banner87
27 Mayıs 2018 Pazar

UZUN CÜMLELER KURAMIYORSANIZ DİKKAT

Göğüs Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Nuri Tutar, astım hakkında bilgi verdi

03 Mayıs 2018 Perşembe 07:01
Bu haber 255 kez okundu
UZUN CÜMLELER KURAMIYORSANIZ DİKKAT
Bazen sadece öksürükle bile kendini gösterebilen astım tedavisi mümkün bir hastalık. Göğüs Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Nuri Tutar, uzun cümleler kurulduğunda, sıcak havadan soğuk havaya geçildiğinde, arka arkaya derin nefes alındığında kendini gösteren öksürüğün astımın habercisi olduğunu söylüyor.

Astımın sıklığı yüzde 2-17 arasında değişmekle birlikte, bu orandan çok daha fazla görüldüğü tahmin ediliyor. Sıklıkla hastalarda nefes darlığı, hırıltı ve öksürük oluşturan geri döndürülebilir bir hava yolu darlığı ile kendini gösteriyor. Ancak astım için altı çizilmesi gereken nokta, tedavisi mümkün bir hastalık olması. Çünkü bu hastalıktaki havayolu darlığı erken teşhis edildiğinde tedavi ile düzeltilebiliyor. Doç. Dr. Nuri Tutar, astımda bazen tek semptomun öksürük olabileceğini belirtiyor. Ancak bu durumda da tanı koymak zorlaşabiliyor.

Normal sağlıklı bir kişi nefes alıp verdiğini hissetmiyor. Ancak, nefes darlığı çeken bir kişi nefes alıp verdiğini hissediyor ve bunu doğal bir seyir içinde gerçekleştirmekte zorlanıyor. Astımın ikinci en önemli belirtisi ise nefes verirken kedi mırıltısı şeklinde ses çıkması. Bu durum akut bronşitte de görülüyor. Ancak iki haftadan uzun sürmesi, sık tekrarlaması halinde astımı akla getiriyor.

TEK BELİRTİ ÖKSÜRÜKSE TANI GECİKEBİLİYOR

Astım için konuşulması gereken en önemli semptomun öksürük olduğunu söyleyen Doç. Dr. Nuri Tutar, şu bilgileri veriyor: “Astımda bazen tek semptom öksürük olabiliyor. Genelde üç haftayı geçen öksürük aralıklarla devam ediyor. Yani mevsimsel döngü gösterebiliyor veya belli alerjen maruziyetleri sonrasına oluşabiliyor. Tek semptomun öksürük olduğu hastalar ise uzun süre tanı alamadıkları için farklı tedavilerle zaman kaybedebiliyor. Burada dikkat edilmesi gereken nokta, öksürüğün balgamsız kuru vasıfta olması, bazen arka arkaya gelerek hastada krizlere neden olabilmesi. Uzun cümleler kurulduğunda, sıcak havadan soğuk havaya geçildiğinde, arka arkaya derin nefes alındığında kendini gösteren öksürük astımın habercisi oluyor.

ALERJENLER ASTIM ATAKLARINI ARTIRABİLİYOR

Astımda alerjen maruziyeti de çok önem taşıyor. Özellikle çayır, çimen, ev tozu akarları, polen, kedi köpek alerjisi semptomların artmasına neden oluyor. Bununla beraber bir çok astım hastasında parfüm kokusu, sigara dumanı ve toza maruziyet de şikayetleri artırabiliyor, hatta bazen alevlenmelere sebep olabiliyor. Bu nedenle hastanın duyarlı olduğu ajanlardan mutlaka uzak durması önem taşıyor.

ASTIM VE ALERJİK RİNİT ARASINDA YAKIN İLİŞKİ VAR

Ayrıca kişilerde aile öyküsü bulunmasının da riski önemli oranda artırdığını söyleyen Doç. Dr. Nuri Tutar, “Anne-babadan birinde veya amca, dayı, hala, teyze gibi akrabalarda astım olması bize yol gösteriyor. Bununla beraber alerjik riniti olan hastaların yüzde 20-40'ında astım olduğu, astımı olan hastalarında yüzde 60-80'inde alerjik rinit olduğu biliniyor. Dolayısıyla hastalar bu yönden de değerlendiriliyor” diyor. Astım tanısıhasta öyküsüyle birlikte solunum fonksiyon testiyle konuyor. Özellikle solunum fonksiyon testinde ilaç verildikten sonra daha iyi bir sonuç çıkması astım tanısını büyük oranda destekliyor.

YANLIŞ BİLGİLER TEDAVİYE ENGEL OLUYOR

Astım hastalarının her şeyden önce sigara içiyorsa bırakılması, semptom oluşturan alerjenlerden uzak durması gerekiyor. Bununla birlikte astımın temel tedavisini inhaler steroidler oluşturuyor. Böylelikle hastalarının çoğunda hastalık kontrol altına alınabildiğini hatırlatan Göğüs Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Nuri Tutar, ancak ne yazık ki yanlış bilgiler nedeniyle hastaların ilaç kullanmaktan kaçındıklarını, bunun da tedaviyi olumsuz etkilediğine dikkat çekiyor. “İnhaler streoidler direk akciğere ulaştığı ve çok az bir kısmı sistemik dolaşıma katıldığı için yan etkileri de azdır. Bu nedenle de ilacın kullanılmaması doğru değildir. Dikkat edilmesi gereken bir diğer nokta ise, ilaç kullanıldıktan sonra mutlaka su ile gargara yapılmasıdır. Bu basit önlemin sıklıkla unutulması sonucu oluşan ağız içi yaralar neticesinde hasta ilacına devam edemediği için hastalığın kontrol altına alınmasına engel oluyor” diye konuşuyor.

HABER MERKEZİ

    Yorumlar

HAVA DURUMU
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
NAMAZ VAKİTLERİ
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
banner41
SPOR TOTO SÜPER LİG
Tür seçiniz:
SENDE YAZ
Ziyaretçi Defteri
Ziyaretçi Defteri

Siz de yazmak istemez misiniz?

Ziyaretçi Defteri
ARŞİV