banner153
08 Aralık 2019 Pazar

S-400, F-35 KRİZİ VEYA İÇİMİZDEKİ GÜRÜLTÜCÜLER

10 Haziran 2019, 09:53
Bu makale 310 kez okundu
S-400, F-35 KRİZİ VEYA İÇİMİZDEKİ GÜRÜLTÜCÜLER
KEMALETTİN TEKİNSOY
Amerika ile aramızda devam eden F-35 savaş uçakları ve S-400 krizinin tırmanışı konusunu merak ediyorsunuzdur mutlaka. Amerika'yı bu kadar endişelendiren, 100 yıllık stratejik ortağı ile karşı karşıya getiren olay nedir?
Soğuk savaş ile birlikte dünya adeta ikiye bölündü. O zamanki adıyla Sovyetler Birliğinin ortağı olan ülkeler "Doğu Blok'u" olarak adlandırıldı ve "Varşova Paktı" etrafında birleşti. Türkiye ise bu dönemde "Batı Blok'unda" yer aldı. Amerika'nın öncülüğündeki bu blok ise "Nato" şemsiyesi altında askeri bir birlik oluşturdu. Güya Nato üyesi bir ülke askeri bir harekatla karşı karşıya kalırsa tüm Nato üyesi ülkelerin ortak bir tepki vermesi öngörülmüştü.
***
Kağıt üzerinde Nato buydu. Ama aslında Nato demek Amerika demekti ve Amerika bu örgüt ile üye ülkelerin içine sızdı. Biz Nato üyesiydik, batı ile müttefiktik ama başımıza gelen her bela Nato ve batı kaynaklıydı. Darbeleri, ekonomik operasyonları onlar yaptırıyor, PKK'yı kurduruyor, başımıza musallat ediyor, yetmiyor Fetö'yü kuruyor, devletin kılcal damarlarına kadar sızıyordu. Bununla da yetinmiyor 15 Temmuzda ülkemizi işgale kadar işi vardırıyordu. Türkiye'yi yönetenler her şeyi biliyordu ama bir şey yapamıyordu. Sistem içerde birbiri ile didişen iki ayrı kesimin mücadelesi üzerine kurgulanmıştı. Ülke güçsüzdü, ne ekonomimiz ne de silah sistemlerimiz Amerika'dan bağımsız hareket etmemize izin vermiyordu.
***
Nato içerisinde olduğumuz için ordumuz Nato sistemine daha doğrusu Amerikan sistemine göre silahlandı. Kullandığımız neredeyse tüm silahlar Amerikan ürünüydü. Amerika ile müttefiktik ama istediğimiz her silahı da alamıyorduk. Yirminci yüzyıl boyunca ülkemizi yönetenler ne açlık sınırındaki Pakistan'ın ne de 6 milyon nüfuslu İsrail'in sahip olduğu nükleer silahlara ve Hava savunma sistemlerine sahip olmayı akıllarından dahi geçirememişlerdi.
Nükleer silahlar hala da aklımızın ucundan geçmiyor ama ya bir ülkenin çatısı olarak kabul edilen hava savunma sistemleri? Hava savunma sistemleri olmayan ülkeler yukardan gelen her türlü tehlikeye karşı savunmasız durumdadırlar. 1991 deki birinci körfez savaşında da 2003 deki ikinci körfez savaşında da Saddam bizi "Scud" füzeleri ile tehdit ettiğinde ilk olarak durumun vahametini anladık ama bütün ısrarlarımıza rağmen Amerika bize "Patriot" hava savunma sistemlerini satmamakta ısrar etti.
***
II. Dünya savaşındaki karartma geceleri geçmişte kalsa bile Kıbrıs harekatında hava saldırılarına karşı o kadar çaresiz bir durumdaydık ki, yapabildiğimiz sadece, büyük şehirlerde evleri, sokak lambalarını ve araba farlarını lacivert kağıtlarla kaplayıp ışığı azaltarak karartma yapmaktan ibaretti. Suriye savaşının başladığı yıllarda da Nato, müttefikliği lafta kalmasın babından Patriot sistemlerini kısa bir süre için sınırımıza getirip geri götürmüştü.
Her ne kadar seslendirilmese de Amerika'nın ülkemiz üzerindeki hedeflerinin farkındaydık. Bunun üzerine başımızın çaresine bakmak için Çin'den hava savunma sistemleri almak üzere ihale yaptıysak da Amerika ortalığı ayağa kaldırarak bu ihaleyi iptal ettirmişti. Fakat Türkiye bu konu ile ilgili çare üretmek zorundaydı. Bu konuda da dönüm noktası 15 Temmuz oldu. 15 Temmuzu bir darbe değil bir Amerikan işgal girişimi olarak gören yöneticiler Amerika ile ipleri neredeyse koparmıştı. Başının çaresine bakacaktı. Böylece 2017 yılında Rusya ile S-400 anlaşması gerçekleştirildi.
