banner167
banner182
18 Haziran 2021 Cuma

ADALET YÜRÜYÜŞÜ

11 Temmuz 2017, 08:03
Bu makale 1455 kez okundu
ADALET YÜRÜYÜŞÜ
KADİR DAYIOĞLU
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun, 15 Haziran’da başlayan, “Adalet” ya da Ankara-İstanbul büyük yürüyüşü, 25 gün sonra, 09 Temmuz günü, İstanbul Maltepe’de yapılan mitingle ve sonunda okunan “10 Maddelik” talepler bildirisi ile noktalandı.
 
Buna, Ana Muhalefet Partisi’nin “manifestosu” da diyebilirsiniz. Güzel hazırlanmış bu bildiriye, demokrat, özgürlüklerden yana olan herkes imza atar. Ben de atıyorum.
***
Alanı, hiçbir devlet desteği olmadan, belediye araçları ile bedava adam taşınmadan; hatta bazı hatlarda, ulaşımın aksatılmasına, öğleye doğru “bomba araması” için alanın boşaltılmasınave sıcağa rağmen, hınca hınç doldurdu insanlar… Bunu televizyonlardan izledik. Bunu gizlemeye, yok saymaya, itibarsızlaştırmaya kimse tevessül etmesin.
***
Bir rivayete göre iki milyona yakın bir izleyiciden söz ediliyor. “Bir buçuk milyon!” diyen de var. Melih Gökçek82 bin vermiş. Bana gör bunlar yani çok gösteren de, az gösterende, “kusura kalmasınlar”, biraz atıyorlar. Yanlarda toplananlarla, miting alanı dışında kalanlarla, 400-500 bin kişi dense anlaşılabilir.
 
Bir kere, 1,5-2 milyon kişinin o alana gelebilmesi, o alanı boşaltabilmesi fizikken mümkün değil. Bu insanlar, ne ile gelip-gidecek, hiç düşündünüz mü? Yirmi otuz bin kişilik bir stat ve çevresinin boşalması, birkaç saat sürer.
 
İstanbul Valiliği’ne bakarsanız, 175 bin kişi gelmiş mitinge. Alelacele neden verildi bu rakam? Kim bilir, belli ki, az gösterip itibarsızlaştırmak amacı güdülüyor… Demek ki, rakam,175 binin üzerinde.
 
Benim bildiğim bir yer. Anılan alan çayır-çimeni, sosyal donatıları, yürüyüş ve toplantı alanları ile toplam saha 120 hektar yani bir milyon 200 bin metrekare. Bunun önemli bir kısmı dolgu…
 
Miting alanını kaç metre kare olduğunu bilsem, bir değerlendirme yapabilirdim.  Önemli değil, kemiyet… Önemli olan keyfiyet… Ben, mitingin canlılığına bakarım. Az çok mitinglerin niteliğinden ne olup olmadığını anlarım.
***
İyi anımsarım… 1977 seçimleri için rahmetli Ecevit Kayseri’ye gelmiş meydanda bir konuşma yapmıştı. Miting öncesi ve mitingdeki coşkuyu görünce, rahmetli Osman Elibüyük’e; “Komutan, Ecevit malı götürdü, haberin olsun!”, demiştim. OsmanAbi de müfrit Demokrat ve Adalet Partiliydi ama siyaseti çok iyi bilir, çok iyi okurdu. O da;“Haklısın Dayı!”, demişti.
 
Mesela, yine aynı seçimlerde merhum Demirel de gelmişti Kayseri’ye… Cılız, coşkusuz bir partiliye hitap ederken, Cuma ezanı yetişmişti imdadına, bunu bahane edip, konuşmayı yarıda bırakıp, terk etmişti Kayseri’yi…  
***
“Adalet”yürüyüşün hem niteliği, yürüyüş boyunca gösterilen ilgi ve hem de mitingde,toplanan kalabalık, ister istemez iktidarı rahatsız edecek. Nitekim etti de… İktidar medyasının, “havuz medyasının” geçtikleri habere bakınca, bunu rahat görebiliyoruz.
 
Söz basından açılınca, biraz da basının tutumundan söz edelim. 25 gün süren bu yürüyüşü, mitingi başta vatandaşın parası ile faaliyetlerini yürüten TRT olmak üzere iktidar ve “havuz medyası”pek görmedi; “ana akım medya” ise, şöyle bir gördü. Merak edenler, “final öncesi”, birkaç saatlik zaman diliminde ki yayınlara, haber bültenlerine bakabilirler. İşin ilginci, “Milli Gazete” de görmedi, mitingi…
 
Kafadan atmıyorum, elimde kumanda oradan biliyorum. Biz de “yürüyüşü”, HALK TV’den izleme imkanı bulabildik. Onlar da, imkanları nispetinde verdiler, 25 günlük yürüyüşü ve mitingi. Şehirde olsaydık, “kablo tv” izlediğimizden, hiçbir bilgimiz olmayacaktı, “Adalet yürüyüşü” ile ilgili. Çünkü, HALK TV, “kablo tv” de yok. Neden? Bilemiyorum. Allah’tan “uydu” yayın varmış.
***
Anlaşılan, ulusal basının önemli bir kısmında, “korku dağları sarmış!”, “iktidar çalgısına ayak uydurmakla!”, meşgul. Oysa basın, vatandaşın özgür haber alabilme kanallarının en önemlisi. Düşünebiliyor musunuz, bu kanalların, yüzde sekseni tıkalı.
 
Kim ne derse desin, kim görmek istemezse istemesin, kim itibarsızlaştırmak isterse istesin, “Adalet” yürüyüşü, “muhteşem” bir final ile noktalandı.Hiç beklenmeyen, bir yerde kesilir diye umut edilen yürüyüş de “muhteşem”di…
 
Bu devam eder mi ya da sürdürülebilir mi? CHP, “ayakta durmak” istiyorsa bu eylemlerine devam etmeli, tabanını sürekli canlı tutmalı. İyi bir ivme yakaladılar, 16 Nisan Referandumundan beri. Kılıçdaroğlu iyi götürüyor bu işi. Liderliğini de tescillemiş durumda.
***
Bir de yürüyüş için genelde ve özellikle güzergah üzerindeki teşkilatların mobilize edilmesi, CHP için bir başarı. Güzel de bir deneyim kazandılar.
***
Bırakınız Ülke tarihini, dünya tarihinde eşine ender rastlanan bir “yürüyüş” gerçekleşti. Bu, demokrasimiz açısından önemli bir olaydı. Tabii, bu süreçte Hükümetimizin tutumu, yürüyüşün güvenli bir biçimde tamamlanması konusunda gösterdiği olağanüstü gayret, taktirlerin ötesinde. Kutlamak gerekir.
***
Demek ki; merhum Demirel’in dediği gibi; “Yollar yürümekle aşınmazmış!” Özgürce yürüyebilmek, demokrasinin olmazsa olmazı.
 
Kadir Dayıoğlu 11 Temmuz 2017 Salı Yazısı

Haberici -->

    Yorumlar

banner176
HAVA DURUMU
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
NAMAZ VAKİTLERİ
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
banner41
SPOR TOTO SÜPER LİG
Tür seçiniz:
ARŞİV