banner87
19 Eylül 2017 Salı

RAMAZAN ETKİNLİKLERİ…

19 Haziran 2017, 03:55
Bu makale 642 kez okundu
RAMAZAN ETKİNLİKLERİ…
KADİR DAYIOĞLU
Ramazan etkinlikleri de “çığırından” çıkmaya; yeni bir örf oluşmaya başladı. Buna, “bidat”, “dini hayatın sulandırılması!” diyenler bile var. Çoğunun hiçbir zevk, hiçbir estetik kaygısı yok. Bir sektöre, bir kazanç kapısına döndü. Başkan Mustafa Çelik’ten rica etsek, etkinliklere katılanlara ne bedel ödeniyor?
 
Öyle ya, gelenlerin tamamına yakını profesyonel adamlar. Babalarının hayrına, “Allah rızası!” için bu kadar yolu kat etmezler, yollara düşmezler. Evet. Belediyelerin, Ramazan bütçelerini, bir hemşeri olarak bilmek isterim.
 
Yok bunlar, başkanların kesesinden ya da “hayr ve hasenat” sahiplerinin kasasından çıkıyorsa, mesele yok. Unutmayın; bu tür Ramazan kutlamaları, diğerlerini bilmem ama bu şehrin geleneğinde yoktu… İftar açılır açılmaz bir kısım insan camiye koşar, bir kısmı da sinemalara, kulüplere ve kahvelere…
 
Camiye koşanlar da üçe ayrılırdı. Birincisi, “hatimle” teravih kılanlar. Bunlar, “ağır sofulardı!”. İkincisi, “normal teravihçiler”.  Üçüncüsü de “motor hocanın” arkasında namaz kılıp, sinemaya yetişmek isteyenler. Hatim ve “motor hoca” ile namaz kılınan cami sayısı oldukça azdı, bir ikiyi de geçmezdi.
 
Bağlarda teravih namazı ya bir zenginin (ağanın) çayırlığında ya şimdi yerlerinde yerler esen namazgâhlarda ya da kara taş duvarlı, direkli, üstü toprak kaplı, önünde kuyusu ve sahanlığı olan, dikdörtgen formunda “niyet camilerinde” de kılınırdı.
 
1975 öncesi, Talas, Hacılar, Erkilet ve Hisarcık dışında elektrik olmadığından aydınlatma el fenerleri ve lüks lambaları ile yapılır; imamlığı ve müezzinliği de sakinlerden birisi yapardı.
 
Bir de bağlarda, “sabahlıklarımız” yani “Elemtere” ile başlayan son on süre ve namaz dualarını, Cuma’dan Cuma’ya şehre giden çoğu emekli “hoca bablardan” öğrenirdik. Hacı anneler de kızlara belletirlerdi namazlıklarını. Kur’an’a geçenlerimiz bile olurdu. Hocalarımız komşularımız olup, bir bedel almazlardı.
 
Ben de, Reyhan Bucağı’ndaki bağımızda, Katipzâdelerden, bilâvelet,   Ahmet Hafız’dan öğrenmiştim, sabahlığımı. Hocamız güzel sesliydi, ilahiler okur, niyetli özellikle kadınlar dinlerdi. Neresi mi Reyhan Bucağı? Nereden bileceksiniz. Bir ara “Camuzcuoğlu Sokağı” denmişti. Sonra kaldırdılar. Adı şimdi ne oldu? Bilmiyorum. Ama yakışan, “Reyhan Bucağı Sokağı” idi.
***
Tabii, başta Başkan Memduh Büyükkılıç olmak üzere yöneticiler, şehrin “yillisi” olmadığından, “yillisi” meclis üyeleri de uyuduğundan, bu duyarlılığı bekleyemeyiz. Öyle ya; kadim isimleri olmasına rağmen Erenköy ve Altınoluk mahallelerini de bunlar ihdas etmediler mi?
 
