banner153
05 Nisan 2020 Pazar

UZUN YAYLA ANILARIM

22 Şubat 2020, 07:26
Bu makale 1041 kez okundu
UZUN YAYLA ANILARIM
M.KEMAL ATİK
UZUN YAYLANIN YETİŞTİRDİĞİ HOCAM ADEMEY HAFIZ ALİ EFENDİ (ALBAYRAK) VE ÇERKEZ ADET VE GELENEKLERİ BAĞLAMINDA UZUN YAYLA ANILARIM
Çerkesler tarih boyunca savaşlar ve sürgünler yaşamış, yurtlarını terk etmek zorunda kalmış ve yer değiştirmişlerdir. En büyük göçleri Balkanlar, Anadolu ve başta Mısır, Suriye ve Ürdün olmak üzere Arap ülkelerine olmuştur. Her ne kadar göç Kuzey Kafkasya'nın Ruslar tarafından ele geçirildiği 1860'lardan başlasa da Anadolu'daki Çerkeslerin önemli bir kısmı 1880'lerde Balkanlar‘dan zorunlu göçe tabi tutulup gelenlerdir.
İşte bu süreçte Anadolu’ya gelerek Kayseri Uzun Yayla dediğimiz geniş bir coğrafyaya yerleşen Çerkeslerin yetiştirdiği Büyük âlim Ezher ulemasından hocam merhum Ademey Hafız Ali Albayrak ile Çerkes Adet ve Gelenekleri bağlamında Methiye Örneğini, yaşadığım yıllar içindeki anılarımı bu sütunda sevgili okuyucularımla paylaşmak istedim.
“Ademey Hafız Ali Albayrak 1891 yılında Kayseri Pınarbaşı İlçesine bağlı Alamescit Köyünde doğdu. Babası: Ademey Musa’nın oğlu Nahodur. Annesi: Şenibe Zavrik’in kızı Fuje Hanımdır. Ademey Hafız Ali Albayrak beş kız ve üç erkek kardeşin en büyüğüdür. Kuran okumayı kendi köyünde öğrenmiştir. Küçük yaşta hıfzını ikmal etmiştir. Kendi bölgesinde ilim ve irfanı ile bilinen Kuruje Hacı Hami Efendi'nin derslerine devam etmiş, daha küçük yaşta Arapça sarf ve nahiv derslerini almıştır. Sonra Kayseri'de Cumhuriyet meydanındaki Sahabiye Medrese’sinde 9 yıl süreyle eğitimini tamamlayıp icazetini almıştır.
Ademey Hafız Sahabiye Medresesindeki eğitimini tamamladıktan sonra hocalarının ve ailesinin muvafakatini alarak Mısıra “el-Ezher Üniversite”sine dokuz arkadaşı ile birlikte gitmeye karar verdi. “Ezer Üniversitesi” o tarihlerde üst derecede dini eğitim veren dünyaca ünlü bir üniversiteydi. Özellikle İslam ülkelerinden pek çok talebe okumak için oraya akın ederdi. Eğitimini burada tamamlayan, buradan icazet alan öğrenciler ise hem devlet hem de toplum nezdinde büyük bir saygınlığa sahip olurdu.
İşte Hocam Ademey afız ve arkadaşları da bu amaçla “ Ezher Üniversite”sine gitmeye karar verdiler. Bu arkadaşları içerisinde Şenıbe Ali Efendi, Koşi Esat Efendi, Zcığoe Hüseyin efendi ve Zanile Süfyan Efendi sayılabilir. Bu zatlar Adamey Hafiz'den önce Türkiye’ye dönmüşlerdir. Mısır'a giderken önce Şam'ı ziyaret edip buradaki hocalarla tanışıp bilgi alışverişinde bulunmak istemişler. Mısır ve Şam’a gidişlerini bizzat Hocam Ademey Hafızdan şöyle işittim:" Bilgimizi daha çok geliştirmek için Mısıra dokuz arkadaşla birlikte gitmeye karar verdik. Önce Şam'ı ziyaret edip buradaki hocalarla tanışmak, görüşmek, bilgi alışverişinde bulunmak istedik. Şam'da verilen eğitimi yeterli bulmadık. Şam’da bulunan hocalardan eğitimimizi Şam’da tamamlamamızı ısrarla istemelerine rağmen Mısır'a gitmekten vaz geçmedik. O sırada yaşlı bir zat hiç duymadığımız bir teklifte bulundu: “İçinizde hafız olan var mı “ dedi. Tek afız da bendim. Bana “gözlerini