banner167
banner182
20 Haziran 2021 Pazar

CİHAT

24 Temmuz 2017, 07:58
Bu makale 2630 kez okundu
CİHAT
KADİR DAYIOĞLU
Gözünüz aydın, nur topu gibi bir oğlumuz oldu, adını da “Cihat!” koyduk… Bundan böyle, okullarda “cihat” konusu da okutulacak. Tabii, “evrim” biyolojiden silindi, felsefe grubuna girdi… Alevilik inanç değil, bir kültür olarak tanımlandı. Cem Evi, ibadethane olarak tanımlanmadı.
 
Tarikatların içine, en yaygın ve adeta “tarikat fabrikası” olarak adlandırılan, genellikle Türkler arasında yaygınlık kazanan Halvetilik konmadı, müfredata. Neden? Bu ayrıntı, çok önemli. Anlaşılan, Nakşilik’e ağırlık verilecek; bakalım, hangi koluna? Gümüşhanevi’ye mi, yoksa Bağdadi’ye mı?
***
Tabii, “Atatürk” ve onun devrimleri, programlardan giderek azaltılıyor. Yani anlayacağınız, “bindik bir âlâmete, gidiyoruz kıyamete!” türünden olaylar oluyor ülkemizde… “Bindik bir âlâmete gidiyoruz kıyamete!” derken boşuna demiyorum. Az çok literatüre vakıf olduğum için söylüyorum.
***
Sanki tüm derdimiz “cihat”mış gibi… Sihirli bir değnek sanki. Sanki, çocuklar “cihatı” öğrenince tüm dertler bitecek. Tümen tümen bilimci yetişecek; tümen tümen araştırma ve inceleme yapılacak, ülkemizde.
 
Dünyanın “ilk 10” ülkesi arasına gireceğiz, işsiz kalmayacak; kişi başına gelir 25 bin, ihracatımız 500 milyar dolara çıkacak, cari fazla verilecek; peş peşe “Nobel Ödülü” çıkacak, ülkemizden.
***
Bu tartışmalar sürerken, asrın lafı edildi, aslında niyet serdedildi. Öyle ya; “İnnemel amalü binniyat!” yani “ameller niyete göre”ymiş!
 
Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersi için hazırlanan müfredat taslağında 9. sınıf öğrencileri için ‘cihat’ konusuna yer verilmesini değerlendiren TBMM Eğitim Komisyonu’nun AKP'li üyesi Ahmet Hamdi Çamlı; “Namaz dinin direğiyse, cihat çadırdır. Direksiz çadır bir işe yaramaz. Cihat bilmeyen çocuğa matematik öğretmenin faydası yok”, dedi.
 
Demek ki, her şeyin anahtarı “cihatmış”. “Cihatsız” anahtar bir işe yaramazmış. Matematik de…
Aslında; matematiğe, fiziğe, biyolojiye, kimyaya, felsefeye gerek yok. Okutursun siyer, kelam, hadis, meal, tefsir. Öğretirsin “cihatı”; öğretirsiniz izinsiz dışarı çıkan kadının, zinanın ve hırsızlığın “hadlerini”; yasaklarsın faizi geçer gidersin.
 
Tabii, arkadaşların bilmedikleri ya da bilmek istemedikleri bir şey var: Dünyanın neresine giderseniz gidin; “iki kere iki dört eder!” o nedenle matematik evrensel bir dildir, bir bilimdir. Amma lakin İslam dünyasının neresine giderseniz gidin, size, kırk çeşit “cihat” anlatılar, hem de bir biri ile çelişkili.
 
İlmi hadis de, ilmi fıkıh da, ilmi kelam da, ilmi tefsir de, siyer de öyle… O zaman şunu sormak lazım; hangi cihadı, hangi mezhep ya da meşrebin “cihat anlayışını” anlatacaksınız, genç dimağlara? Yazıktır, günahtır.
 
Bir de, sadece “cihat” anlatmak yetmez. “Kafiri” de anlatmak gerekir. Biliyorsunuz; “cihatın” bir cephesi de “küffar” ile savaştır. O nedenle “kafir” kimdir? “Küffar” neresidir? Mesela; ehl-i Şia, Vehabi, Harici, İsmaili vs. kafir midir?
***
Sanıyor musunuz siz, Cihat, Bakanlığın çizdiği sınırlar içerisinde anlatılacak. Göreceksiniz, duyacaksınız neler neler anlatacaklar. O kapıyı araladınız mı geçen çok olur. Ha. Anlatılacakların hepsi de literatürde var. Hiçbir öğretmen uydurmayacak. Bir de; Ebu Hüreyre hadislerini, ilgili ayetleri okurlarsa; Mevdudi, Seyit Kutup referans alınırsa siz görün o zaman gümbürtüyü.
***
Mollaların, Ahuntların, Ayetullahların yönettiği, “Caferi Fıkıhı”nın egemen olduğu İran’da, “evrim teorisi” okutuluyor ama laik Türkiye Cumhuriyeti’nde, bu ders, yok sayılıyor, yavaş yavaş müfredattan çıkartılıyor. Oysa, kabul etsen de etmesen de, “evrim” tüm kuralları ile devam ediyor.
***
Evrim, “insan maymundan gelir!” türü abuk sabuk şeylerle uğraşmaz. Evrim; kainatta ki değişimin mekanizmalarını anlatır ve her bilim dalında olduğu gibi, varsayımları “kesin” de değildir. “Yanılabilirlik” ilkesi bunda da geçerlidir.
 
Ayrıca; iki asırdır, bilim ve felsefe dünyasının tepelerinde olma vasfını koruyan Darwin’in çok çok ötesine geçti, “evrim” kavramı.
***
Evet; “inanmayanların” sayısı giderek artıyor. Farkında mısınız, bilemem. Bu, “cihadın” öğretilmemesinden mi yoksa, “ipe sapa gelmez!”, bilgilerin yani “Emevi din anlayışının”, “din” diye ortaya sürülmesinden mi, kaynaklanıyor?
***
Bir taraftan, “cihatçı” bazı terör örgütleri eleştirilecekmiş, derslerde; diğer yandan da “cihat”ın yararı, fazileti anlatılacakmış? Cihat kavramı içerisine, sadece, “nefs” ile “cihat” girse, ne âlâ…
 
Beyler beyler, bu örgütlerin referansları, gelenekte var. Hepsi de “cihat” yaptığını, “Allah” adına hareket ettiğini söylüyor. “Allah ü ekber!” diyerek başlar kesiyor, hem de kendisine, “Müslüman!” diyenlerin.
 
Bunlar, derslerde, kötülendiğinde, “cihat” okuyan öğrenci ne diyecek acaba? Sormayacak mı, sorgulamayacak mı? Öyle ya, “cihatın” bir yanı da “Allah” için savaşmak, değil mi?
***
Evet. Çok tehlikeli bir silahla oynanıyor. Bunun geri tepmesi de çok acı, çok vahim olur. Unutmayın; “cihat” gibi, “hadler”, “kafir” gibi konular çok netameli, çok sorunlu, mayınlarla dolu alanlar. Küçücük beyinleri, genç beyinleri bu alan sürmeyin. Bunun travmaları da çok şiddetli olur. Bilerek mi yapıyorlar, bilmeyerek mi yapıyorlar? Bilemiyorum…
 

Haberici -->

    Yorumlar

banner176
HAVA DURUMU
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
NAMAZ VAKİTLERİ
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
banner41
SPOR TOTO SÜPER LİG
Tür seçiniz:
ARŞİV