banner153
25 Kasım 2020 Çarşamba

YAŞASIN CUMHURİYET!.. ve MİRALAY NAZIM BEY

28 Ekim 2020, 07:10
Bu makale 437 kez okundu
YAŞASIN CUMHURİYET!.. ve MİRALAY NAZIM BEY
KADİR DAYIOĞLU
Yarın, Cumhuriyet’in 98. Yılını kutluyoruz… “Dalya!” demeye iki yıl kaldı… Laik ve demokratik Cumhuriyeti kuran, başta Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, idealist, serdengeçti kadrolara, kucak dolusu selam, sevgi ve saygı…
***
İçişleri Bakanlığı’nın genelgesine gelmeden önce sadece bir hatırlatma yapacağım; Hemşerimiz “Miralay Nazım Bey”i… İsmi kaldırılan mahalleden, Allah’tan korunan adını taşıyan, cadde ve ilkokuldan söz etmeyeceğim… Bu, bir başka yazının konusu… Sadece şunu söyleyeyim; evvelce Demiryolları arazisinde bulunan okul, şimdi, Mimarsinan Demokrasi Mahallesi/Melikgazi’ye taşınmış.
***
Bir bilgi daha vereyim: Nazım Bey, “İçerişar”’da (Camii Kebir Mah.), “Eski Postane”’nin bulunduğu (Kılnamaz İşhanı’nın oturduğu yer) evin sakinlerinden; babamın da çırağı, elektrikçi, Karayolları emeklisi merhum Mehmet Saçlı’nın dayısı olurmuş. Bunu da Eczacı Ünal Özkan söylemişti. Merhum Şaban Balcıoğlu hocamızın muhterem eşleri merhume Şerife Hanım teyzemiz de bu aileden…
***
Umarım ve temenni ederim, okul ve bulvarda bulunan Nazım Bey isimleri kaldırılmaz. Şunu unutmayın; Miralay Nazım Bey gibi bir yiğidi, bu topraklar yetiştiremedi… O nedenle, özellikle Belediye başkanlarını uyarıyorum; “Miralay Nazım Beye sahip çıkın!”
***
Ben, Başkan Büyükkılıç’ın yerinde olayım: Emir Subayı İhsan İdikut’un yazdığı; “İdeal Komutanlarımızdan 4 Üncü Fırka Kumandanı Miralay Şehit Nazım Bey” biyografisinin “tıpkı basımın” yaparım. Yaparım da, hiç olmasa vefa borcumu öderim.
***
İstiklal Harbi’nde, Kütahya savaşları esnasında, başka cepheye yardıma giderken, Yumruçal mevkiinde şehit düştü, Nazım Bey… Haberi alan, -utanmadan, “asker kaçağı!” dedikleri, Batı Cephesi Komutanı İsmet Paşa, gözleri yaşlı;
- “Bu neslin vatandan başka sevgilisi olmadı!”, diyor…
***
Evet o neslin, ne para, ne pul ve ne de toprak; “Vatandan başka sevgilisi olmadı!” Amabu nesle, saldırmaya devam ediyorlar!..
***
Nazım Bey, Romanya, Galiçya cephesinde de bulunmuş… Burada Rusça da öğrenmiş… Bu nedenle Ankara Hükümeti, Moskova’ya elçi olarak göndermek istemiş. Fakat merhum reddetmiş; “Benim yerim, cephe!”. Bunun üzerine, Ali Fuat Cebesoy atanmış…
***
Kütahya bozgunu haberi, Çankaya’ya ulaşınca, söylemeye bir türlü cesaret edemeyen habercilere Gazi’nin ilk tepkisi şu olmuş, sanki içine doğar gibi:
- “Nazım’a ne oldu?”
- “Şehit oldu, efendim!”.
***
Nazım Bey ile ilgili, Cihan Dura Hocamızın güzel bir makalesi var. Google’dan ulaşabilirsiniz (http://www.cihandura.com/tr/makale/-SEHIT-YARBAY-N…) Yaralanan komutanını, ateş hattından, çıkartan, Emir Çavuşu Eyyüb’ün gayretleri, naşını Ankara’ya götüren trenin arkasından, beyaz atının, çatlarcasına koşuşu, dayanılır bir manzara değil…  Anlatırlar, o at da kahrından ölmüş, kısa bir süre sonra…
***
Bu girişten sonra gelelim sadede: “29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nın 97’inci yıl dönümünde yurt genelinde yapılacak etkinlikler, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu tarafından 21 Ekim 2020 tarihinde 81 il valiliklerine gönderilen genelge ile kısıtlandı.
 
Genelgede, ‘Tören ve Kutlama Komitesi tarafından düzenlenerek Vali/Kaymakam tarafından onaylanan tören ve kutlama programı dışında başkaca bir kurum/kuruluş tarafından program düzenlenmesine müsaade edilmeyeceğinin bildirilmesi gerektiği değerlendirilmektedir’ ifadelerine yer verildi.” (Basından)
***
Kısaca şöyle diyormuş genelge: “Devlet kutlayacak!”  Nereden nereye? Bizim ”ecmain” hep şunu derdi: “Milli Bayramları hep devlet kutluyor. Serbest bırakın bakalım halk kutluyor mu?”
***
Nereden nereye derken, bunu demek istedim… Hiç olmasa, “eski Türkiye”’de, devlet kutlarken, halkın kutlanması, yasaklanmazdı. Şimdi ise, yine devlet kutluyor ama halka yasak… Bu yasakları yapanlara bir şey hatırlatayım: “Aman yasaklamaya devam edin!” Zira, her “yasak” sonrası Atatürk ve laik/demokratik Cumhuriyet’e sahip çıkanlar çığ gibi büyüyor…
***
Bir itirafımı tekrarlayayım: Gençliğimde ve orta yaşta yani yirmi yıl öncesine kadar “ecmain” ve “milliyetçi cephe” mahallesinde gezdim durdum… Otuz yıldır da her gün yazarım… İnanın, isterseniz, on beş yıl öncesi yazılarıma bakın; Atatürk, Mustafa Kemal, Cumhuriyet, laiklik çok çok az değindiğim konulardı…
***
Amma lakin, sağ olası AK Parti, bana ve benim gibilerin çoğuna Türklüğü, Atatürk’ü, laik Cumhuriyet değerlerini hatırlattı… O nedenle medyunu şükranım… Devam etsinler “yasaklara”
***
Bunlara şunu tavsiye edeceğim: Cumhuriyet öncesi, bırakınız Anadolu’yu, “Payitahtın” halini görmek isteyenler, 1900’lerin başında İstanbul’da “şehreminliği”/Belediye Başkanlığı yapan Dr. Cemil Topuzlu’nun anılarını okumalarını tavsiye ederim… İnanın, İstanbul, o tarihlerde, lime lime dökülüyor; bir “köyden” farksız…
***
Okusunlar da Cumhuriyet’in kazanımlarının kıymetini bilsinler… Harap ve bitap düşmüş bir İstanbul ve Anadolu miras kaldı, bize Türklüğümüz anımsatan; “vatandaş” yerine koyan Cumhuriyet’e…  
***
Tüm kalbimle; “Yaşasın laik ve demokratik Cumhuriyet!”, diyorum… 

Haberici -->

    Yorumlar

HAVA DURUMU
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
NAMAZ VAKİTLERİ
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
banner41
SPOR TOTO SÜPER LİG
Tür seçiniz:
ARŞİV