banner87
banner135
17 Ağustos 2018 Cuma

YANIYORUZ…

17 Mayıs 2018, 09:51
Bu makale 234 kez okundu
YANIYORUZ…
KADİR DAYIOĞLU
Filistin’de insanlar katlediliyor, İsrail tarafından… İçimiz yanıyor amma laik bırakınız dünyayı İslam Dünyası’nın yani “Ümmetin” ciğeri yanıyor mu? Mesela, bir sandık öncesi Ankara Garı’nda katledilen yüz küsur ve onlarca yaralı vatandaşımız için “ümmetin ciğeri” yanmış mıydı; ayrıca “ulusal yas” ilan edilmiş miydi? En azından ben bilmiyorum…
***
İnanın, zulme uğrayan kim olursa olsun, ciğerim yanar… Filistin de zulme uğrayanlar da öyle. Tabii, Temel Karamolloğlu’nun dediği gibi mitingden başka bir şey yapmadığımız da biliyoruz.
***
Peki, ne yapabiliriz? “Ordular ilk hedefiniz İsrail!” diyemeyeceğimize göre, asgarisinden ekonomik ve siyasi ilişkilerimizi kesebiliriz hem İsrail ve hem de ABD ile. Buyrun, yapabilirseniz yapın. Türbinlere oynamanın, sandığa göz kırpmanın bir anlamı yok. Bunu hem iktidara ve hem de muhalefete söylüyorum.
 
Yine peki, bu konuda Hükümet tarafından bir şey yapıldığına tanık mıyız? Yine en azından ben bir şey bilmiyorum. Dedim, yine ben biliyorum mitingden ve telinden başka bir şey yapmıyoruz, bundan öncekilerde olduğu gibi. Neden?
 
Mesela, İsrail ile yapılan, Mavi Marmara ile ilgili anlaşma için ne düşünülüyor? Öyle ya, Mavi Marmara’nın sonuçları ne oldu? Bir bilen var mı? Mesela, şehit olduğu söylenen Furkan Doğan’ın babası bir açıklama yapabilir. En azından kaç dolar “tazminat” aldığını da...
***
Tayyip Erdoğan, İngiltere’de düşünce kuruluşu Chatham House’da katılımcılara hitap etti. Chatham House’u ziyareti ve AKP’li isimlerin daha önce kurum hakkında yaptıkları yorumlar gündeme geldi.
 
AK Troll’lerin başını çeken Ömer Turan ve Fatih Tezcan, Kemal Kılıçdaroğlu ve Abdullah Gül’ün burayı ziyareti hakkında yaptıkları paylaşımlarda kurumu; “Osmanlı’yı yıkan, Sevr’i çizen, nifak ve fitnenin merkez üssü” olarak tanımlamışlardı.
 
Hatta Tezcan daha da ileri gitmiş; “CHP lideri, CHP’nin gerçek kurucularına gidiyor!”, suçlaması da yapmıştı.Amma lakin şimdi durum değişti, Tayyip Beyin ziyareti sonrası Turan yaptığı paylaşımda Erdoğan’ın kurumda konuşma yapmasını;“Tam şu kritik aşamada yapılan İngiltere ziyareti ve yapılan anlaşmalar çok isabetli olmuştur” şeklinde yorumladı.
 
Gül ve Kılıçdaroğlu gidince, “nifak merkezi”, Erdoğan gidince “ziyaret ve yapılan anlaşmalarda isabet var”… Sevsinler sizi.
 
Yine bu “nifak merkezini” ziyaret edenler arasında, Taner Yıldız’ın da adı geçmişti, Erdoğan’ın ziyareti öncesi. Bu da daha sonra basına sızmıştı. Ne hikmetse Yıldız, bir açıklama yapmamış, susmayı yeğlemişti. Hatta, bu ziyareti nedeniyle; “Bir seçim öncesi, yeni bir çözüm sürecinin kapıları mı aralanıyor!”, türünden yorumlar yapılmıştı.
 
