banner153
01 Aralık 2020 Salı

“TEK PARTİ”

31 Ekim 2020, 08:20
Bu makale 809 kez okundu
“TEK PARTİ”
KADİR DAYIOĞLU
1920-1950 arası döneme “Tek Parti” dönemi denir, ilmi siyasette… Her ne kadar bu süreçte, kısa süreli olsa, iki parti kurulmuş olsa da bu “yafta”, “CEHAPE”nin boynunda durur… Kıyamete kadar da duracak gibi.
***
Bu dönem dünyasında demokrasi, bireysel hak ve özgürlükler, kamil manada egemendi ama biz ise bir türlü nasibimizi alamamıştık, ne yazık ki!..
***
Yani, çağın değerleri yansımamıştı, ülkemize ve yönetenlere… “Sultan Hamid” yani “Ulu Hakan”, “Cennet Mekan”, “Gök Sultan” dönemini mumla aratmışlardı…
***
“Tıkır-tıkır” işleyen, sanayisi ile, ticareti ile, eğitimi ile, sağlığı ile dört dörtlük bir miras kalmıştı, “Tek Parti” dönemine…
***
Mabetler, eski eserler, şehirler, köyler pırıl pırıldı… “İç ve dış borç”; “İç ve dış düşman” nedir bilmezdik… Ümmet, kardeşçesine ve özgür bir arada yaşardı. “Sıfır sorunlu” komşulara sahiptik.
***
İşte böyle bir mirasın kıymetini bilemedi “tek parti” dönemi… Bilemedikleri gibi; İstiklal Harbi yaptılar; İstiklal Mahkemelerini kurdular; hilafet ve saltanatı kaldırdılar; “kulluktan” “vatandaşlığa” geçti insanlar; eğitimde birlik ilkesi geldi. Harf Devrimi” yapıldı, bu nedenle “bir gecede cahil kaldık”, nesiller, dedelerinin mesela Seyit Burahanettin Mezarlığı’nda ki, mezar taşları okuyamaz oldular.
***
Laiklik hayatımızın bir parçası haline geldi, laik eğitim hayata geçti; kadın-erkek eşitliği söz konusu oldu; Medeni Kanun kabul edildi; ezan Türkçe okutuldu; yeni alfabe ile Kur’an tefsir ve meali yapıldı, hadis külliyatı yayınlandı. Tabii, camiler ahıra çevrildi, yakıldı-yıkıldı, arsaları satıldı. Ahali ibadet edecek yer bulamaz oldu.
***
“Büyük Din mazlumları” da “Sahte Kahramanlar” da bu dönemde çıktı… Batı bizi, “maymun yakalar” gibi yakaladı; “Lozan hezimetini” zorla imzalattılar; “kavanozu dışından yalayarak reçel tadı aldığımızı” sandık. Yine bu nedenlerle; “Ahbes” ve “Deccal” kavramları, girdi, hayatımıza. Öyle ya, “Tek adamı” başka türlü anlatabilmek mümkün değildi.
***
Tabii, en büyük hatayı da; “Ne mutlu Türk’üm!” demekle yaptılar; “10. Yıl Nutku”n’da; “Türklüğün unutulmuş medeni vasfından…” söz ettiler.  Haliyle; birlik, dirlik içerisinde yaşayan “ümmeti!” böldüler. Bir bilseniz, daha neler yapmadılar, neler!..
***
İstibdadın, zulmün, diktanın ve “3Y”nin yani “Yoksulluğun, Yolsuzluğun, Yasakların” ne olduğunu görmek isteyenler “Tek Parti” dönemine bakacak…
***
Herkesi susturmuşlardı… İşte bu nedenledir ki; o dönem yani “1920-1950” arası “Tek parti”, “Tek parti diktası” olarak nitelendirilir, siyasal düzlemde…
***
Şevket Süreyya’nın ifadesi ile “Tek Adam” ve “İkinci Adam” yönetimi idi bu dönem… Neler çekmişti bu ahali, neler. Bir bilseniz!.. “Karne” ile ekmek verilirdi. Çöp artıklarından “yiyecek” toplayan binlerce kişi vardı bu ülkede..
***
Sayın Recep Tayyip Erdoğan da bu dönemi, zaman dile getirir, hatırlatır ahaliye, haklı olarak… Yine, bu 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı mesajının bir bölümünde, Atatürk’ün de içinde bulunduğu “tek parti” dönemini “tek parti diktası” olarak niteledi.
 
“Türkiye, demokrasi ve kalkınma mücadelesini, tek parti diktasından darbelere, vesayetin tasallutundan terörle mücadeleye kadar birçok engeli aşarak sürdürmüş bir ülkedir” ifadelerini kullandı (28.10.2020).
***
Dedik; Tayyip Bey, yerden göğe kadar haklı, “tek parti” dönemi için, söylediklerinde… Ben de imzamı atıyorum… Öyle ya o dönemde; Çağının gereği demokrasi, bireysel hak ve özgürlükleri içselleştirememişlerdi… Ahaliyi, inim inim inletmişlerdi.
 
Çok şükür, bu kâbustan, 1950’de kurtulduk, Adım adım. bugüne; bireysel hak ve özgürlüklerin, demokrasinin kamil manada işlediği, “ileri demokrasiye!” geldik.
 
Ne mutlu bize!..

Haberici -->

    Yorumlar

HAVA DURUMU
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
NAMAZ VAKİTLERİ
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
banner41
SPOR TOTO SÜPER LİG
Tür seçiniz:
ARŞİV
banner157