banner167
banner182
20 Haziran 2021 Pazar

15 TEMMUZ (2)

15 Temmuz 2017, 10:58
Bu makale 1363 kez okundu
15 TEMMUZ (2)
KADİR DAYIOĞLU
Dünkü yazımın sonu şöyleydi: “Dönemin Başbakanlık Müsteşarı, sonra Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer; bir kitabında;‘MİT ve Genelkurmay’ın 2004 yılında Milli Güvenlik Kurulu’na bir sunum yaptığını, FETÖ örgütlenmesinin ordu ve devlet içindeki örgütlenmesini ortaya koyduğunu’ yazmış. Peki, Hükümet cenahı ne yapmış?”
 
Bakınız şunu yapmış: “MGK o gün hükümete, bu tehlikeye karşı bir mücadele planı hazırlama görevi verilmesini kararlaştırır. Ancak dönemin Başbakanı Tayyip Erdoğan ve Başbakanlık Müsteşarı Ömer Dinçer MGK’nın gönderdiği bu dosyayı ‘rafa kaldırma’ kararı alır. Dinçer 2015’te yazdığı kitapta aynen şunu söyler: ‘Bunun siyasi sorumluluğunu Başbakan, hukuki sorumluluğunu ben yüklendim...’”
 
Bu bilgiyi, yanılmıyorsam ODA TV de vermişti. Ben; Ertuğrul Özkök’ten aldım (Hürriyet, 8 Temmuz 2017). Tabii, çok ciddi bir konuda söylenenler, yazılanlar Dinçer’i harekete geçirmiş, Özkök’e bir mektup yazmış. Mektupta; “rafa kaldırma gerekçesini” şöyle izah etmiş:
 
“…Köşe yazınızda bahsettiğiniz konu, kitabımda gerekçeleriyle birlikte ayrıntılı olarak anlatılıyor.
Maalesef alıntı yapanlar yazılanların bir kısmını alarak kendi işlerine geldiği şekliyle kullanıyor.
 
Biz 2004 yılında MGK’nın tavsiye kararını Bakanlar Kurulu kararına dönüştürmeyerek, o ‘zamanın ruhuna’ çok uygun ve doğru olan bir işlem yaptık.
 
Hükümet ‘demokrasiyi geliştirmek’ ve ‘derinleştirmek’ istiyor ve 28 Şubatçılara karşı ‘insan hak ve özgürlükleri mücadelesi’ veriyordu. Sizce idari kararlarla dernek/vakıf kapatmak, cemaatçi diyerek kamu görevinden atmak uygun olur muydu? Bugün de olmaz, geçmişte de. (Bugün yapılan uygulamalar açık bir darbe teşebbüsü suçuyla bağlantılı.)
 
Ayrıca cemaat ile FETÖ aynı mahalleyi belirtse de içerik ve kapsamı artık farklılaşmadı mı?Değişen aslında bugün için FETÖ’nün tavrıdır ve yargılanması gereken onlar. Aksi halde geçmişte cemaatle ilgili olan hususlar suçlama mevzuu olmamalı.
 
O günlerde AK Parti’den önceki iktidarın yürürlüğe koyduğu ‘İrtica ile mücadele stratejisi ve uygulama planı’ uygulanmakta idi. O günün cemaati bugünün FETÖ’sü bu mücadele stratejisinin kapsamında zaten vardı. Ek bir karara gerek olmaksızın onlar hakkında da takip ve işlem yapılıyordu.
 
O gün alınan MGK kararı AK Parti iktidarına karşı idi. Biz de gereğini yaptık: Bu yapılan Ergenekon planlarına karşı işlemdi.
 
Demokrasi olmazsa, insanlar hak ve özgürlüklerini kullanamazsa ve hele adalet olmazsa hayatın ne anlamı kalır.
 
Özgür olmazsanız dinin anlamı kalmaz, adalet olmazsa iktidarın, haklar ve hak arama yolları olmazsa insan olmanın anlamı kalmaz.”
***
Kıt aklımla, vallahi ben şöyle anladım, cevabi yazıdan: O dönemlerde, Gülen hareketi henüz “FETÖ” olmamıştı, “cemaat”ti, bir “sivil toplum” hareketiydi. “Terör” ile ilgileri ya da böyle belirtileri yoktu. Sonradan ortaya çıktı.
 
