banner87
16 Temmuz 2019 Salı

ZORUNLU ASKERLİK UYGULAMASININ TARİHİ BOYUTU

25 Haziran 2019, 09:47
Bu makale 112 kez okundu
ZORUNLU ASKERLİK UYGULAMASININ TARİHİ BOYUTU
ABDULKADİR YUVALI
Zorunlu tabiri genellikle bir mecburiyeti ifade etmektedir. Engin tarihimizin hemen her döneminde zorunlu askerlik uygulamasının söz konusu olduğu bilinmektedir. Zira Türkler, insanlık tarihinde en fazla devlet kuran ve en uzun ömürlü devletin sahibi olarak bilinmektedir. 16.Yüzyılda Ebu’l Gazi Bahadır Han, Türklerin bu özelliğinin ifadesi olarak “Türk’ün gitmediği, gidip de devlet kurmadığı yer var mı? Sorusuna yine kendisi cevap vermektedir.
Türkleri ağırlıklı olarak Avrasya coğrafyası olmak üzere, insanoğlunun yaşamış olduğu her yerde hazır ve nazır olmuşlardır. Öyle ki, Amerika Kıta’sının yerli halklarından olan Kızılderililer ve Maya medeniyetinin kurucuları da hayat tarzları ve özellikle kullanmış oldukları araç-gereçler ve kullandıkları bazı sözcükleryönüyle en azından Türklerin akrabaları olduğu yönündeki görüşler giderek ağırlık kazanmaktadır. Zira bu konu üzerine fazlaca gidilecek olursa ABD’NİN, Kıt’a Amerika’sında yerli halka karşı uygulamış olduğu insanlık dışı vahşet, soykırımı gün ışığına çıkarılmış olacaktır. Bu yüzden ABD’NİN, Türklerle ilgili asılsız iddialarının altında yatan sebeplerin başında kendi atalarının uygulamış olduğu vahşeti, soykırımını kamufle etmesiyle yakından ilgilidir. Zira Türk devlet geleneği ve buna bağlı olarak binlerce yıl fiilen uygulanmış olan Evrensel Hâkimiyet Anlayışına bağlı olarak Türk tarihinin hiçbir döneminde etnik ve inanç merkezi soykırımından asla ve asla söz edilemez.
Türkler, engin tarihinin hemen her döneminde ORDU-MİLLET GELENEĞİNİ temsil etmişlerdir. Yani yaşadıkları coğrafyaya bağlı olarak geliştirmiş oldukları ATLI-GÖÇER EVLİ hayat tarzının temsilcileridirler. Söz konusu hayat tarzında Türk halkının erkeği, kadını, oğlu, kızı ve diğer temsilcilerinin her birisi beklenmedik bir tehlike karşısında birer savaşçı oldukları için Türkler, ORDU-MİLLET geleneğini bir tür hayat tarzı olarak görmüş ve uygulamışlardır. Bu yüzden söz konusu devirlerde Türk kızları da tıpkı oğullar gibi o günün şartlarında savaş usullerini bilir ve gerektiğinde fiilen uygularlardı. Ayrıca Türkler, her zaman ve zeminde topraklarına yönelik tehdit ve tehlikelere karşı duyarlı ve hazırlıklı olurlardı.
Türk askerlik sistemi denildiğinde akla gelen isimlerin başında Büyük Hun devletinin hakanı Mete HAN akla gelmektedir. Mete HAN ile başlatılmış olan Türk askerlik sistemi bir töre halinde gelişerek zaman v e zeminin şartlarına uygun olarak gelişmiş ve buna bağlı olarak da değişmiştir. Mete HAN’IN bu yöndeki uygulamaları sadece askerlik sistemiyle sınırlı kalmamıştır. Devlet yönetimiyle ilgili olarak İDARÎ, MALÎ,HUKUK, ASKERÎ VE SOSYAL konuları da içerisinealan birdevlet yönetim anlayışını hayata geçirmiştir. Mete HAN ile askerlik alanında şekillendirilmiş olan ONLU SİSTEM, Türk devlet geleneğinin çatısı mahiyetindedir. Zira bu gelenek töre halinde gelişerek ve değişerek günümüze kadar gelmiştir. Bugün TSK’DE uygulanmakta olan ONLU SİSTEM, Mete HAN dönemine kadar uzanmaktadır. Türk töresinin bir özelliği de yönetim kademesindekiler ve yönetilenler töreye uymak zorundadırlar. Zira Türk töresi, yazılı olmayan hukuk sistemi olarak bilinmektedir. Türk beyleri hakanları, hükümdarları töre mucibince uygulama yaparlar. Ancak zamana ve zemine göre törede değişiklikler yapılabildiği gibi gerekli hallerde yeni törelerde konulabilir. İşte bu özelliğinden dolayı TÜRK TÖRESİ binlerce yıldan beri mevcut olmuş ve olacaktır.
