banner87
banner148
18 Kasım 2018 Pazar

TÜRKİYE EKONOMİSİNİN DÜNYADAKİ YERİ

13 Haziran 2018, 03:39
Bu makale 323 kez okundu
TÜRKİYE EKONOMİSİNİN DÜNYADAKİ YERİ
KADİR DAYIOĞLU
Ülkelerin birçok gösterge açısından dünyadaki yeri ölçülüyor ve açıklanıyor. Bu göstergelerin bir bölümü GSYH, borçluluk, yatırımlar, dışticaret gibi maddi değerlere bir bölümü yargı bağımsızlığı, eğitim kalitesi, basın özgürlüğü gibi kısmen madden ölçülebilen kısmen de algılara dayalı anketlerle varılan sonuçlara dayanıyor.
 
Bu yazıdaTürkiye’nin dünya ekonomisindeki payı, GSYH büyüklüğü, kişi başına Satın Alma Gücü Paritesine (SAGP) gelir açısından dünyadaki yerini ve 2000 yılından 2017 yılına bu değerlerdeki değişimi ortaya koymaya çalışacağım. Tabii, farklı kaynaklar farklı sonuçlar verebilir ama bunların üç aşağı beş yukarı aynı mertebelerde rakamlar olduğunu unutmayalım.
 
SAGP’ye göre 2000 yılında en yüksek GSYH’ye sahip olan ABD 2017’de birinciliği Çin’e kaptırmış görünüyor. Japonya üçüncü sırayı Hindistan’a bırakarak dördüncü sıraya gerilemiş, Fransa, İtalya ve İspanya oldukça geriye düşmüşler.
 
Yine SAGP’ye göre ABD 20,6 trilyon dolardan 15,3 trilyon dolara düşmüş; Çin ise 7,4 trilyon dolardan 18,3 trilyon dolara çıkmış. Türkiye’de ise 1,4 trilyon dolardan 1,7 trilyon dolara bir yükseliş var.
 
En büyük çıkışı Endonezya gerçekleştirmiş ve 6 sıra birden yükselerek 7'nci sıraya oturmuş. 3 basamak yükselerek 13'üncü sıraya gelen Türkiye, Endonezya’nın ardından en hızlı çıkışı yakalayan ülke konumunda bulunuyor.
 
Peki, Gayrı Safi Yurtiçi Hasıla’ya (GSYH) göre durum ne?
 
İlk 20 ekonominin 19’u GSYH’sini 2000’den 2017’ye kadar artırmış sadece Japonya’nın GSYH’si bu 18 yılda gerilemiş görünüyor. Bu görünüm, Japonya’nın son 25 yılda nasıl bir durgunluk yaşadığını ortaya koyuyor.
 
1940’ların sonunda bugünkü Çin kadar hızlı bir büyüme trendi yakalayarak dünyanın en büyük ikinci ekonomisi konumuna gelen Japonya, 1990’ların başında girdiği krizden halen çıkabilmiş değil. O nedenle Çin’in 1980’lerin başında başlayan hızlı büyümesinin de Japonya’nın bu durumuna benzeyip benzemeyeceği çok tartışılan bir konu durumunda bulunuyor.
 
