banner153
13 Kasım 2019 Çarşamba

TURNUSOL KAĞIDI

21 Ekim 2019, 09:26
Bu makale 2353 kez okundu
TURNUSOL KAĞIDI
KEMALETTİN TEKİNSOY
Böyle zamanlarda çevrenize daha dikkatli bakmanızı öneririm. Bazı zamanlar sadece insanların kendi vatanının mı, yoksa başka kapıların mı kulu olduğunu göstermekle kalmaz aynı zamanda ciddi bir karakter analizine de imkan sağlar. Karşınızdaki siyasinin/yazarın sözlerine de ne kadar değer vermeniz gerektiği konusunda size kılavuzluk eder.
Türk Ordusunun kuzey ve doğu Suriye'de terörist unsurları yok ederek, Amerika tarafından gözlerimiz önünde kurulma hazırlıkları sürdürülen terör devletini yok etmek için Suriye'ye harekat düzenlemesi de kimin ne olduğunu anlamak için adeta bir "turnusol kağıdı" vazifesi gördü.
Halkların Demokrasi Partisinin (HDP) eş Genel Başkanı Sezai Temelli, Pervin Buldan ile birlikte yaptığı yazılı açıklamada, “Bugün AKP-MHP hükümeti uluslararası bütün anlaşmaları ihlal ederek dünyanın gözü önünde Kuzey ve Doğu Suriye'ye yönelik işgal girişimi başlatmıştır. Rojava'da Kürt halkının kazanımları ve statüsünü hedef aldığı kadar Türkiye'de yükselen demokrasi dinamiğini de hedef alan bu saldırıyı en güçlü bir şekilde kınıyoruz” demişler.
Kendisi, 31 mart seçimlerinden önce de Kızıltepe'de yaptığı konuşmada biz Türkleri kastederek, “Bugün Türkiye’nin en bereketli toprakları burası. Buralar vaat edilmiş topraklar. Musa bütün ömrünü bu toprakları arayarak geçirdi. Geldiler bu toprakları da kuruttular” demişti.
*****
PKK terör örgütü bu ülkede 35 yıldan bu yana genç, yaşlı, kadın, çocuk demeksizin on binlerce insanın canına kıydı. Köyleri bastılar, çocukların gözleri önünde anne babalarını kurşuna dizdiler. Binlerce güvenlik görevlisini öldürdüler. Kınalı kuzulara kıydılar. Askerlere polislere pusular kurdular, geride öksüz çocuklar, çaresiz gözü yaşlı eşler, kan ağlayan anne babalar bıraktılar. Köyleri yaktılar, öğretmenleri katlettiler. Çocukları gençleri zorla veya aldatıp dağa kaçırdılar.
PKK'nın katliamları, insanlık düşmanı eylemleri saymakla bitmez;
Terör örgütünün 35 yıldır süren, evlere yüreklere ateş düşüren eylemlerinde sessizliğe gömülen terör yandaşı partinin yetkilileri şimdi kahraman Mehmetçiği karşısında görünce bir barış güvercini olup tüm yerli ve yabancı namert yandaşlarına barış türküleri söylüyorlar.
*****
HDP'nin desteği ile Ankara ve İstanbul'da belediye seçimlerini kazanan CHP'nin Genel başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun ise kendisi gibi solcu, devrimci terör örgütünün mensuplarına zarar gelmesine gönlü razı olmamış. Partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada “Hepimizin gündeminde Suriye bataklığı var. En başından Ortadoğu bataklığına girmeyelim dedik. Suriye ile dost olalım dedik. İçimiz yana yana tezkereye evet diyeceğiz. Bizim ne işimiz var Suriye'de” diyor.
İbretlik, insanları aptal yerine koyan sözler. Kendi halkı ile dost olamayan, 12 milyon Suriyeliyi ülkesinden süren, kendi halkından 1 milyon kişiyi katleden Suriye diktatörü ile dost olmamızı istiyor. Bir Allahın kulu CHP'li de çıkıp "sen neler söylüyorsun" diyemiyor.
Bu “Ortadoğu bataklığı” söylemi de CHP ye çok yakışıyor. Aynı batılılar gibi Müslümanların olduğu her yeri bataklık olarak göstermeyi çok seviyor. Kemal beyin konuya yaklaşımı Türkiye'nin hasmı olan komşu ülke liderlerininkinden farksız.
Kendi ülkesinde yaptığı darbeyle kendi halkını katleden, bütün özgür düşünen vatandaşlarını zindanlara tıkmış olan ve ülkesini İsrail'e ve dış güçlere peşkeş çeken Sisi adına Mısır dışişleri bakanlığı, "Türkiye'nin Suriye'deki saldırganlığını en sert şekilde kınıyoruz. Bu, kardeş bir Arap devletinin ulusal egemenliğine yapılmış küstahça ve kabul edilemez bir saldırıdır" demiş, üstelik bu tepkiyi Arap birliği adına koymuş.
Bahsettikleri egemen Arap devleti yedi düvel'in topraklarında at koşturduğu Suriye. Söylediklerine kendileri inanıyorlar mı acaba? Suriye'nin Araplığı sizi ilgilendiriyorduysa, nüfusunun yarıdan fazlası sekiz yıldan beri ya öldürülüp ya da tehcir edilirken neredeydiniz? Arap birliği Arap kardeşlerine sahip çıkmayı da Türkiye'den öğrense iyi olur.
