmadılar. Aynı yerde yer aradılar. İşin ilginci, bu kadar duyarlı davranan Anıtlar Yüksek Kurulu, Kurşunlu Camii, Çifte Medreseler ve Sahabiye Medresesine rağmen otele o yoğunluğu nasıl görmediler? Bilemiyorum…
***
Çok sonra belediye otel parselini sattı. Epey de bir para aldı. Aslında bu para imdadına yetişmişti Büyükşehrin. Çok borçlarını ödediler. Otel de yapılmaya başladı… Onun da nasıl yapıldığı, çok tartışılmıştı… Tabii, otel de bitti…
 
“Kusura kalma!” bile demediler, eski arsa sahibine. Adamların mülkü üzerinde kâşâne yükseldi.  Araya girmeyen kalmadı. “Yapmayın, etmeyin, çok yazık oluyor, çok ayıp oluyor, şu işi halledin!” dedilerse de bir “görünmeyen el olmaması!” için uğraştı durdu…
 
Yani, anlayacağınız adamın, şehrin göbeğindeki bin metrekarenin üzerindeki arsası uçtu gitti… Mal sahibi, çaresiz mahkemeye verdi. Yerel mahkeme haklı buldu ama belediyenin itirazı üzerine bir üst mahkeme bozdu. Sonuç ne oldu bilmiyorum.
***
Buraya 100 metre uzaklıkta, Çifte Medrese’ye bitişik 280 metrekare evimiz, benzeri bir biçimde buhar olup gittiği için, bunun ne demek olduğunu, bizden başka kimse bilmez.
***
Memduh Başkana soralım. Vatandaşın bunda bir kusur, kabahati var mı? Adamın bin küsur metrekare arsası uçup gidiyor ama belediyenin kılı kıpırdamıyor… Değerli Başkanım; “Hak ölçüsünde!”, ne diyorsunuz bu işe?
 
Bu olayı ne diye anlattım, biliyor musunuz? Caferbey Mahallesi’ndeki “parselin yer değiştirilmesine” azami gayreti gösteren Belediye’nin, doğrudan kendisini ilgilendiren, nemasını alıp harcadığı bir olayda, kılını kıpırdatmaması, çok acı, çok düşündürücü…
***
Ha. Caferbey için belediye; “Ne yapalım kardeşim. Anıtlar kurulu böyle diyor. Hem mülkünü de almadım. Kaderine razı ol!” deselerdi, ağzımı açmazdım. Ona farklı, buna farklı muamele olmaz!..
***
Tabii, Belediyelerin, “18 Madde” uygulama sonuçlarını yakından bilen birisi olarak, hiç şaşırmadım, doğrusu… Oysa biz, başkanları “Şehremini”, belediyeleri de “şehremaneti” olarak bilirdik. Yanılmışız!..
 
“Fakir-fuhara”, “garip-gureba”, “dul-yetimin”nın ebe-ecdattan kalma arsaları “ıspanak fiyatına” satıldı, “18. Madde” ile. Onların yerinde de şimdi kâşâneler yükseliyor. Ama başkanların kılı kıpırdamadı, uyarılarımıza rağmen.
***
Ne yani? İşinizin bitmesi için bir zengin, bir AK Parti Milletvekili, bir hatırlı mı olmak lazım? Sesi soluğu çıkmayan insanlar kime güvenecek? Yoksa, öte dünyada hesap gününü mü bekleyecek? Eğer, o günü yani “rûz-i mahşeri” bekleyeceksek çok yandık, hem de nasıl!..

Haberici -->

    Yorumlar

HAVA DURUMU
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
NAMAZ VAKİTLERİ
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
banner41
SPOR TOTO SÜPER LİG
Tür seçiniz:
ARŞİV