Ahaliyi muhtereme, “balık hafızalı” ya da “hafızayı beşer unutma illetli olduğu için”, anımsatma ihtiyacı hissettim.
***
Şimdi gelelim bir başka yangına… “Piyasalar yanıyor!”. Dolar beş, avro altı liraya doğru tırmanıyor… Faik Öztrak’ın dediği gibi şaha kalkan sadece döviz fiyatları değil. Faiz de şaha kalktı…
 
Çok söyledik, bir kez daha söyleyelim. Aslında söylediklerimizin kaynağı da bu konuyu iyi bilenlerdi. Öyle ya, formel ekonomi tahsili yapan biri değiliz, sonuçta bir elektrik mühendisiyiz. Yani demem o ki, “perşembenin gelişi çarşambadan” belliydi. “Ekonomide yangın” pat diye önümüze düşmedi. Göstere göstere geldi…
 
Amma lakin iktidar ve onun alkışçılarından TOBB ve Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu gibiler, “göremediler!”, belki gördüler de uyarmak işlerine gelmedi aksine, “uçtuğumuz!” söylediler.
 
Dedim ki, yıllardır, gidişatın kötü olduğu ile ilgili yazdıklarımı, Mahfi Eğilmez, Ege Cansen, İbrahim Kahveci, İlhan Kesici, Faik Öztrak gibi konunun uzmanlarından almıştım. Şimdi vereceğim rakamlar ise, Eğilmez üstadımıza ait.
 
Efendim, bugünler itibarıyla ödenmesi gereken “kısa vadeli (bir yıl içinde ödenmesi gereken)” 241 milyar dolarmış. Bunun 55 milyar doları“cari açıktan” kaynaklanıyormuş. Sonuçta, öyle ya da böyle, bu parayı bulacağız.
 
Evet. Bu paraya ihtiyaç orta yerde dururken ne döviz fiyatı ve ne de faizler düşer. Öyle “emir komuta”, “okuyup üfleme”, “faiz (Kur’an ve Hadis’te riba) tüm kötülüklerin anasıdır!” türünden dinsel jargon ile bunları düşüremezsiniz.
 
Ekonominin de kendisine has yasaları var… Sonuçta, “faiz bir neden değil bir sonuçtur!” Nasıl emekçiye ücret, mal sahibine kira, müteşebbise kâr alma diyemezsen, para sahibine de “faiz” alma diyemezsiniz.
 
Ha almayan olmaz mı? Olur… Ama almadığı taktirde, kendi kaybeder (enflasyon) ama bunu kullanan ve kullandıranlar kazanır. Yani, faiz alınmadığı taktirde bankaların ve buradan para alanların sofrasına “kaymaklı kadayıf” koyarsınız. Ya da geçmişte olduğu gibi, “halka açık şirketler” adı altında tasarruf sahiplerini “soyanların” tekrar gündeme gelmesine neden olursunuz.
***
Kapımızda bekleyen bir son yangın da şu tabloda gözüküyor. 3,5 milyon Suriyelinin 300 bin çocuğu olmuş… Yani yüzde 10’luk bir doğum hızı. Ülkemizde, yıllık nüfus artış oranı ise neredeyse bunu onda biri… Bir de bunlar yavaş yavaş vatandaşlığa alınıyor. Haliyle “oy” kullanacaklar. Bunun Kayseri’de ki sayısı neymiş, biliyor musunuz? 300 kişi…Haydi hayırlısı…

esnek -->

    Yorumlar

HAVA DURUMU
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
NAMAZ VAKİTLERİ
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
banner41
SPOR TOTO SÜPER LİG
Tür seçiniz:
SENDE YAZ
Ziyaretçi Defteri
Ziyaretçi Defteri

Siz de yazmak istemez misiniz?

Ziyaretçi Defteri
ARŞİV