*****
Babıali'nin amiral gemisi diye adlandırılan Hürriyet’te yüksek maaşla ideoloji bezirganlığı yaparken tek tek kovulup kıyıda köşede kin ve nefret söylemlerine devam eden kökten laikgillerden, Yılmaz Özdil ise; Bir Amerikan askerinin maliyetinin günlüğü 246 dolarken bir Türk askerinin günlüğünün 16 dolar olduğundan bahsederek bizim Amerika'nın paralı askeri olduğumuzu ima etmiş. Aklı ve mantığı ters yüz ederken aynı zamanda Amerika'nın ve İsrail'in taşeronluğunu yapan, PKK, PYD terör örgütlerini yok etmek için şahadeti göze alıp yola çıkmış imanlı Türk askerini itibarsızlaştırma ahlaksızlığına soyunmuş. Materyalizmin ve inançsızlığın dibini bulmuş.
*****
Uzun yıllar Hürriyet gazetesinin Genel Yayın Yönetmenliğini yapmış, Aydın Doğan döneminde patronu ile birlikte hükümetler kurup hükümetler düşürmüş Ertuğrul Özkök ise perşembe günkü köşesinde; “Fox TV haberlerinde gördüğüm bir sahne çok aklıma takıldı. Fırat’ın doğusundaki harekata giden bir tankın üzerindeki bir askere Fox TV muhabiri şunu soruyor;
-Komutanım yolculuk nereye?
Tankın içindeki Türk askeri şu cevabı veriyor;
-İslamiyet güneşinin olduğu her yere.
Bunu öylesine söylenmiş bir söz zannettim. Ama muhabir biraz sonra bir başka askere aynı soruyu sordu.
O da “İslamiyet güneşinin olduğu her yere” cevabını verdi. Tankın üzerindeki askerimizin ağzından çıkan bu cümle ne anlama geliyor? Harekata katılan askerimize, bize ve dünyaya söylenmeyen başka bir hedef mi verildi?
Diye soruyor, Ertuğrul Özkök. Yazıyı okuyunca bir yandan yazarın bu ülkenin insanlarının inançlarına olan hasmane tutumundan dolayı öfkelenirken, diğer yandan 27 mayısta, 28 şubatta Müslüman halkı aşağılamaktan zevk alan askerin bugün ki maneviyatı ile gurur duyuyor, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın bu ülkeyi hangi bataklığın içinden alıp nerelere getirdiğini düşündükçe Allaha şükrediyorsunuz.
*****
Diğer yandan koyu bir solcu olan Soner Yalçın hangi düşüncede olursa olsun milli bir ruh taşımanın ne demek olduğunu köşe yazısında göstermiş. ABD'nin ülkeleri ancak silah ve darbelerle ele geçirebildiğini, bunun dışında ekonomik yaptırımlarla hiç bir yere varamadığını, burnunun dibindeki Küba'ya, Venezüella’ya, İran’a onlarca yıl uyguladığı ambargolardan hiç bir netice alamadığını, Türk halkının sağlam durması halinde dünya devi diye gözümüzde büyüttüğümüz ABD’nin yapabileceği hiç bir şey olmadığını anlatıyor. Ve kendi mahallesindeki solcuları şu cümlelerle uyarıyor.
"Ey Kürt kardeşlerim, Ey solcu kardeşlerim; “CIA, PKK/PYD' ye niçin silah veriyor” diye hiç mi düşünmezsiniz? “CIA, PKK-PYD’ ye niçin askeri eğitim veriyor” diye hiç mi düşünmezsiniz? “Ne meraklılarmış CIA’nin paralı askeri olmaya” hiç düşünmez misiniz?"
"Kırk yıldır etnisiteyi demokratikleşme diye yutturan liboş takımının dayatması ile yetişenler, Mehmetçik’in barış harekatına karşı çıkıyor. Mehmetçik’in Suriye deki Araplara, Türklere, Kürtlere, Hristiyanlara, Yahudilere özgürlük götürdüğünü, bu ülkenin bütünlüğünü korumayı hedeflediğini göremiyor." diyor.
*****
Tam bu esnada Türk halkını adeta şoke eden açıklama ise KKTC Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı'dan geliyor. Büyük infiale neden olan sözlerinde, "Kıbrıs harekatının da, bugünkü gerçekleştirilen harekatın da adının "Barış" olması sizi yanıltmasın, her ikisinde de kan akıtılmıştı" demeye getiriyor. Bu nasıl bir açıklama, kendi içimizden böyle bir ihanet nasıl olabilir derken, anlıyoruz ki, Mustafa Akıncı da Laik Türkiye Cumhuriyetinin namlı eğitim kurumu ODTÜ'den mezunmuş.
Başta dediğimiz gibi, böyle zamanlarda çevrenize dikkatli bakın, kimin vatansever, kimin beyninin yabancı ideolojilerce esir alınmış olduğunu kolayca anlarsınız.
Haftaya birlikte olmak dileğiyle sağlık ve mutluluklar diliyorum.

Haberici -->

    Yorumlar

HAVA DURUMU
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
NAMAZ VAKİTLERİ
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
banner41
SPOR TOTO SÜPER LİG
Tür seçiniz:
ARŞİV