banner153
25 Eylül 2020 Cuma

YANDAŞ...

14 Eylül 2020, 07:23
Bu makale 1391 kez okundu
YANDAŞ...
KEMALETTİN TEKİNSOY
Köşe yazarlarının belli bir duruşları ve hayata bakış açıları vardır. Gündemi, ülkeyi ve dünyayı bu bakış açısından değerlendirir, bazen iktidara bazen de kurulu sisteme muhalefet eder, eleştiriler yöneltirler. İktidarı eleştirmek kolaydır, risksizdir. Esas olan sorunların kaynağı olan sistemi eleştirebilmektir. Sistemi eleştiremeyen köşe yazarından muhalif olmaz.
 
Bir köşe yazarı etik ve hukuki sınırlar içinde dilediğini yazıp çizebilir. Haber konusu ise daha hassastır ve haberde objektif olmak gerekir. Haberin bir namusu vardır. Haberle oynanmaz ve yönlendirilmez. Yaşananlar neyse o şekilde okuyucunun önüne konulması gerekir. Bizim ülkemizdeki sıkıntı haberlere yorum katılması, yaşanan olayların çarpıtılması, gerçeğin gizlenmesi ve halkı bilgilendirmek yerine, kitleleri yönlendirmek için haber yapılmasıdır. Bu kuralı en çok ihlal edenler ise genellikle karşısındakini sürekli olarak "yandaş" diye suçlayanlardır. Gerçek yandaşlık nedir, nasıl yapılmaktadır, ödülü nedir bir göz atmakta yarar var.
 
              *****
Bu ülkedeki en çarpıcı “Yandaşlık” örnekleri Ecevit’in DSP’sinde yaşanmıştır. Bazı gazeteciler, DSP ve Ecevit’e yakın durup, kendisi ile sıkı ilişkiler kurmuşlar, tabiatıyla haber yaparken de kurdukları bu ilişkiye uygun davranmışlardır. O’nu üzmemişler, kırmamışlar, halin icabı ne ise onu yerine getirmişlerdir. Gerektiğinde gözlerini, ihtiyaç duyulduğunda kulaklarını kapatmışlardır. Açıkçası Ecevit’i mutlu etmişlerdir. Ecevit’te 1995 ve 1999 seçimlerinde gereğini yapmış milletvekili listelerini gazetecilerle doldurmuştur.
 
Mesela gazeteci Hakan Tartan’ı önce milletvekili, ardından Çalışma Bakanı yapmıştır. Cumhuriyet gazetesinin Ankara temsilcisi Ahmet Tan önce milletvekili olmuş, ardından Turizm Bakanlığı koltuğuna oturtulmuştur. Gazeteci Erol Al’da Ecevit tarafından meclise taşınan isimlerdendir.
 
               ***** 
Bu al gülüm, ver gülüm sistemi ve gazeteci ile yandaşlık o derece ileri safhalara uzanmıştır ki, o dönem Ecevit'in en yakınlarındaki isimlerden ve 57. Hükümetin Başbakan Yardımcısı olan Hüsamettin Özkan, Meclis kulisinde gazeteci Baha Ülgen’in koluna girerek, “Bak Baha, arkadaşların milletvekili oldu, söyledim sana ‘gel bize’ diye. Milletvekilliği ise milletvekilliği, RTÜK üyeliği ise RTÜK üyeliği verirdik. Gelmedin ve gördün işte” diye adeta yandaşlığı havuç gösterme seansına dönüştürmüştür.
 
Bizim laik-seküler-sol kesimin yaşadığı en büyük çelişkilerden birisidir bu yandaşlık kavramı. Cumhuriyet gazetesinin Ankara temsilciliğinden siyasete atlamak adeta bir gelenek haline gelmiştir. Ahmet Tan’dan sonra Mustafa Balbay İzmir’den, Utku Çakırözer de Eskişehir'den CHP milletvekili yapılmıştır. Erdem Gül ise İstanbul Adalar Belediye Başkanlığına “Yandaş Gazetecilik büyük ödülü” alarak oturtulmuştur.
 