Edilirken de, yazar, çizer, bu kenti bildiğini sananların haberleri dahi olmadı. Güya, “kent kültürü”, “kent hafızası” bunlardan sorulur. Sevsinler sizi… Düşünebiliyor musunuz? Mesela adam, mesleği ile hiç ilgisi olmayan, adından başka hiçbir şeyini bilmediği bir kuruluşun, “aşırma” bilgilerle, tarihini yazıyor. Başındaki zat da bir etek para ödüyor. Tabii, cebinden değil. Cebinden olsa zırnık koklatmaz.
***
Ne ilgisi var bu isimlerin Kayseri ile? Tabii var; bazılarının “bağlı oldukları” yerlerin adresi de ondan… Biliyorsunuz yine bunlar, Kayseri ile hiç ilgisi olmayan iki “Akıncı” militanın adını sokaklara vermişlerdi. Çok yazdım çizdim bu konuyu… Ama duyarsız, tarihine, hafızasına sahip çıkmayan bir Kayseri kamuoyu olunca karşımızda, ne söylesek boş…
***
Neyse biz dönelim, Ramazan gecelerine. Dedim bir kısmı da, iftarı eder etmez, bir de evde “hacı emmi” yoksa soluğu, hemen, kulüp ve kahvelerde alırdı… Evde “hacı emmi” varsa, camiye gitmesi beklenirdi. Buralarda genellikle, sahura kadar kumar oynanır… Sahur vakti evlere gidilir… Yemek yiyip yatılır…
***
Hiçbir meyhane ve birahane açık olmazdı, Ramazan’da. Bayiler bile kapalı olurdu. Oruç tutmayan “çek çekçiler” stoku Ramazan öncesi yapardı. Şimdi durum nasıl bilmiyorum. Tabii, Kayseri’de meyhane ve birahane olup olmadığını da…
***
Mesela, bizim bir “Çeto” vardı Kiçikapı’da… Ayakkabı boyacısı… Her gün çeker, hatta ispirto… Şarap buldu mu, bayram eder… Eski Halk Bankası yanında, Meyhaneci Tevfik de en sadık arkadaşı. Bir de “son kabadayı” Şemsettin Şemsettin her zaman yardımına koşardı... Ama gel gör ki, “Çeto”, Ramazan geldi mi ağzına almazdı, “zıkkımı”.
***
Yine mesela; sayıları çok da az olsa, “arife” günü, bir kısım esnaf Müzisyenler ve merdiven altı berberlerde, “Ramazan’ın gelişini!”, kutlarlar. Son yudumu alıp, ağzını silip giderlerdi. Kimse kızmasın, kimse küsmesin, bu Kayseri’yi de “Öteki Kayseri’yi” de yazmak zorundayız. Kim ne derse desin Kayseri, renkli ve güzel şehirdi bir zamanlar... Şimdi; her yerden; “Buyur hacı abi!”, sesleri geliyor.
***
Kışlık ve yazlık sinemaya gidenlerin de sayısı oldukça fazla olurdu… Hele hele yazın, Ramazan olsun olmasın, şehirde hayat gece “birlere” kadar devam eder, yazlık sinema ve çay bahçeleri hınca hınç dolardı. Bağda “göçülü” olup da akşam sinemaya gidenler, o vakitte araç olmadığından, genellikle “şehir evinde” “mafraçların” arasında yatarlardı.
***
Unutmayın, Hisarcık, Kıranardı, Talas, Hacılar ve Erkilet’e çalışan Belediye otobüsleri, akşam vakti, son seferlerini yaparlar. Ta, Hava İkmal ve Sümer’de çalışanları “gece vardiyasına” getirip/götürene kadar. Vardiya saati de, 23.00… Dedim, başka vasıta yok. Yayan yapıldak da gidilmez, bir gece yarısı.
***
Tabii, ben Kayseri merkezi anlatıyorum. Köylerinde, ilçelerinde Ramazan nasıl kutlanırdı? Bilemiyorum… Onu da yaşayanlar yazsın. Bilmeden, yaşamdan Kayseri merkezi yazanlardan istirhamım, doğduğunuz, büyüdüğünüzü yazın. Yalan yanlış; eksik fazla bir şeyler yazmayın, “Merkezle” ilgili.
***
Geçenlerde birisi, Kayseri’de “Arnavut Kaldırımından” söz ediyor. Kusura kalmasın, “Arnavut Kaldırımının” ne olduğunu bilmediği gibi, anlaşılan hiç de görmemiş.
 
“Sur İçi” İstanbul’unun, takribi, 1970 öncesini bilmeyenler, Arnavut Kaldırımı’nın ne olduğunu bilemezler!.. Öyle, uydurmasınlar!.. Bu kentin hafızasını kirletmeye kimsenin hakkı olmadığı gibi, Belediyelerin de buna teşne olması çok acı…
    

    Yorumlar

HAVA DURUMU
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
NAMAZ VAKİTLERİ
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
banner41
SPOR TOTO SÜPER LİG
Tür seçiniz:
SENDE YAZ
Ziyaretçi Defteri
Ziyaretçi Defteri

Siz de yazmak istemez misiniz?

Ziyaretçi Defteri
ARŞİV