banner153
01 Aralık 2020 Salı

TAYYİP BEY KAYSERİ’DEYDİ…

26 Ekim 2020, 07:29
Bu makale 487 kez okundu
TAYYİP BEY KAYSERİ’DEYDİ…
KADİR DAYIOĞLU
Tayyip Bey, geçtiğimiz Cumartesi Kayseri’deydi… Partisinin il kongresine katıldı… Her ne kadar, İl Başkanı Şaban Çopuroğlu geçmişte; “ben aday değilim. Genel Başkanımızın takdiri!” türünden beyanatlar vermiş olsa da, bu siyaset jargonunda; “istemem ama yan cebime koy!” anlamına geliyordu… Sonuçta tek liste ile seçime gidildi ve seçildi…
 
Pandemi’den olsa gerek, Sayın Erdoğan’ın yaptığı “en cılız” toplantı da diyebiliriz… Saat tuttum, 35 dakika 24 saniye tuttu… Tezahürat cılızdı… Türbine gelen, muhtemelen gençlik teşkilatı mensubu, bir avuç partilinin yine cılız tezahüratı dışında pek bir şey yoktu…
 
Mesela, konuşmanın bir yerinde, Çopuroğlu alkışlamak istedi, şöyle bir etrafına baktı, “çıt!” yoktu; o da vazgeçti… Hele hele, sahada, mesafe kuralına göre oturan parti büyüklerinin ve sanırım delegelerin, pek alkışına rastlamadım… Hatta bazıları, kafalarını öne eğmiş, telefon ile ilgileniyorlardı…
 
Demem o ki, Saygıdeğer Cumhurbaşkanımızın hiç de alıştığı türden bir toplantı olmadı, Kayseri’de… Oysa Kayseri, partinin kalesiydi, yer yerinden oynamalıydı… Sanırım, ister istemez bu “cansızlık!” konuşma üslubuna da yansıdı… Merak eden varsa, medyaya düşen, konuşma bandını seyredebilir…
 
Alışageldiğimiz konuşmalardan bir konuşmaydı. Çok kısa olduğu için birkaç kez banttan da dinledim… İçeriğine gelince, 35 dakika 24 saniye süren konuşmanın ilk 4-5 dakikası teşekkür, selam, kelam ve övgülerle geçti… Takip eden 10-15 dakika dış politikaya ayrılmıştı… Azerbaycan, Suriye, Libya, Makron ve Avrupa ile ilgiliydi…
 
Makron’un tedavi görmesi gereken bir hasta olduğunu, laiklik ve özgürlüğün Avrupa’da lafta kaldığını; bunların faşist olduğunu falan söyledi… Avrupa’nın nasıl “Türk ve İslam” düşmanı olduğuna vurgu yaptı. Batılı için; “Türk” denince “Müslüman”’ın; “Müslüman” denince “Türk”ün anlaşılması gerektiğini ifade etti… İslam, ümmet ve Türk yüklü, hamaset dolu bir konuşma yaptı…
 
Son 4-5 dakika; birlik, dirlik, beraberlik üzerineydi. Tabii, bunun adresi de, açıkça olmasa bile, “Deva” ve “Gelecek” partileriydi; hassaten Abdullah Gül
 
10 dakika kadar Kayseri’ye ayırdı… Yapılacaklardan çok 18 yılda yapılanları anlattı… “Kayseri yatırımlardan yeterince pay almadı!” diyenlerin; “gözüne, dizine durur!” diyerek yapılanları bir bir saydı… Ama yapılan havaalanı ihalesinden hiç söz etmedi. Otoyol’a; Yamula pompaj ve tünel sulamasına hiç değinmedi. “Dört gölet yapıldı!”, dedi ama Kıranardı göleti bittiği günden beri, su tutmuyor…
 
Hasılı kelam; 18 yılda Kayseri’ye 30 milyar liralık “yatırım” yapılmış. Bu, “yatırım” mı yoksa, “harcamalar toplamı” mı? Şayet “yatırım” ise, yılına 1,6 milyar lira düşer… Tabii, bunlar yine sadece “genel bütçeden” yapılan yatırımlar mı? Belediyelerce yapılan yatırımlar var mı? İzaha muhtaç…
 
Şahsen ben, “Merkezi Hükümetçe, RUTİN dışında bir şey yapılmadı!” tezimi sürekli ileri sürdüm. Sürekli; Özhaseki’nin, tartışmaya açık, “kendi taşımızla kendi kuşumuzu vurduğumuz!” yatırımlardan söz ettim. Bundan örnekler verdim…
 
