banner167
banner165
23 Ocak 2021 Cumartesi

“REFORM” FİTNE OLDU!..

26 Kasım 2020, 07:22
Bu makale 461 kez okundu
“REFORM” FİTNE OLDU!..
KADİR DAYIOĞLU
Başlık son gelişmelere uygun mu? Bilmem… 25 Kasım 2020 tarihli KARAR Gazetesi’nin manşeti böyleydi. Hoşuma gittiği için ben de yazıma başlık yaptım. Haber alıntısını da oradan verdim… Her işimizi “miş gibi yaptığımızdan”, gündeme pat diye düşen “hukukta”, “ekonomi”de “reform” girişimi de bu cümleden… Hep, “mış gibi yaparız!” ama suya girince,bildiğimiz kırk türlü yüzmeyi unuturuz.
***
Daha önceleri aklıma hiç gelmezdi… İnanın, ömrümün son kırk yılı, tam ve kamil manada demokrasi, hukukun üstünlüğü, bireysel hak ve özgürlük özlemi içinde geçti. Sanırım, gözlerim açık gidecek... Yapmayın, etmeyin… Bu milletin, çocuklarımızın, torunlarımızın geleceği ile kendi “istikbalinizi” eşleştirmeyin…
***
Haber şu: “Hükümetin olumsuz etki yaratan politikalarında dönüşüm sinyali MB Başkanı ve Hazine Bakanının değişmesi oldu. Ardından Erdoğan hem ekonomi hem yargıya vurgu yapıp yeni dönem mesajları verdi. İlk olumlu adımın ise yargıdaki siyasallaşmanın simgesi olarak görülen Kavala’da gelmesi bekleniyordu. HSK’nın dosyayı istemesi ise beklentileri artırdı. Ancak MHP lideri ‘Terörist Demirtaş ve tetikçi Kavala’ sözleriyle sürece ‘şerh koydu’.
 
Bülent Arınç ise, Kavala ve Demirtaş’ın tutukluluğunun son bulmasına yönelik mesajlar verdi. Kritik aşamada tavrı beklenen Cumhurbaşkanı; ‘Reform gündemiyle yaptığımız vurgular bahane edilerek yeni bir fitne ateşi yakılmaya çalışılıyor’ ifadeleriyle yaklaşımını ortaya koydu. Bahçeli’nin Arınç’a yönelik sert suçlamaları da reform söylemlerinin altının dolmayacağına ilişkin yaklaşımı güçlendirdi.
 
Erdoğan’ın gündeme getirdiği ‘yeni dönem’e şerh koyan MHP lideri, Arınç’a; ‘Fitnenin elebaşı’ suçlaması yöneltti. ‘Siyaset eskisi’ bir şahsın, Kavala ve Demirtaş’a güzellemeler yapması ‘ahmaklık’ dedi. Erdoğan’dan açıklama isteyeceğini söyleyen Arınç ise Cumhurbaşkanlığı YİK üyeliğinden istifa etti. İletişim Bakanlığı’nın önce ‘affını talep etti’ paylaşımı yapıp ardından ‘görevinden ayrılmayı talep etti’ şeklinde düzeltmesi dikkat çekti.” (Karar)
***
Peşinen söyleyeyim. Ayıp değil ya Arınç’ı, hiç sevemedim… Zaman zaman “iyi polis” rolü üstlendiğine inandım. Gözyaşlarını, göze çör-çöp kaçınca akan yaşlar cümlesinden gördüm. Samimiyetten uzak, rol kesen bir kişi intibaı bıraktı, bende hep. “FETÖ kumpası” sırasında, “tutuklananlar” için “ülkenin bağırsakları” temizleniyor, diyecek kadar hukuk dışı davranış içerisindeydi.
 