Rapor, klasik irtica ile mücadele raporlarından bir rapordu. Kemalist devlet, statükoyu koruyabilmek için dini hareketlerin sürekli kontrol altında tutulması gerektiğine inanıyordu. Bu Raporla da gerek MİT ve gerekse de Genel Kurmay, dini cemaatlere karşı, alışılagelmiş tavrını sergiliyordu.
 
Nitekim, “irticai faaliyetler” nedeniyle ordudan atılanlar ile ilgili “YAŞ Kararlarına” şerhimiz de bu cümledendi. Amacımız, demokrasiyi yerleştirmek, sivil oluşumları güçlendirmek vs. idi. O nedenle‘raporurafa kaldırdık’!” Ömer Bey, bunları tamı tamına söylemiyor ama ben “zamanın ruhu”ndan böyle anladım. Yanılıyorsam, özür dilerim.
 
Dinçer Hocamız, yine insaflı davranıp; “İktidar olduk, geçmişten gelen FETÖ terör belasını kucağımızda bulduk. Ondan sonra, on yıl neler çektik, defedebilmek için!” falan da demiyor. Teslim aldığımızdan bir sivil toplum hareketiydi, demokrasinin olmazsa olamazıydı, diyor.
 
Peki, 2002’lerde, Dinçer’e göre,bir sivil toplum hareketi olan Gülen hareketi, sonradan nasıl terör örgütlenmesine dönüştü ve bu süreçte, “iktidarda” kim vardı?Tabii, bu itirazlar, bu izahlar, bu sıyrılmalar, 1970’lerden beri, FETÖ liderinin, devletin tüm hücrelerini ele geçirme arzu ve isteğini, örgütlenmesini bu doğrultuda yapma stratejisini ört bas edemez. Kimse, “haberimiz yoktu!”, diyemez.
 
Evet. Devlet, “Allahsız komünizme” karşı, “Altın nesil” yetiştirmeye göz yumdu. Hükümetler de bunların siyasal gücünden yararlanmak istedi. Ta ki, “Allahsız komünizm sizlere ömür olunca (1989)”, bu sefer devlet bunları yok etmek istedi (28 Şubat) ama başarılı olamadı. İşin garibi, yok edilme süreci de bir “sağ partiye”, bu sefere de “dindar nesil” yetiştirme amacında olan bir iktidara nasip oldu.
 
“Dindar neslin” hedefinin ne olduğunu bilmeme ama “Altın neslin” hedefinin, “Şeri” bir düzen olduğunu bilmemek, görmemek için aptal ya da o yolun yolcusu olmak, gerek.
 
Tabii, Abdullah ve Tayyip Beylerin geldiği “Milli Görüş” ile Gülen ilişkilerini, “2002 öncesi ve sonrası”olarak ikiye ayırmak gerekir. 2002 öncesi, “Milli Görüş” ve Büyük Doğu gibi İslami grupların, Gülen’e sıcak bakmadığını, hatta “tekfir” ettiklerini, dini sulandırdığını vs. biliyoruz.
 
Ama 2002 sonrası? Ekonomik ve siyasal çıkar birlikteliği bunları biraraya getirdi. Sarmaş dolaş, can ciğer kuzu sarması oldular. Tabii, “aynı menzile, farklı yollardan gidenler!” olduklarını belirttiler. “Menzilin” ve “yolların” ne olduğu, hiçbir zaman açıklık kazanmadı.
 
Hakkı teslim etmek gerekir: Bir avuç da olsa, Büyük Doğu müntesipleri, hiç mi hiç çizgilerini değiştirmediler, Gülen ile ilgili. “Liboş” tanmülhem  “FETÖŞ”, Fethullah Bey demeye devam ettiler. İşin bu yanını da göremezsek, yanılır, yanlış analiz yaparız.
 
Umarım ve temenni ederim, bu süreçte; başka cemaatler, başka dini gruplar devleti elegeçirme gayreti içerisinde olmazlar. Şayet devler tüm inançlara, tüm siyasi görüşlere, tüm toplumsal hareketlere karşı “nötr” olursa, bunların hiç biri başımıza gelmez.
 
“Bir musibet bin nasihatten iyidir!” derler ama idrak edilebilirse…
 

Haberici -->

    Yorumlar

banner176
HAVA DURUMU
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
NAMAZ VAKİTLERİ
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
banner41
SPOR TOTO SÜPER LİG
Tür seçiniz:
ARŞİV