banner167
banner182
19 Haziran 2021 Cumartesi

ÇOK CİDDİ BİR YAZI…

23 Haziran 2017, 03:36
Bu makale 1788 kez okundu
ÇOK CİDDİ BİR YAZI…
KADİR DAYIOĞLU
Bugün sizlere, çok ciddi, ciddi olduğu kadar da düşündürücü bir köşe yazacağım. Çeyrek asırdır, her gün yazarım, dile kolay… Herhalde, yazdıklarım içerisinde en ciddilerden bir tanesi olacak, bu… Umarım, Büyükşehir Belediyesi’nce çıkartılan, oldukça muhtevalı, kısıtlı sayıda basılan, kısıtlı sayıda yazar/çizere, aydına, fikir adamına ulaştırılan, bir sürü akademisyenin “hakem” olduğu, “Düşünen Şehir!” dergisinde yayınlanır.
 
Umarım, anılan derginin yayın kadrosu beni kırmaz, yazımı girerler. Öyle ya, çoğunun abisi sayılırım; yine çoğu ile geçmişten gelen bir hukukumuz var. Ha. Dergiyi mi? İstemem… O kadar ciddi yazıları anlayabilecek kıratta değilim. Boşuna israf ve zahmet etmesinler.
 
Efendim… 1980’lerin ortaları… Demek otuz yıl geçmiş… Birisi bir yıl kadar önce rahmetli olan dört beş arkadaş oturup sohbet ederken, şimdi rahmetli olan ve en “cin” ve en “kabiliyetlimiz”, bir fikir attı ortaya… Kayseri’nin en ciddi ve hakemli fikir ve sanat dergisine bir makale gönderelim dedi… Konusunu da söyledi; “Kayseri Deyimlerinin Menşei”. Bir de, bir yazar isim buldu; Erzurum Atatürk Üniversitesi’nde görevli olduğu uydurulan bir akademisyen, bir doçent…
 
O yıllarda henüz bilgisayar olmadığından, “sarı basın kartı” sahibi merhum arkadaşımız, geçti daktilonun başına, başladı yazmaya. Öyle ya, ciddi bir çalışma, deyimlerin “hikayesini” yazıyoruz… Bunların nasıl meydana geldiğini bilimsel olarak anlatıyoruz. Herkes aklına gelen bir şeyi ve kaynağını söylüyor.
 
Mesela; Timur, Yıldırım Byazıt’ın üzerinden giderken, Kayseri’de eğleşmiş. Otağını, şimdi yerinde yeller esen, Namazgaha kurmuş. Neresi mi burası? Kayseri ile ilgisi olmayıp Kayseri tarihi yazanlar kusurumu bağışlarsa tarif edeyim, neresi olduğunu:
 
Bugün Örnekevlerin, eski SSK Hastanesi’ne bakan kısmı. Çevreyola muttasıl… Burada futbol da oynanırmış. Ünlü futbolculardan merhum Saadettin Kızıklı amcamız burada kalecilik yapmış. Neyse konumuz bu değil.
 
Timur’un ordugahı ziyaretçi akınına uğramış. Timur’dan ziyade “filler” dikkatini çekmiş, Kayseri ahalisinin. Öyle ya, ömürlerinde ilk defa görüyorlar… Oynattıkça, yelpaze gibi hava üflüyormuş, kulakları.
 
Sanmışlar ki bunlar; “Hükümdarın serinlemesi için kullanılan yelpazeler!” Öyle ya, Timur çok bunalmış Kayseri sıcağında. İşin garibi o yıl, geriye doğru yüz yılın en sıcak mevsimini yaşamış. Vallahi bunu ben uydurmuyorum. Müneccimbaşı Rifat Efendi’nin “Kayseri Tarihi” böyle yazıyor. Orijinal adı, “Tarihçe-i Kayseri Karyesi”.
 
Merak eden, İstanbul Süleymaniye Kütüphanesi “yazmalar” bölümünde, “1225 numara” ile kayıtlı bu esere ulaşabilirler. “Tarihçe”, biliyorsunuz, kısaltılmış ya da küçültülmüş tarih demek. “Büyüğünü” yazmak, herkesin harcı değil.
***
Peki, fillerin, yelpaze gibi salınan uzun kulakları Kayseri ahalisinde ne tür etki bir yapmış? Rüzgar için yapılan, “eFİL, eFİL esiyor!” benzetmesi, bu olaydan sonra Kayseri deyimleri arasına girmiş. İşte, bu minval üzerine yazılmış örnekleri ve kaynakları içeriyordu, bilimsel yazımız.
 