***
Amerika önce cılız tepkiler verdi ve Çin ile yapılan anlaşma gibi iptal edileceğini düşündü. Fakat Türkiye'nin tutumunun kesin olduğunu anlayınca tepkilerini artırdı. Uzmanların ifadesi ile S-400 ler hem kapsadığı alan hem vurduğu hedefler açısından hava savunma sistemlerinde emsalsizdi. Böyle bir sisteme sahip olan devlet çok büyük bir gücü de eline geçirmiş oluyordu. Türkiye Temmuz ayında bu sistemi topraklarında kurarak hem rakipsiz bir güç olacak hem hava hakimiyetini sağlayacak ve hem de en büyük güvenlik açığını kapatmış olacak.
Tüm bu bilgileri üst üste koyunca Amerika tepki vermekte haklı olabilir. Peki S-400 sistemlerinin F-35 le alakası nedir ki Amerika S-400 aldığımız taktirde F-35 projesinden çıkartılacağımızı söylüyor?
F-35 projesi 1997 yılında ilk olarak Amerika ile İngiltere tarafından başlatılan daha sonra 1999 yılında Türkiye'nin de katıldığı bir projedir. Hem Amerikan hem de dünya tarihinin en büyük bütçeli silah projesidir. Bu güne kadar yapılan ve bundan sonra yapılacak olan harcamanın toplamı 1 trilyon dolardır. Proje hedefi hayalet uçak üretmektir. Fakat bu uçak için bu kadar korkunç bir para harcanmasına rağmen geliştirme süreci bir türlü tamamlanamamıştır.
***
Öyle ki zaman zaman Amerika Genel Kurmay yetkilileri F-35 lerden istedikleri verimi alamadıklarını ve projenin durdurulacağını dahi söylediler. Fakat Amerikan silah şirketleri bunu göze alamadı. O zaman madem ki projeyi iptal edemiyorlardı çok büyük reklam kampanyaları ile müşteri bulmalıydılar. 2017 yılına kadar binlerce sipariş alınmış yüzlerce F35 in teslimatı da yapılmıştı.
16 Ekim 2017 tarihinde ise beklenmedik bir şey oldu. İsrail'e ait bir F35, Suriye hava sahasına girdiği anda Suriye'ye ait S-300 sistemi uçağa kilitlendi ve vurdu. İsrail F-35 i o saldırıda Suriye'de düşmedi ve zorlukla da olsa İsrail'e geri döndü. Fakat o uçak bir daha kullanılamadı. İsrail ise F-35 in kuş sürüsü yüzünden hasar gördüğünü söylese de buna kimse inanmadı. Suriye'nin elindeki S-300 ler S-400 lere göre daha geri bir teknoloji olmasına rağmen nasıl oluyordu da hayalet uçak denen F-35 leri vurabiliyordu?
***
Devletler ürettikleri silah sistemlerinin tüm özelliklerini açıklamazlar. Amaç düşman devletlerin bu silahların karşıtını çıkartmasını engellemektir. Amerika F-35 leri pazarlarken, radara yakalanmayan uçak olarak, Rusya ise S-400 leri pazarlarken, tüm hava hedeflerini yakalayıp yok edebilecek füze sistemleri olarak tanıtmıştı.
Bu gün dünyada F-35 kullanan hiç bir ülkede S-400 füze sistemi yoktur. S-400 kullanan ülkelerin hiç birinde de F-35 savaş uçağı yoktur. Türkiye'nin işte bu noktada tek olması söz konusudur. Türkiye S-400 füze sistemlerini temmuz ayında kuracak, F-35 lerin de kasım ayında gelmesi bekleniyor. Şimdi bu iki sistemin Türkiye'de olduğunu bir hayal edin bakalım.
Türkiye F-35 uçaklarını S-400 sistemine karşı deneyip bu füze sistemini daha iyi tanıyacak ve S-400 sistemini F-35 uçaklarına karşı kullanıp, bu savaş uçaklarının açıklarını görebilecek. Bu durum dünyada tek olacak. Türkiye her iki sistemin de açıklarını test edip öğrenebilecek, buna bizim kadar iştahlı diğer bir ülke ise Rusya'dır. İşte Amerika'nın esas endişesi buradadır.
***
Evet sevgili okurlar, Türkiye 17 senede ne yaptı ki diyenlere, ama hala saman ithal ediyoruz diyen ideoloji bezirganlarına, iyi de patates, soğan diyen lafazanlara bakmayın siz, ülkemiz açısından gururlanılacak bir tablodur bu. Şimdi anladınız mı niçin bir yandan PKK'nın bir yandan Fetö'nün saldırdığını, 15 Temmuzda ülkeye çökmeye kalktıklarını?
Tabii ki, Türkiye'nin geldiği bu durum sadece Amerika'yı rahatsız etmiyor. Onların da CIA si var Mossad'ı var, ülkemizin içinde altıncı kol faaliyeti yürüten adamları var. Onlar Amerika'dan İsrail'den İngiltere'den fazla bağırırlar. Siz onların çıkardığı gürültüye kulak asmayın.
Haftaya birlikte olmak dileğiyle sağlık ve mutluluklar diliyorum.

Haberici -->

    Yorumlar

HAVA DURUMU
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
NAMAZ VAKİTLERİ
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
banner41
SPOR TOTO SÜPER LİG
Tür seçiniz:
ARŞİV