banner37
banner87
29 Eylül 2016 Perşembe

TÜRKİYE’DE YABANCI ADLAR

14 Ağustos 2013, 10:32
Bu makale 1448 kez okundu
TÜRKİYE’DE YABANCI ADLAR
KADİR ÖZDAMARLAR
Bir ara Develi Belediyesi aldığı bir kararla dükkanların görünümüne bir güzellik ve estetik kazandırmak için levhaların yenilenmesini istemişti. Rahmetli babamın yazısı çok iyi idi. Bu vesile ile babamdan komşu dükkanın sahibi de kendi levhasının yenilenmesinde yardımcı olmasını istemişti. Levha küçük ve güzel bir yazı yazmaya müsait değildi. Bunu komşusuna belirtmesine rağmen ısrarlı davranan komşusunun levhasını yazmıştı. Ve şöyle ucube bir dükkan levhası çıkmıştı:
 Manifa
Tura ve Bakk
Al Hüseyin
Medeni

Levhanın boyası güzel ama yazı da bu! Güler misiniz, ağlar mısınız? Uzun süre bu levha Develi’de hafızalardan silinmemişti.
Sözü nereye getireceğimi tahmin ettiniz herhalde! Son zamanlarda çıkan özellikle büyük satış ve gösteri merkezlerinden başlamak üzere adlarında Türkçe adlar yerine Türkçe’ye karşı sorumluluk unutularak yabancı adlar verilmesi ve yabancı imlalarla yazılması , bunun da hızla yayılmasıdır.
Çocukluk dönemlerinde özellikle Alman sanayi ürünleri Türkiye’ye girmişti. Germania Lamba şişesi, BMN tıraş bıçağı, Arko tıraş sabunu vs.gibi. Kendi sanayisini kuramamış bir ülkenin kaçınılmaz bir kötü sonucu. Ama bu olumsuzluğa rağmen yanılmıyorsam ticaret kanunu içerisinde bir madde yabancı kelimeleri engelliyor ve Türkçe’yi koruyordu.1980 sonrası, Özal zamanında,  bu madde genişletilerek arasına sokulan bir cümle ile, Türkçe’ yi koruyan cümle yerini serbestiye çevrildi ve dükkan, iş ve halka açık yerler ile  büyük eğlence yerleri levhalarının çoğu adları yabancı kelimelerle doluverdi. İşin enteresanı yabancı sermaye Türkiye’ye girdikten sonra bu yabancı kelime ad vermeler  ivme kazandı. Bunu milli hassasiyetlerin son derece azaldığı bir  yerde, kanunla da önleri açık olduğu için normal karşılamak durumundayız. Yabancıların kendi kültürlerini yaşama ve yaşatma  gayretlerini anlarız da  Türkiye Cumhuriyeti’nin iş adamlarının  yabancı kelime hastalığını ve kimliksizliğini anlamakta zorlanıyoruz. Hele o giyim kuşam malzemelerinde yabancı resimler, yabancı adlar…
Bir ağabeyi, yeni açılan dükkanına hayırlı uğurlu olsun demeye  gitmiştim. Geniş bir mobilya mağazası.Dükkan girişinde koca bir levha ve İngilizce yazılmış yazılar.Türkçemizle Mobilya  Sergi ve Satış Salonu. Gerçekten üzülmüştüm.Hoş beş sırasında  sözü levhaya getirdiğimde söyledikleri daha da anlamlıydı:Vallahi anlamını ben de bilmiyorum. Fakat bizim sıpalar (!) bunun böyle daha iyi olacağını söylediler !  Bu ağabey tutmasan Kayseri’nin akil insanlarından….Akili böyle olursa paranın her türlü moral değerlerinin üstünde tutulduğu bir devirde diğer esnafları ve iş adamlarımızı düşünmek istemiyorum.
Görüldüğü gibi bu yabancılaşmadan Kayseri’de nasibini almaktadır.Kayzerya’yı  Doğu Roma’nın elinden alan Müslüman Türk bin yılda bu kelimeyi Kayseri haline getirerek Türkçeleştirmişti.Bir konferansa davet edilen Prof. Dr.Oktay  Sinanoğlu Kayseri’nin merkezinde “Kayseria” adlı iş merkezini görünce çıldırmış  ve yukarıdaki gerçeği haykırmıştı.By By Türkçe adlı eseri de bu şuurla ele alınmıştı.

Özellikle yabancı ad verme işleminin masumane bir iş olduğuna inanmıyorum.İstanbul spor dünyasına ve Galatasaray’a uzun yıllar hizmet veren  “Ali Sami Yen Statyumu bazı mecburiyetlerden yıkıldı.Olabilir.Yerine yapılan statyuma ise kim söyler ve kim uygular bilinmez Arena adı verildi.Peki Galatasaray’ın kurucularından olan Ali Sami Yen’in adı ne oldu.?Silindi gitti.Peki Türkçe bir ad verilmez miydi?Verilemezdi, çünkü Türkiye’de milliyetçilik bizzat başbakan tarafından” ayaklar altına alınıp,ezilmişti.”Onca eleştiriye rağmen kulaklar tıkanmıştı.
Geçen hafta gazetelere yansımıştı.İstanbul’da Küçükçekmece’de yapılan Türkiye’nin en büyük gösteri ve sanat merkezi’ne Arenamega  verilmiş.Böyle büyük bir kültür merkezine adı verilecek bir adam yetişmedi mi Müslüman Türk dünyasında? Bu ismi Küçükçekmece Belediyesi vermiş ve buranın açılışında da ilahiler söylenmiş. Belli ki imanlı bir adam (!) Eh.Yakışır...Kel baş şimşir tarak…Birileri bu kimliksizliğe dur demeliydi. Açılış’ta bulunan  başbakan da bu ismin hemen değişmesini istemiş ama değişmeyeceği besbelli.İnşallah değişir ama atı alan Üsküdar’ı çoktan boylamış .
Kayseri’de büyük bir iş merkezi açılıyor,adı:Forum.Baraj kıyısında bir lokanta ve mükemmel bir salon açılıyor,adı:Marina,bir eğlence merkezi açılıyor adını yazımda gülünç duruma düşmemek için yazmıyorum,yabancı bir kelime.
Bir şeyi daha gözledim ki bu adları veren merkezin ağırlı İstanbul !Burdan da anlıyorum ki Türkiye’nin hali ve geleceği  üzerinde oynanan “Bizans entrikaları”nın merkezi İstanbul lobileri. Peki de bu toplumun liderlerinin,yöneticilerinin ve insanlarının Allah aşkına hiç mi  sorumluluğu yok.Dört Üniversiteli bir şehiriz diye övünüyoruz da  bu konularda üniversitelerimizin sesi nerededir,acaba?.Esnaf odaları nerede?.Lacivert takımı giyip, gözde siyah gözlükle, şenliklerde arz-ı endam mı etmek!.
Bu sessizlik nereye kadar acaba?

    Yorumlar

HAVA DURUMU
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
NAMAZ VAKİTLERİ
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
banner41
SPOR TOTO SÜPER LİG
Tür seçiniz:
SENDE YAZ
Ziyaretçi Defteri
Ziyaretçi Defteri

Siz de yazmak istemez misiniz?

Ziyaretçi Defteri
ARŞİV