Türkiye cari fiyatlarla, 2017’de,GSYH sıralamasında, 851 milyar dolarla 17’nci sırada yer alıyor. Yine cari fiyatlarla 2000 yılında 273 milyar dolarmış. 2000ve 2017’de yeri değişmemiş durumda. Bu 18 yıllık geçmişe bakıldığında 2023’de “ilk 10” ekonomi arasına girmenin artık hayal bile olması mümkün görünmüyor.
***
Ayrıca; hesaplama tarzının birkaç değiş kez değişmesine rağmen acaba “sabit fiyatlarla”GSYH artışımız ne oldu acaba? Yani söylendiği gibi üç katı mı, acaba? Olması gereken sabit fiyatlarla baktığımızda bu sürede büyümemiz yüzde 300 olmayıp, yüzde 80civarında olduğunu önemli iktisatçılar söylüyor. Milli gelir hesapları “miktar/hacım” olarak yapılır ve geçmişte bir yıl baz alınarak yeni dönem hesaplanırmış.
***
2000’den 2017’ye GSYH’si en hızlı artan ekonomi Çin. Onu Endonezya, Rusya ve Hindistan izliyor. Türkiye GSYH artışında 20 büyük ekonomi arasında 8’inci sırada yer bulabiliyor. Türkiye’nin daha iyi bir sırada yer bulamamasının nedenlerinden birisi de kuşkusuz son yıllarda TL’nin Dolara karşı çok hızlı bir değer kaybı yaşamış olması.
***
2017 verilerine göre Türkiye, karşılaştırmaya alınan 190 ülke arasında kişi başına düşen gelir sıralamasında 64’üncü sırada yer alıyor. Yine cari fiyatlarla, yüzde 2,51 artışla, 2002’de 4219 dolar olan kişi başına gelirimiz, 2017 sonunda 10597 dolara çıkmış. Sabit fiyatlarla 7000 dolar civarında olduğunu söyleyebiliriz.
 
Ayrıca; son üç-beş yıl 10 bin dolar civarında gezip duruyoruz. Bir de toplam nüfusumuza, dört milyona yakın mülteciyi hesaba kattığımızda kişi başına gelirimizin daha da aşağı çekileceği muhakkak… Unutmayın onlara harcanan para bizim GSYH’mızdan ödeniyor.
***
2000’den 2017’ye kadar kişi başına düşen geliri en fazla artıran ekonomi Romanya olmuş. Onu Ekvator Ginesi, Litvanya, Letonya ve Maldivler izliyor. Kişi başına düşen geliri artırma konusunda Türkiye ilk 20 ekonomi arasında 14’üncü sırada yer bulabiliyor.
***
Bu tablo, orta gelir tuzağıyla ilgili de bir fikir veriyor. Bizimle birlikte tabloda yer alan birçok ekonomi, Türkiye’nin aksine, orta gelir tuzağından yani 10–12 bin Dolarlık kişi başına gelir düzeyinden çıkma yolunda önemli gelişme kaydetmiş görünüyor
***
Sonuç:
Türkiye, 2000’den 2017’ye kadar geçen 18 yıllık sürede, 2,850 trilyon dolar kaynak kullanmasına rağmen ve iktidarın bütün iddiasına karşın SAGP itibariyle bakıldığında sağlamış göründüğü ilerlemeyi “cari fiyatlarla” bakıldığında yakalayamamış görünüyor.
 
2000 yılında dünyanın en büyük 17’nci ekonomisi konumundayken 2017’de aynı yerde bulunuyor. Kişi başına gelir açısından rakipleri 20 bin Dolar düzeyine ilerlerken Türkiye, 10 bin Dolar düzeyinde yani orta gelir tuzağında sıkışıp kalmış görünüyor.
 
Batı – Doğu eksenlerinin tam ortasında yer alan Türkiye’nin eksen kaymasını doğru kullanması halinde bu değişimden yararlanabilme imkânı var. Türkiye’nin batının kalite standartlarıyla doğunun yaratıcılığını birleştirecek yapısal reformları yapabilmesi halinde bu değişimden önemli yararlar sağlayabileceği kanısındayım.
 
Kaynak: Mahfi Eğilmez’in aynı başlık altındaki yazısı. (Kendime Yazılar)

Haberici -->

    Yorumlar

HAVA DURUMU
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
NAMAZ VAKİTLERİ
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
banner41
SPOR TOTO SÜPER LİG
Tür seçiniz:
SENDE YAZ
Ziyaretçi Defteri
Ziyaretçi Defteri

Siz de yazmak istemez misiniz?

Ziyaretçi Defteri
ARŞİV