              *****
DSP’de de, CHP’de de durum farklı değildir. Hürriyet gazetesinin başyazarı ve Basın Konseyi Başkanı Oktay Ekşi, Başbakanlığı döneminde Sayın Tayyip Erdoğan ve ailesine sütunlarından açıkça küfür etmenin ödülünü, CHP’den milletvekili seçilip meclise girerek almıştır. Yine Hürriyet gazetesi Genel Yayın Müdürü Enis Berberoğlu CHP listelerinden vekillikle ödüllendirilmiştir. Listeye gazeteci Eren Erden’i de eklemek gerekir. Bir internet sitesi sahibi iken CHP’den milletvekili olan gazeteci Barış Yarkadaş da hizmetlerinin karşılığını vekil olarak almıştır.
 
Uzun yıllar Hürriyet’in Yazı İşleri Müdürü ve yazarı olarak görev yapan Tufan Türenç’in CHP’nin en yüksek karar organı olan Parti Meclisi Üyesi olarak görev yaptığını ve bugün gazeteci kimliği ile iktidara savaş açan Can Ataklı’nın mahalli seçimlerde CHP’nin Beşiktaş Belediye Başkan aday adayı olduğunu da unutmamak gerekir.(1)
 
               ***** 
Yıllar boyunca gazetecilerle “Yandaşlık” ilişkileri içine giren, kendilerine hizmet etmiş basın mensuplarına milletvekili listelerini açan ve onları bürokraside çok önemli yerlere getiren bizzat bizim laikus kesimidir.
 
Daha listelerine ulaşmak mümkün olmadığından, kurulduğundan bu yana yaklaşık yüz yıldır İş Bankasının ballı yönetim kurulu üyeliklerinden aylık 157 bin liraya varan huzur hakları ile hangi gazetecileri “yandaş” hortumu ile beslediklerini bilmiyoruz.
 
               ***** 
CHP’nin Gazeteci cenahında işleyen “Yandaş besleme” sürecinin bir benzeri de tersinden Yüksek Yargı’da süregelmiştir. Onlarca yıl boyunca “sen beni seç, ben sana hizmet edeyim” yöntemi adeta bir gelenek haline gelmiş, yüksek mahkemeler yandaşlarla doldurulmuş, bir çok yargı mensubu yaş haddinden emekli olur olmaz soluğu CHP’de almış, rozetleri bizzat CHP Genel Başkanları tarafından takılmıştır.
 
Anayasa Mahkemesi Başkanlığından emekli olur olmaz CHP’ye koşan Yekta Güngör Özden ve CHP rozeti bizzat Deniz Baykal tarafından Meclis grup toplantısında takılan Yargıtay 8. Dairesi Başkanı Naci Ünver’i zikredip yargıdaki yandaşların dökümünü başka bir yazımıza bırakalım.
 
Türkiye'deki laik-seküler kesimin en büyük sorunu, oynadıkları orta oyununu kimse anlamıyor zannetmeleridir. Sol’dan uzak duran ve destek vermeyen, değerlerine bağlı insanları “Yandaş” olarak nitelemeleri, “herkesi kör, alemi sersem sanma” ahmaklığından kaynaklanır. Senin dünya görüşüne uymuyorsa, ideolojine ve partine destek vermiyorsa, istediğin gibi davranmıyorsa “Yandaş” de ve saldır saldırabildiğin kadar. Ziya Paşa’nın dediği gibi, “Aleme verirken nizamat, her türlü teseyyüp bulunur hanelerinde”.
 
Haftaya birlikte olmak dileğiyle sağlık ve mutluluklar diliyorum.
 
1- Kara Kutu, Emin Pazarcı, Turkuvaz Haberleşme ve Yayıncılık A.Ş.- Temmuz 2020, İstanbul

Haberici -->

    Yorumlar

HAVA DURUMU
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
NAMAZ VAKİTLERİ
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
banner41
SPOR TOTO SÜPER LİG
Tür seçiniz:
ARŞİV