banner153
20 Eylül 2020 Pazar

ŞEKER BAYRAMI MI?

23 Mayıs 2020, 03:39
Bu makale 883 kez okundu
ŞEKER BAYRAMI MI?
KADİR DAYIOĞLU
Bugün arife, yarın bayram… Ramazan ve bayram bu yıl “Korona”ya denk geldi… Şöyle, ağız tadıyla Ramazan’ı idrak edemedik, Bayramı ağız tadı ile kutlayamayacağız… Neyse, nasip değilmiş. Allah, senesine güle güle, ağız tadı ile yetiştirsin…
 
Çok şükür bu yıl; “Şeker Bayramı mı yoksa Ramazan Bayramı mı?” kavgası yapılmadı. Biliyorsunuz; Tayyip Bey, “Şeker Bayramı!” diyenleri müthiş azarlıyordu… Bunun adı, “Şeker değil, ramazan Bayramı!” diyerek, meydanları inletiyordu.
 
İşte bu yıl, “fırça!” yemediğimiz için, “çok şükür!”, dedim. Zira, ben, “Şeker Bayramı” diyenler cümlesindenim… Ama “Ramazan Bayramı” da doğru mu? Ne olduğunu şimdi vereceğim.
***
Şeker ya da Ramazan Bayramı denilen şey, Osmanlı dönemindeki "Iyd-ı Fıtır"ın, günümüzde ki kullanılışıymış. Iyd, bayram demek. Fıtır ise fıtır sadakası ya da fitreŞükür sadakası olarak da biliniyor.
***
Ramazan sözcüğü Arapça olmasına rağmen, Bayramın, bununla anılmaması, mânidar… Mesela “faiz” ile “riba” gibi… Faiz de Arapça ama “riba” yerine, ne Kur’an’da ve ne de hadislerin orijinal metninde… Hep, “riba” kullanılır.
 
Neden acaba?
 
İlim hassasiyeti olanlar, tercüme ve tefsilerde “riba” yazarlar… Bazıları da “riba”dan sonra parantez içerisinde (faiz) verir. Faiz; feyiz, bolluk, bereket demek… Feyezan da aynı kökten. Riba ise, “katlanarak” anlamı yüklüyor eyleme… Neyse, bu konuyu uzmanlarına bırakalım…  
***
Gerçi, bizim “Diyanet” sayesinde, epeydir gitmem camiye ve haliyle bayram namazlarına… O nedenle; şimdi ne deniyor bilemem!.. Biliyorsunuz eskiden; müezzinler,   iftitah tekbiri öncesi, “niyet edin fitre bayram namazına, uyun hazır olan imam efendiye”, diyerek bir hatırlatma yapardı. “Ramazan Bayramına!”, demezlerdi.
***
Bir anlatıma göre; "şükür" kelimesi zamanla "şeker"e dönüşmüş. Bir diğer anlatıma göre bu söyleyiş; Bayram’da hurma ve şekerleme yeme geleneğine dayanırmış. Öyle ya, bir ay “şeker” dengesi bozulan insanlar, elbette “şekerleme” yiyecek. Yoksa tatlının, çikolatanın, baklavanın vs. kutsallığından falan değil.
***
Ayrıca; “Şeker bayramı” demenin dinen sakıncası ne? Öyle ya, denince ne olur ki sanki? Ümmeti Muhammed, dinden imandan mı çıkar?
***
Yani demem o ki, “Şeker Bayramı” diyenler günah falan mı işlemiş oluyor? İnşallah, “günah-ı kebâir” falan değildir. Durum böyleyse, yandık hem de nasıl. Sittin sene cehennem ateşinden kurtulamayız.
***
Ebe ecdat “Şeker Bayramı” diye biliriz. Öyle ya, bizim buralarda, belki de sadece “Türk örfünde” Ramazan sonunda kutlanan üç güne “Şeker Bayramı” denir. Ben şahsen, örfe uyar ve “Şeker Bayramı” demeyi yeğlerim, Ramazan Bayramı deme yerine.
***
Ha. “Ramazan Bayramı” diyenlerin de başımın, gözümün üstünde yeri var. Söz örften açılınca bir iki kelam edeceğim.
***
Mesela Kayseri’de (Merkezde) “Nevruz kutlaması” diye bir şey bilinmezdi. Baktılar, Kürt vatandaşlarımız  buna sahip çıktı; “Bizim bayramımız!” dedi, Ankara da durumdan vazife çıkartıp, yaygınlaştırdı. Oysa, bizim için önemli olan, “Bahar Bayramı” da denilen, 6 Mayıs’ta kutlanan “Hıdrellez” idi. Halen de öyle… Bu sözcük de Hızır ve İlyas peygamberlerden gelirmiş.
***
Mesela, Yine Kayseri’de, “Kandil” bilinirdi ama “kandil simidi” bilinmezdi. “Kandil mübareği” de… Biz, Kandil simidini, 1960’ların başında, İstanbul’a okumaya gidince gördük. Aşureyi bilirdik ama yaygın kullanılmazdı. Hele hele “ikram” falan edilmezdi. Unutmayın bu şehir “makarr-ı ulema” olarak bilinir!..
***
Mesela, birkaç yıldır; “Buyur hacı abi, hoş geldin hacı abi, bir şey mi istedin hacı abi!” sözleri yaygınlaştı. Oysa, Kayseri jargonunda böyle bir şeye rastlayamazdınız. Açıkça söyleyeyim, sizi bilmem ama ben, bu sözlerden fena “tilt” oluyorum…
***
Mesela, yine son yılarda sık yapılmaya başlayan “Cuma Mübareği” de pek bilinmezdi Kayseri’de… Ha, yapılsa kötü mü olur? Elbette güzel olur. Bir itirazım olamaz. Ama biraz “yapmacık” geliyor bana.
 
Önceden hazırlanmış mesajları, mübarek günlerde göndermek hoş bir şey değil. Hele hele bazıları var ki, kime gönderdiğinden haberi yok; büyük mü küçük mü? Farkında değil… Bakınız, bir “küçüğün”, bir “büyüğe”, telefon dururken mesaj gönderilenleri çok ayıp, büyük edepsizlik.
 
Yüklemiş, sağa-sola gönderiyor, çoğunun haberi bile yok. Yine o nedenle; kutlamak isteyen telefon açsın yoksa SMS falan göndermesin, benden küçükler… Çok ayıp oluyor!..
***
Hele hele arkadaşların birbirlerine mesaj göndermeleri çok ayıp, telefon dururken… Telefon açsanız; arkadaşınızın, bir büyüğünüzün hatırını sorsanız, kötü mü olur?
***
Allah, ağız tadı ve huzur versin… Sağlıklı ömür versin… İçinde bize de… Ağzınız Şeker gibi tatlı; arifeniz de, Şeker Bayramınız da, Ramazan Bayramınız da kutlu olsun… Hepimizin, “hüsn-ü hatimesi” için… 

Haberici -->

    Yorumlar

HAVA DURUMU
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
NAMAZ VAKİTLERİ
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
banner41
SPOR TOTO SÜPER LİG
Tür seçiniz:
ARŞİV