“Kendisine suikast yapılacağı!” gerekçesiyle, yapılan operasyonları, “kozmik oda” yani “devletin harim-i ismetine” girilirken; bu amaçla yapılan tutuklamaları onaylayacak kadar “hukuka” bağlılıktan yoksun birisi. Şimdi tutmuş, “hukuk reformundan” söz ediyor. İsmet Paşa merhum olsa; “Hadi canım sende!”, derdi.
***
Aksi kanıtlanana kadar kişiler “masumdur” temel hukuk kuralını, hiçbir zaman savunamadı. Yargı bağımsızlığı, bağımsız yargı ilkesi gibi temek ve evrensel hukuk kurallarını yok saydı. Bunca “hak ihlalleri” karşısında “gıkı” çıkmadı.
***
Bunu nereden biliyoruz? Şuradan; evet bunlar olurken, hiç sesini çıkartmadı; baktı sesini duyuramıyor, dinlemiyorlar, ayrılıp gidemedi… “Bab-ı devlet” gibi, “izzet-i ikbal” ile ayrılmak da var “bab-ı siyasetten”, “bab-ı partiden”… Sahneyi siyasette “kazık çakmaya” mecbur ve mahkum musunuz, Allah’ınızı severseniz?
***
Davutoğlu ve Babacan parti kurunca, bununla eş zamanlı ihdas edilen Cumhurbaşkanlığı Yüksek İstişare Kurulu (YİK) Üyeliğini, diğer AK Parti büyükleri gibi kabul etmekte hiç tereddüt göstermedi. Oysa, dünya alem biliyor ve söylüyordu; bu makam Babacan ve Davutoğlu’na gitmesi muhtemel kişileri bloke edebilmek için ihdas edilmişti.
***
Tabii, her insan gibi Arınç’ın da düşündüklerini söyleme, eleştirme hakkı var. Bu hak, şu ya da bu biçimde engellenemez, çirkin yaftalarla yaftalanamaz. Bu nedenle, açıklamalarını hiç yadırgamadım, tepki dahi vermedim… Siyaseten yapılan hücumları da doğru bulmam. Ne yani, ağzımıza bant mı çekeceğiz?
 
Bu kadar ucuz mu, kişileri suçlamak? İnsanlar, düşüncelerini, inançlarını açıklayamayacaklar mı? Şayet bunda parti umdelerine aykırı bir durum varsa, parti tüzüğünün bununla ilgili hükümlerini işletirsiniz. Gerekli uyarı ya da cezaları verirsiniz.
 
Yok bu açıklamalarda ceza yasası, siyasi partiler yasası, ceza mevzuatına vs. aykırı bir durum varsa, “bağımsız yargı” harekete geçer. Olayı beğenin beğenmeyim bir hukuk devletinde olması gereken bu.
***
Baba Arınç, olmadık hakarete uğruyor ama oğul Arınç, “Reise bağlılık!” mesajı veriyor. Bu nasıl, ahlak, anlamak mümkün değil. Olacağı söyleyeyim: a. İleride bunların; “ümmetin birliği, dirliği” ve “dava” için, tekrar bir araya gelecekleri kesin. b. AK Parti, MHP’yi ilk fırsatta sırtından atacak acaba başarılı olabilecek mi? Zira; Tayyip Beyin ayağında; “Yüzde 50+1” prangası var. Bu, “Demokles’in Kılıcı” Sayın Erdoğan’ın üzerinde duracak. MHP de bu kozu sürekli kullanacak.
***
Bu vesile ile, sık sık tekrarladığım ve kendi çocuklarıma verdiğim öğüdü bir kez daha vereyim: “Her türlü sosyeteye girin ama bir yerde ayrılanlara, ‘hain’ diyorlarsa, sakın ola ki oranın eşiğinden içeri adım atmayın. Zira, adım attığınız anda, siz de potansiyel bir ‘hain’ adayısınız!”

Haberici -->

    Yorumlar

HAVA DURUMU
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
NAMAZ VAKİTLERİ
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
banner41
SPOR TOTO SÜPER LİG
Tür seçiniz:
ARŞİV