yum” dedi. Ben de yumdum. Kendisin de yumduğunu söyledi. “Kur’an-ı Kerim’i bir kere açacağım ve sana parmağını dokun diyeceğim, sen dokunacaksın “ dedi. Ben de tamam dedim ve parmağımı dokundum. Dokunduğum ayet Yusuf Suresinin 99. Ayeti. Ayetin anlamı şudur: “Yusuf Aleyhisselam'ın kardeşleri, anne, babası Mısır'a varıp Yusuf'un huzuruna çıktıklarında, Yusuf, anne ve babasını bağrına basmış ve onlara:" Allah'ın izniyle güven içinde Mısır'a girin" demişti. Kitaba bakan adam “bırakın bu gençleri Mısır'a gitsinler, bunların yolu orayı gösteriyor dedi." Biz de Şam’dan böyle bir mutlulukla ayrılıp Mısıra gittik. “ el-Ezher Üniversites”inde hıfzımdan, Arapça ve İslami İlimlerden sınava tabi tutuldum. Başarıyla verdikten sonra Lise bölümüne kaydımı yaptırdım. Burayı da başarıyla tamamladıktan sonra Şeriat Fakültesini bitirdim. Burada Dini ilimler, (Tefsir, Kıraat, Hadis, Kelam, İslam Hukuku, Ahlak), İslam Tarihi, İktisat, Arap Dili ve Edebiyatı, Belağat, Bediiyat (estetik), Sosyoloji ve Mantık vd. derslerini dört yıl süreyle okuyup birincilikle tamamladım”.
Mısır'daki eğitim süreci çok başarılı geçen Ademey Hafız kısa sürede Fakültenin gözde öğrenciler arasında yer alır. Özellikle Türkiye’den eğitim için gelen öğrencilerin üniversiteye adapte olmalarında ve Arapça dil öğrenmelerinde katkı vermesi için görevlendirilir. Türkiye’ye dönmemesi için Üniversitede kalması ve doktora yapması için imkânlar hazırlanır. Ancak babası Naxo'nın vefat haberi kendisine bir mektupla bildirildiğinde acılar içerisinde köyüne dönmeye karar verir. Tekrar döneceğini ve fakültedeki görevini sürdüreceğini, İslami İlimlerin yanında Fen bilimleri fakültesini de bitireceği sözünü verir ama ne yazık ki dönemez. Çünkü memlekete döndüğünde Ermeni Tehcir olayları başlamıştı. Osmanlı Devleti dağılma sürecine girmişti. Ülkenin durumu iç açıcı değildi. Bu durumda tekrar Kahire’ye dönme imkânı da yoktu.
Adamey Hafiz memleketine döndükten sonra Alamescit Köyündeki camide sekiz yıla yakın görev yapmıştır. Ardından Çamurlu Köyüne geçmiş orada da beş yıl kalmıştır. Ardından Örenşehir Nahiyesi'ne gelmiş ilk evliliğini 1925 yılında 34 yaşındayken Xajların kızı Adile hanımla yapmış ve iki kız bir oğlu olmuştur. Evliliğinin on birinci yılında Adile hanımı kaybedince Yesen kulların kızı Hanife hanımla 1936 yılında evlenmiştir. İki yıl sonra Çamurlu Köyünde görev yaparken O'da hayatını kaybetmiştir. Akabinde 1941 yılında Örenşehir Köyü'nde İmamken Çamurlu Köyünden Kandur Musa'nın kızı Müfide (Kakite) hanımla evlenmiş ve bu hanımdan da iki oğlu olmuştur. Örenşehir'de üç yıl kaldıktan sonra 1944 yılında Methiye Köyü'ne, Koşi Ashad Efendi'nin ölümüyle boşalan imamlığa başlamıştır. Ömrünü tamamladığı 1976 yılı beş ocak tarihine kadar da bu görevini sürdürmüştür. Adamey Hafiz devletten ancak ömrünün son on yılında maaş alacak şekilde resmi görevli olmuştur. (Devam edecek)

Haberici -->

    Yorumlar

HAVA DURUMU
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
NAMAZ VAKİTLERİ
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
banner41
SPOR TOTO SÜPER LİG
Tür seçiniz:
ARŞİV