banner153
banner156
31 Mayıs 2020 Pazar

SALGIN DENİLİNCE İBN-İ SİNA

08 Nisan 2020, 08:43
Bu makale 1022 kez okundu
SALGIN DENİLİNCE İBN-İ SİNA
ŞABAN GÜNER
        İnsanlık tarihi, veba, çiçek, kolera, cüzam, verem benzeri salgınlarla doludur. Her bir salgında yüz binlerce insan ölmüştür. Her salgında büyük acılar yaşanmıştır. Tıp ve bilim insanları, her salgında zor sınavlar vermiştir.
         Bin yıl evvel yaşanan veba salgını dünyayı İbn-i Sina gibi bir âlimle tanıştırmıştır. Vebayı yenerek adını tarihe altın harflerle yazdırmıştır.
         İbn-i Sina ya bu illet yenilir mi diye sorarlar. İbn-i Sina “ elbette yenilir ama önce insanları bu korkudan kurtarmak gerekir, veba müzik ve eğlenceden kaçar. İrade eksikliğinden başka şifasız hastalık yoktur.” der. Arkasından temiz bezler, dezenfektan için küpler dolusu sirke ister. Çarşı, Pazar, işyeri, cami toplu yaşanan her yeri kapattırır. Hatta paraları sirke ile yıkattırır. Anlayacağınız karantina ilan eder. Hasta bakanların, burunlarını, sirkeli pamukla tıkayıp, ağızlarında pelin otu çiğnemelerini ister.
         Kısaca, karantina, temizlik, moral ve başarmaya inanılmasını istiyor. Bin yıl sonra aynı noktadayız. Aldığımız mesafenin küçümsenmesi yerine batılıların AVİCENNA dedikleri İbn-i Sina ya sahip çıkıp hakkını vermemiz gerekir.
         Onun, El Kanun isimli tıp kitabı batıda İncil den sonra en çok okunan kitaptır. İtalyan gravürlerinde İbn-i Sina ortada başında kral tacı, solunda Hipokrat, sağında Galenos yer alacak şekilde resmedilmiştir. İbn-i Sina için âlimlerin şeyhi (EŞ ŞEYHÜL REİS) derler. (kaderin cilvesine bak ki doktorlar Hipokrat Yemini ederler!)
        İbn-i Sina yalnız tıp alanında değil başta felsefe bütün ilim dallarında eserler vermiştir. Kitabu’ş Şifa 11 cilttir ve tüm ilimleri kapsar. Felsefe, Aristo ile başlar. İbn-i Sina ile kemale erer derler. (Felsefe günah diyenlerin dikkatine!) İbn-i Sina aynı zamanda büyük bir İslam bilginidir.
      Tam burada şunu anlatmadan geçmeyeceğim. Atatürk bir akşam yanındakilere, “ATATÜRK” soyadını alacağını söyler. Yanındakiler, milletimiz ve tüm dünya sizi “Gazi Mustafa Kemal” olarak biliyor diye itiraz ederler. Mustafa Kemal şu ibretlik cevabı verir;
      -En tanınmış Türkler, yabancı isimler taşıyorlar. İbn-i Sina gibi,El-birüni gibi..bu isimler karşısında onların Türk olduklarını kanıtlamamız gerekiyor. Bunun için uğraşıyoruz. Ben buna son vereceğim ve kendi adımla başlıyorum. Kaynak Mithat Cemal Kuntay
       Yine aynı Atatürk, 1937 yılında İbn-i Sina sempozyumu düzenletir. Türk Tarih Kurumunun ilk bastırdığı eser, bu sempozyumun bildirileridir. O tarihten sonra İranlılar da İbn-i Sina aşkı yeşerir. Onun Farisi olduğunu ilan ederler. 200 eser veren Afşana/Buhara doğumlu Türk âlim, taşıdığı isminden dolayı bide bile tam olarak tanınmaz.   ATATÜRK olmak,20. YY dâhisi olmak budur! Kolayına Atatürk olunmuyor.
        COVİT-19 ile mücadele eden, başta Bilim Kurulu üyelerimiz olmak üzere tüm ilim adamlarımızı ne olur unutmayalım.   Bu gün alkışladığımız sağlık çalışanlarını her daim alkışlayalım. Onlara gerekli değeri verelim.
       Bu musibetle birlikte fen bilimlerinin ne kadar önemli olduğunu bir kez daha gördük. Teknoloji ile yeniden barıştık. Bilim yeniden baş tacı oldu. Kaderin, gayrete tabi ve âşık olduğunu bir kez daha hatırladık.
       Ayrıca yerli ve milli üretimin, hem sanayide, hem tarımdaki vazgeçilmezliği ile bir kez daha yüzleştik. Ak akçenin kara günler için gerekli olduğunun, sadece atasözü olarak lafta kalmaması gerektiğini de yeniden öğrendik.
       Temizliğin de dinin olduğu kadar sağlığında temeli olduğunu sanırım bir kez daha gördük. Keşke tüm bunlar ve benzeri hadise ve hatırlatmaları hiç unutmasak.
     
 
   
     

Haberici -->

    Yorumlar

HAVA DURUMU
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
NAMAZ VAKİTLERİ
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
banner41
SPOR TOTO SÜPER LİG
Tür seçiniz:
ARŞİV