banner87
27 Mayıs 2018 Pazar

MİLLİ İLACIMIZI ÜRETMELİYİZ

Kanser İmmünoterapisi Derneği’nden Doç. Dr. Burçak Karaca, açıklama yaptı

12 Nisan 2018 Perşembe 20:29
Bu haber 618 kez okundu
MİLLİ İLACIMIZI ÜRETMELİYİZ

Kanser İmmünoterapisi Derneği’nden Doç. Dr. Burçak Karaca, “Türkiye’de de Avrupa ve ABD’de olduğu gibi kanser tiplerine özel, hem tedavi eden hem de araştırma yapan Mükemmeliyet Merkezleri kurulmalı ve mutlaka kendi milli ilacımızı geliştirerek üretmeliyiz” dedi.

ABD’den Katar ve İtalya’ya, Belçika ile Slovenya’dan Türkiye’ye kadar dünyanın pek çok ülkesinden doktor ve kanser araştırmacısı; 5-8 Nisan tarihleri arasında Kapadokya Nevşehir’de düzenlenen Primo 2018 Türkiye İmmünoterapi Kongresi’nde bir araya geldi.

Türkiye’de ilk kez düzenlenen kongrenin ev sahibi Kanser İmmünoterapisi Derneği’nden Doç. Dr. Burçak Karaca, Primo 2018 Türkiye’nin Türk bilim ve onkoloji dünyası için çok önemli uluslararası işbirliği olduğunun altını çizdi.

Dr. Karaca, “Türkiye’de de Avrupa ve ABD’de olduğu gibi kanser tiplerine özel, hem tedavi eden hem de araştırma yapan Mükemmeliyet Merkezleri kurulmalı ve mutlaka kendi milli ilacımızı geliştirerek üretmeliyiz” dedi.

Primo 2018 Türkiye’nin Türk bilim ve onkoloji dünyası için uluslararası işbirliğinin önemli bir meyvesi olarak karşımıza çıktığına dikkat çeken Kanser İmmünoterapisi Derneği’nden Doç. Dr. Burçak Karaca, “İmmüno-onkoloji kavramı ile beraber kanser tedavisinde hastalık evresi ne olursa olsun kişiye tam şifa sağlama kavramı gündeme geldi. Bu, kanser için çok önemli devrimsel bir süreç. Çünkü bizde temel olan kanserin evresidir. Eğer erken evre ise bizim genellikle işimiz kolaydır. Ancak bizim gibi gelişmekte olan görece yoksul ülkelerde, erken evrede yakalanabilecek bazı kanserler sıklıkla erken evrede yakalanmaz, genellikle ileri evrede yakalanır. İleri evrede yakalandığında bizim temelde şimdiye kadar yaptığımız şey, hastanın yaşamını mümkün olduğunca kaliteli şekilde uzatmaktı. Ancak immüno-onkoloji ile artık bambaşka bir kavram girdi. İleri evrede bile olsa hastaya tam şifa sağlayabilecek bağışıklık sistemini hedef alan bir grup tedavi aracılığıyla; bizim bütün kanser tedavisine bakışımız değişti, yeniden şekillendi. Bu tedavi şu anda melanom, akciğer, mesane, böbrek hücreli karsinom, üçlü negatif meme kanseri, hodgkin lenfoma, beyin tümörü ve lösemilerin bazı tiplerinde son derece iyi çalışıyor” diye konuştu.

Doç. Dr. Burçak Karaca, Türkiye’de de Avrupa ve ABD’de olduğu gibi kanser tiplerine özel, hem tedavi eden hem de klinik-laboratuvar araştırmaları yapan Mükemmeliyet Merkezleri kurulması gerektiğinin altını çizen ve bu sayede kanserde başarı şansının birdenbire çok yukarıya çıkacağını belirtti. Doç. Dr. Karaca, “Kanser tedavisinde kullanılan ilaçlar çok pahalı. Yurtdışında geliştirilen ilaçları alıyoruz ne yazık ki ve onları kullanıyoruz. Eğer bu ilaçlarda dışa bağımlı yaşarsak bir süre sonra ekonomimizin bunu çevirmesi mümkün değil. Mutlaka kendi milli ilacımızı geliştirmek ve üreterek kendi kendimizi idame ettirmek durumundayız. Teorik bilgi anlamında eksikliğimiz yok, fiziki altyapımız ve yeterli kaynağımız var. Tek eksiğimiz yeterince liyakatli insanı biraraya getirip çalıştıramamak ve ilaç geliştirme sürecindeki interdisipliner blokları finansal olarak birbirlerine bağlayamamak” dedi.

 

 

HABER MERKEZİ

    Yorumlar

HAVA DURUMU
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
NAMAZ VAKİTLERİ
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
banner41
SPOR TOTO SÜPER LİG
Tür seçiniz:
SENDE YAZ
Ziyaretçi Defteri
Ziyaretçi Defteri

Siz de yazmak istemez misiniz?

Ziyaretçi Defteri
ARŞİV