Tarihçiler, tarihî devirlerde nerede ve kim tarafından kurulmuş olursa olsun bir devletin TÜRK DEVLETİ olarak tanımlanabilmesinin olmazsa olmazı devlet yönetiminde TÜRK DEVLET GELENEĞİNİN hayata geçirilmesi yani uygulanmasıyla doğrudan ilgilidir. Bu konuyla ilgili   iki örnek vermek istiyorum. Mısır ve Suriye toprakları üzerinde kurulmuş, halkının çoğunluğu Arap, Berberi, Kıpti, Çerkes ve Türklerden oluşan MEMLÛK DEVLETİ, Türk devletler zincirinin güçlü bir halkası olup,13.yüzyıl kaynaklarında el-Devlet-i Türk yani TÜRK DEVLETİ olarak bilinmekte ve görülmektedir. İkinci örneğimize gelince Cengiz HAN’IN kurucusu olduğu MOĞOL-TÜRK İMPARATORLUĞU’NUN kurucusu olan Timuçin yani Cengiz HAN, bir Moğol kabilesine mensuptur. Ancak gerek Moğol kabilelerinin sosyal manadaki yapılanmasını ve gerekse askerlik sistemi bütünüyle TÜRK DEVLET GELENEĞİNİ temsil ekmektedir. Ayrıca devletini kurmuş olduğu coğrafya tarihî Türk Devletlerinin binlerce yıldan beri yaşadıkları yerlerdir. Başta ordusu ve diğer devlet ricali arasında Türk boy ve budunları ilk sırayı almıştır.
Türk Silahlı Kuvvetlerinde halen uygulanmakta olan ZORUNLU ASKERLİK SİSTEMİ, tarihimizdeki ORDU-MİLLET GELENEĞİNİN günümüz şartlarında hayata geçirilmiş bir örneğidir. Ayrıca daha düne kadar bölgesinin birinci derecede vurucu gücü olmanın yanında dünyanın dördüncü vurucu gücü olarak bilinmektedir.Türk silahlı kuvvetlerinin kuruluşu Mete Han ile başlatılır ve ONLU SİSTEM eksiksiz uygulanmaktadır. Emperyalist devletler, Birinci Dünya savaşının ittifak devletlerinin kaybetmesine bağlı olarak dayatmış ve maalesef imzalatmış olduğu Mondros Mütarekesi ve Sevr Antlaşmasında dayatmalarından birisi de TÜRKLERİN ZORUNLU ASKERLİK sisteminden vazgeçmeleriyle ilgilidir. Sadece dahili güvenlik için Jandarma bulunduracaklardı.
ABD güdümlü yani stratejisi başta olmak üzere hemen her konuda destek vermiş olduğu FETÖ TERÖR ÖRGÜTÜ’NÜN   hedefinde TSK olmuştur. Adı geçen örgüt,ABD’DEN almış olduğu desteklerle Türk Silahlı Kuvvetlerinin bütün birimlerine sızmış,kısa zamanda kontrolü ele geçirmiş ve 15 Temmuz darbe girişiminde halkımızın Peygamber Ocağı olarak gördüğü, bildiği bu kuruma mevcut yönetimin gafletinden de faydalanmak suretiyle KUMPAS KURMUŞTUR. Nitekim başta ERGENEKON, BALYOZ VB. örgüt suçlamalarıyla şerefli Türk subay ve askerlerini suçlu ilan etmiş ağır cezalar söz konusu olmuştur.
Siyasi iktidara gelince Fetö terör Örgüt başının Müslümanlık gösterilerine öyle aldanmış ki, siyasi iktidarın uzağı-yakını Fetö ile iç içe olmak gibi bir gaflete düşmüştür. Bu da yetmez gibi örgütü cezalandırırken, örgütün ana hedefi konumundaki TÜRK SİLAHLI KUVVETLERİNİ örgüt elemanlarından temizleme düşüncesiyle bu kurumun adeta kaynaklarını adeta ilga etmiş ve yerine bilahare başta Milli Güvenlik Üniversitesi olmak üzere yeniden yapılanmaya gidilmiştir. Şimdi gelinen noktada halen TBMM’DE görüşülmekte olan askerlikle ilgili yasada ZORUNLU ASKERLİK uygulamasından vazgeçilme gibi bir görüntü söz konusudur. Ülkemizin etrafının adeta ateş çemberine dönüştürüldüğü bir dönemde asker sayısının azaltılması,askerlik süresinin kısaltılmasına şahsen bir mana veremiyorum. Ayrıca ABD’NİN güney sınırımızda PKK-PYD örgüt mensuplarından oluşan düzenli ordu kurduğu binlerce tır dolusu lojistik destek verdiği bir dönemle karşı karşıyayız.   Ülkemiz hemen her bakımdan AB ülkeleri konumuna ulaştığında günün şartlarına göre bir düzenleme düşünülebilir. Ama bugün yapılan düzenlemenin amacı açık olarak anlatılmalı, altında yeni bir ABD oyunu olmadığı konusunda Türk milleti bilgilendirilmesinin yerinde ve doğru olacağını düşünüyorum. Saygılarımlaayuvali48@gmail.com

Haberici -->

    Yorumlar

HAVA DURUMU
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
NAMAZ VAKİTLERİ
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
banner41
SPOR TOTO SÜPER LİG
Tür seçiniz:
ARŞİV