Mesela, Kayseri’ye zulmeden, mütegallibe Beyzâdenin yaptırttığı köprüden geçenleri uyarmak için; “Geçme Beyzâde köprüsünden… “ diye başlayan tekerleme girmiş dilimize… Dedim, Kayserili Beyzâde,  “çok zalım” bir adammış.
 
Daha sonra, bu tekerlemeyi Karacaoğlan araklamış: “Geçme namert köprüsünden, koy aparsın su seni/ Sinme tilki gölgesinde, koy yesin aslan seni“, şekline çevirmiş. Mesela bizim “Hoca Nasrettinimizi” de, ünlü şairimiz “İmrül Kaysımızı” da araklamadılar mı? İlkinin mezarını “Sivrihisara”, diğerininkini Alemdağı’na taşımadılar mı?
 
“Ağır ol molla desinler!” sözü de; Kayseri’nin ilk Belediye Başkanı “Mollaoğlu Mustafa Ağa” çok ağırmış. Düşünün, bir eşek taşıyamazmış; neredeyse “iki eşeğe binecekmiş!” O nedenle, “uçarı”, “kaçarılar” için bu söz yakıştırılmış.
 
Tabii, kaynaklarda çok önemliydi. Mesela anımsadıklarımdan birisi; “Dayızâdenin tüfenknâmesi”, “Beyzâdenin itirafnâmesi” gibi ulaşılması çok zor eserlerdi. Ancak; Süleymaniye Kütüphanesi’nde bulabilmek mümkündü. Yazıyı inceleyen ünlü tarih doçenti, kaynakları görünce, “küçük dilini” tutmuş. Hepsi doğru, vaktinde ben de çok uğraştım ama ulaşamadım. Meslektaşımı tebrik ederim, diyerek bir hakkı teslim etmiş.
***
Öyle ya; ünlü tarihçiler “kaynak” ya da “vesika” olmadan “tarih” yazılmaz, derler. Mesela; “kaynak kişi” türkü tespitinde çok önemli. Yine mesela Kayseri türkülerinin menşei için bir araştırma yapacak olanlar mutlaka ve mutlaka, Kayseri’den göç eden Ermeni ve Rum kaynaklarına başvurması gerekir.
 
Youtube girerseniz, bu konuları iyi bilen Hüseyin Cömert Hocamızın “hemşerilerinin”, kendi ifadesi ile “Gardaşlarının” çalıp çığırdıklarını görürsünüz. Hem de bir asır öncesi kayıtlarında. O nedenle, anonim olan, bestesi olmayan, -ki, Türkü’nün bestesi olmazmış-, Türkü, bir ırka, bir zümreye, bir aileye, bir kişiye mal edilemez.
 
O toprakların, kadim malıdır. Gelen giden “hece sayısı” ve “kafiye yapısına” uygun dizeler ilave edebilir. O nedenle; yazının dili, kullanılan sözcükler bize dönemini ve söz yazanın “niteliğini” verirmiş. Ve mutlaka, bir “dilcinin” incelemesi gerekirmiş. Herkesin türkülere bir hikaye uydurması da normaldir. Bu eşyanın tabiatına da uygundur. Ama doğru değildir.
***
Uzatmayalım, o gün, oldukça bilimsel yazı yazıldı. İmzalandı. Bir de özür yazısı ile birlikte zarfa konuldu. Ankara’ya giden bir arkadaşımız tarafından postaya verildi. Birkaç gün sonra, zarf, Dergiye ulaştı. Bilimsel açıdan incelendi. İnceleyen de, o zaman henüz profesör olmamıştı, bir tarihçi doçent. Yayınına karar verildi.
 
Kurguyu yapan bizlerin arasında bulunan tarihçi arkadaşımız, “ayıp!” olur endişesi ile Dergi idarehanesine gitti. Öyle ya, yüz yüze bakacaktık. Ona da göstermişler bilimsel makaleyi… O da, “girmeyin bir de ben tetkik edeyim!” diyerek yazıyı almış. Ondan sonra da, yayınlamaya gerek yok demiş ve bir daha geri vermemiş.
 

Haberici -->

    Yorumlar

banner176
HAVA DURUMU
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
NAMAZ VAKİTLERİ
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
banner41
SPOR TOTO SÜPER LİG
Tür seçiniz:
ARŞİV