banner87
18 Eylül 2019 Çarşamba

TEHCİR VE UNUTULAN AYDINLAR-II

02 Temmuz 2019, 09:39
Bu makale 288 kez okundu
TEHCİR VE UNUTULAN AYDINLAR-II
KADİR ÖZDAMARLAR
İnsanların kaderi gibi, devletlerin de kaderi vardır! Acı, tatlı onu yaşarlar. İkbal dönemleri de vardır, yokluk dönemleri de. Fakat yaşarlar. 624 yıl tarihte yerini alan Osmanlı devleti üç kıtada hüküm sürerken 1911- 1923 yılları arasındaki on yıl süren savaşta, dokuz cephede beş milyon insanını (şehit, kayıp, hastalık, esir…) kaybetmişti. Ayrıca koca imparatorluk yerini; Duyûn u Umumiye borçlarını, Kürtçülük ve Ermeni meselesini Türkiye Cumhuriyeti’ne bırakarak gitmişti.
Şüphesiz bunların her biri çok önemli birer meseledir. Hele 1914’de vuku bulan Tehcir meselesi. Yüz yıllardır beraber yaşanılan çok yerde ortak kültür oluşturulan ve millet-i sadıka diye adlandırılan Ermeniler; 1.Dünya Savaşı ve 30 milyonun üzerinde insanın ölümüne sebep olmuş olaylarda yabancı devletlerin kışkırtmasıyla devletine karşı isyan etmişlerdi. Halbuki bu sırada devlet kademesinde ne kadar Ermeni aydını görevliydi. Sonunda Ermeni Devleti hayali başlayıp da isyan başlayınca ve Türk ordusu arkadan vurulunca sürgün kararı çıkmıştı. Bu kararın metni o zamanlar Türk ordusunda önemli bir mevkide olan Alman General Liman Von Sanders hazırlamış ve başbakan Talat Paşa’nın eline vermişti!
Elbette her devlet de bekası için gerekli tedbirleri alır. İşte Ermeniler için acıklı günler bu isyanla başlar ve kurunun yanında yaşın yanması kaçınılmaz olur. Osmanlı devleti de gerekli tedbiri alarak Ermeniler İmparatorluk içinde değişik yerlere mecburi olarak göç ettirilir! Dün huzur içinde sosyal hayatta, ticaret hayatında ve siyasal hayatında huzurla yaşayan Ermeniler için acı kader gelir ve hala kapanmayan ıstırap dolu günler başlar. Bu günlere gelir ki yara hala kapanmamakta, mesele çözüme kavuşturulamıyor. !
Amma!
Olayın siyasi boyutu zaten Türkiye ile meselesi olan başat Fransa, İngiltere, ABD, uzun süre Rusya çeşitli vesilelerle kaşınmaktadır. Ancak yıllardır aynı topraklarda birlikte yaşanan bir de müşterek hayat vardır. Bu konuyu nasıl değerlendireceğiz? Tehcir meselesinin bu konuda nasıl bir yara açtığını geçen yazımızda belirtmiştik. Develi / Everek aynı zamanda Ermenilerin yoğun olduğu bir yerdir. Kendi yaşadığım mahallemizin yarıya yakını Ermeni idi. Artin Ağa, terzi Ornik, Ohannes ustalar, demirci Hampar Usta, iki araz kız kardeşler, Altun Dudu… Şimdi neredeler? Sanki hiç yaşamamışlar gibi.
Mahallemizde Ruhban Okulu olarak açılan okul, cumhuriyet sonrası Ermeni öğrenci bulunamayınca, yanındaki Hristiyan Türklerin okulu ile beraber “İlk Okul” olarak görev almış ve Ermeni öğrencilerle birlikte aynı sıralarda öğrenim görmüştük. Peki, benim aynı zamanda mahallemin adamı olan Süren, Haçik adlı kardeşler neredeler?
Yortu bayramlarında bizlere kete ve soğan kabuğu ile kızartılmış kaynamış yumurtaları bizlere sunan o güzellikleri anmayalım mı? Huşu içerisinde İncil okuyan o Anoş Hanım’ı anmayacak mıyız? Ramazan ayı geldiği zaman hiçbir şey yemeyen, oruca saygı duyan bu komşularımızı anmayacakmıyız?
Gazanfer İbar’ın Hristiyan Türklerin kültür hayatını anlatan “Anadolulu Hemşehrilerimiz, 2010”, yine aynı konuyu işleyen“Gerçi Rum İsek de, Rumca Bilmez Türkçe Söyleriz,2012” adlı eserlerde Karamanî Türklerde denilen vatandaşlarımız ile yayınlandığında epey gürültü koparan Yüzbaşı Sarkis Torosyan’ın Çanakkale’den Filistin Cephesine, 2012ile Nazar Büyüm’ün Everek hatıraları ibretli hayat hikayeleri ile doludur.
Göçürülen Develi / Everekli Ermenilerimizin Çomaklı, Karacaören, Gömedi ve Develi / Everek hakkındaki yazıları Develi kültür hayatı için çok önemli hatıralar zinciridir.
O huzurlu günlerin en güzel belgeleri Türk âşıklık geleneği içerisinde yetişen ve kendilerine aşuğ adı verilen çoğu keman eşliğinde koşma,deyiş,hikaye,bilmece, ve destanlarını söyleyenler vardır.Son zamanlarda yapılan araştırmalarda sadece Kayseri’de 44 aşuğ’un adı ve tam veya yarım şiirleri tespit edilmiştir.14.Yüzyıldan 19.yüzyıla yaklaşık altı yüz yıllık bir dönem yayılmış olan Ermeni harfli Türkçe yazmalar bu aşuğların şiirleriyle doludur.Bu yazmalar ayrıca savaşlar,sevdalar,tabii afetler,yangınlar ve günlük hayata dair konular da ele alınmıştır.Yazma veya basma eser olarak neşredilen bu metinler arasında Köroğlu, Dedekorkut Oğuznameleri, Nasreddin Hoca Fıkraları,sözlükler,şarkı mecmuaları,gazeteler,cönkler vb. Bunlar dünü bugünlere taşıyan belgelerdir.Münadi-i Erciyas, Şepor (Borazan), Nor Seront (Yeni Nesil) Kayseri’de Ermeni harfli Türkçe yayınlanan gazetelerdir.Bu arada Türk gazeteciliğinin öncülerinden Kayseri’li Mihran Efendi’nin hizmetlerini de unutmayalım.
Peki… Türk musikisine hizmetleri dokunan Bimen Şen, Tatyos Efendi, İsak, Yorgo Bacanosvd. Develi eğlence hayatında Cılar Usta ve Ohsan Dudu’nun eğlence dünyamızdaki hizmetleri himmetle anılır. Ayrıca Kenan Pars, Turgut Özatay, NubarTerziyan, Ahmet Kostarika vd. sinema oyuncularını nasıl unutabiliriz?
Devamı edecek.

Haberici -->

    Yorumlar

HAVA DURUMU
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
NAMAZ VAKİTLERİ
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
banner41
SPOR TOTO SÜPER LİG
Tür seçiniz:
ARŞİV