banner153
09 Aralık 2019 Pazartesi

SİYASET DIŞI…

18 Temmuz 2019, 09:47
Bu makale 274 kez okundu
SİYASET DIŞI…
KADİR DAYIOĞLU
Onu yazsan alınıyorlar; bunu yazsan alınıyorlar… Ona dokunsan alınıyorlar, buna dokunsan alınıyorlar. İnternet sitelerinde, yayınlarında yanlış ya da güncel olmayan bilgi veriyorlar, uyarıyorsun, teşekkür edeceklerine alınıyorlar… Birliğimizi, dirliğimizi, beraberliğimizi “bozmayalım, arkadaşlar!” diyorlar...
 
İyisi mi sizlere bugün, suya sabuna dokunmayan, zaman zaman sağdan soldan “aldıklarımdan” bir demet sunayım... İnşallah bunlara alınmazlar…
* * *
Cahit Sıtkı’nın 35 Yaş şiirinden bir bölüm;
 
Gökyüzünün başka rengi de varmış!
Geç fark ettim taşın sert olduğunu.
Su insanı boğar, ateş yakarmış!
Her doğan günün bir dert olduğunu,
İnsan bu yaşa gelince anlarmış.
* * *
 Cahit Sıtkı'ya kulak vermeye devam edelim:
 
Ne doğan güne hükmüm geçer,
Ne halden anlayan bulunur;
Ah aklımdan ölümüm geçer;
Sonra bu kuş, bu bahçe, bu nur.
Ve gönül Tanrısına der ki:
Pervam yok verdiğin elemden
Her mihnet kabulüm, yeter ki
Gün eksilmesin penceremden!
 
Biliyorsunuz, bu güfteyi Münir Nuerettin Selçuk, mahur makamında besteledi.
* * *
1909 İstanbul’unda en büyük suç ‘irtica’, en büyük suçlu ise ‘mürteci’... Kabul böyle. Öyle ki, o yıllarda evlâdını kaybeden Şair Eşref, def-i gam için şu ikiliyi düşmüş:

Dolanıp durma derûnumda ey gâm,
Yoksa seni mürteci diye ihbar ederim.
 
Şimdi ise değişen bir şey yok. Muhbirler, bir ara yakın geçmişte “komünist” diye ihbar ederlerdi bi günah, masum insanları. Günümüzde ise, “FETÖ”cü… Yani, “Batı yakasında değişen bir şey yok!”
* * *
Ziya Paşa'nın ünlü ikililerinden biri:

İdrak-ı meali bu küçük akla gerekmez;
Zira bu terazi o kadar sıkleti çekmez.
* * *
Tarih boyunca da ülke yönetimleri, yani “politika” hakkında, neler ve neler söylenmemiştir ki... Tabi, aşağıdakilerin günümüzle ilgisi yoktur. Umarım alınmazlar…
 
İşte birkaç örnek; muhtemelen Çetin Altan’dan aşırdım: Bundan 2400 yıl önce yaşamış olan ünlü tiyatro yazarı ve mizahçısı Aristofanes: “Politikacılar mı, onlar maymunlarıdır, halkın.”
* * *
Anatole France da, 1894’te şöyle yazmış: “Her türlü yetenekten o kadar da yoksun değilim, politikayla uğraşmak için.”
* * *
300 yıl önce yaşamış olan Alexander Pope’dan da bir cümle: “Siyasal bir parti, birkaç kişinin çıkarı için; çoğunluğun aklını yemesidir.”
* * *
Karşıdaki, demirden örümcek ağlarının tepelerindeki kalaslar üstünde çalışan işçiler, pek farkında olmasalar da; “politika”nın bir tanımlaması da şöyle: “Halka hizmet vaadiyle iktidara gelip, halkı kendine hizmet ettirme uğraşıdır.”
* * *
Madem kısmet mahurdan açıldı, devam edelim:
 
Zâhirî hâle bakıp etme dahîl bir ferdi
Çekilir çile değil çille-i germ ü serdi
Kendi hâlince olur her kişinin bir derdi
Tükenir mi feleğin sille-i nerm ü serdi
Mihneti kendine zevk etmedir âlemde hüner
Gam ü şâdî-i felek böyle gelir böyle gider
Güfte, Mehmet Sâdi Bey’e; Beste, Hacı Arif Bey’e ait. Görünen hale bakıp hiç kimseyi dışlama. Acı ve tatlı çileler, çekilir çile değildir. Herkesin kendi halince bir derdi vardır. Feleğin yumuşak ve sert silleleri tükenmez. Dünyada hüner, eziyeti zevk haline getirebilmektir. Feleğin sevinci ve üzüntüsü böyle gelir, böyle gider.
***
Bir açıklama:
 
Mihneti kendine zevk etmedir âlemde hüner
Gam ü şâdî-i felek böyle gelür böyle gider
Dizeleri (Müseddes’inde, altılı, altıgen), Enderunlu Vasıf gibi farklı şairler tarafından da kullanılmıştır. Fuzuli’ye atfedenler de var. O nedenle kaynağı vermek durumunda kaldım.
Biliyorsunuz; Sâdi Bey ünlü bir “güfte yazarı”. Koro şefi, bağlama ustası, müzikolog Sadi Yaver Ataman’ın dedesi olur.

Haberici -->

    Yorumlar

HAVA DURUMU
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
NAMAZ VAKİTLERİ
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
banner41
SPOR TOTO SÜPER LİG
Tür seçiniz:
ARŞİV