Mesela, 100 trilyon 500 milyara satılan, 1950’lerde metrekaresi “bir liraya” alınan, 70 dönüme yakın,  Atatürk stadı arazisinden ve bu para ile yapılanlardan söz ettim… Ayrıca; “yüzük kaşı” gibi arsanın, “ucuza” gittiğini de belirttim…
 
Rahmetli Kadir Has’ın, belediye için,  desteği ile yapılanlardan; yine hemşerilerimizin katkısıyla yapılan huzurevinden vs… bahsettim… Geçmişte kazanılan TEK, Köy Hizmetleri, Şeker ve Orman arazileri üzerine yapılan tesislerden… Mesela, 40 trilyona yakın bir para ile satılan, eski Şehir terminalinden… Yine mesela; raylı sistemi, Erciyes Projesini Büyükşehir, kendi imkanları ile yaptı; saydıklarımın arasında bunlar vardı… Yamula barajının temeli, daha önce atılmıştı. Örnekleri çoğaltabiliriz…
 
Tüm bunlardan dolayı; “kendi taşımızla kendi kuşumuzu vurma!” işine, Özhaseki; “Kayseri modeli!” dedi… Ricali devlet de bunu, her fırsatta, “örnek gösterdi!” Hatırlar mısınız? Maliye Bakanı Kemal Unakıtan, ağlayıp-sızlayan, para isteyen illere; “Ağlayıp durmayın; gidin de Kayseri’yi örnek alın!”, derdi… Ama aynı Unakıtan’ın Kayseri için; “ödediğiniz vergi kadar konuşun!” dediği de belleklerde…
***
Hâlâ aynı görüşümü paylaşıyorum… “Kendi taşımızla kendi kuşumuzu vurduğumuz” yatırımlar dışında, “Merkezi Hükümet” kaynaklarından (Bütçe), RUTİN hizmetler dışında hiçbir şey yapılmadı… Bu benim tezimdir, istenilen yerde tartışırım…
***
Sayın Erdoğan yapılanlardan sağlık tesislerinden, okullardan, tabletten, akıllı tahtadan, üçüncü üniversiteden, yollardan baraj ve göletlerden vs. söz etti… Umarım bağışlanırız; bunlar zaten kamunun yapması gereken RUTİN işler, cümlesinden…
***
Mesela; örnek verecek olursak, neredeyse, “sıfır kilometre” diyebileceğimiz “nitelikli karayolu” ağının 62 bin kilometreye yakını, kendilerinden önceki 80 yılda yapıldı… Bugün ise, 65 bin kilometre falan oldu (31.12.2019)… Bu dönemde daha da nitelik kazandığı, tünel, otoyol ve duble yol ilave edildiği muhakkak… Unutmayın; yine o dönemlerde, çeşitli nitelikte 300 bin kilometrenin üzerinde köy yolu yapılmıştı.
 
Ha bunu devlet, mecburen yapacaktı… Zira; “vergi” topluyordu vatandaştan… Elbette Kayseri bundan pay alacaktı. Bunun; “göze, dize durmakla!” ilgisi yoktu. Mesela Kayseri’de kendi dönemlerinde yapılan yol istatistiklerini verdi, Tayyip Bey... Tabii, o rakamları hangi kurum ya da kişi verdi? Bilemiyorum. Ama Karayolları Genel Müdürlüğü sitesinde verilenlerle sapmalar var… İstenirse, detaya girerim.
 
Karayolları sitesinde verilen rakamlara (01.01.2020) baktığımızda, Kayseri’de, Devlet ve İl yollarının (1,080 km) yüzde 63’ü stabilize asfalt; “asfalt betonu” ise yüzde 37… Bu rakamları ülke geneli ile karşılaştırdığımızda ortalama değerlere yakın. Yani, Kayseri’ye, karayolu bağlamında, (RUTİN) dışı yapılan bir şey yok. Dediğim de bu…  
***
Gelelim, bir türlü gelmeyen “hızlı trene”Tayyip Bey, projesinin bittiğini; “inşallah, en kısa zamanda yatırım programına alınacağını!” söyledi. Tabii, bir cümle “inşallah!” ile başlıyorsa, ucu açıktır… Mesela, 2021 Yatırım Programı’nda var mı? Sanırım yok!.. Kaldı mı 2022’ye… Anlaşılan, Veli Altınkaya dostumuzun hayali, bir başka bahara kaldı…
 
Dedim ya, size yılarca önce; bir kere 2023’ten önce “hızlı treni” unutun… Ondan sonrası, “Allah kerim!” Bizim görevimiz, “düz ayna tutmak!”. Taktir, Kayseri’nin muhterem ahalisinin…

Haberici -->

    Yorumlar

HAVA DURUMU
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
NAMAZ VAKİTLERİ
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
banner41
SPOR TOTO SÜPER LİG
Tür seçiniz:
ARŞİV