banner167
banner182
23 Haziran 2021 Çarşamba

DAVUTOĞLU, ERDOĞAN VE PINARBAŞI…

21 Haziran 2017, 03:38
Bu makale 1472 kez okundu
DAVUTOĞLU, ERDOĞAN VE PINARBAŞI…
KADİR DAYIOĞLU
Geçenlerde, Konya’da, bir iftar yemeğinde, eski Başbakan, Dışişleri Bakanı ve Ak Parti Konya Milletvekili Ahmet Davutoğlu, bürokraside liyakatin esas alınması gerektiğini belirterek; "Bir bürokratın nerede doğduğu, hangi aileden geldiği, hangi topluluğa ait olduğu, hangi vakıf, hangi dernek mensubu olduğu değil, sadece ve sadece ehliyet ve liyakat konuşulduğu sürece devlet ayakta durur. O benim yakınım, bu benim akrabam, şu benim ilerde işime yarar diye bürokrasiyi başka kriterlerde inşa ederseniz, devlet ayakta kalamaz" demiş, devam etmiş:
 
"Bizim bu yozlaşma, bu sapma, bu ihanet örneklerini göz önünde bulundurarak sahip olduğumuz güç ne olursa olsun, ister ilmi, ister ticari ve ekonomik güç, isterse siyasi güç, önce o gücü nefsimizde terbiye edeceğiz, sonra o gücü ahlak temelinde zırhla kuşatacağız. Sonra da millete bir merhamet olarak sunacağız. Hiçbir adaletsizliğe, hiçbir yanlışa, hiçbir kayırmaya kapılmadan, bürokraside ehliyeti liyakati esas alacağız.” (Basından)
***
Bunu söyleyen AK Parti’nin Dış İşleri Bakanlığını ve Başbakanlığını yapan, yüzde 49 gibi yüksek bir oy oranına, patisini taşıyan insan…
***
Garip değil mi? “Kuşatacağız”, “edeceğiz”, “sunacağız”, “alacağız” türünden, gelecek zaman sığasıyla sarf edilen bulaflar sanki, parti programını açıklayan bir lider görüntüsü vermekte. Oysa, partisi on beş yıldır iktidarda… Yoksa, Davutoğlu, bir yerleri eleştiri, bir yerlere mesaj babında mı sarf etti, bunları? Sormazlar mı adama; deha önceleri nerelerdeydiniz? Yoksa, on beş yılı boşa mı harcadık?
***
CHP'nin İstanbul yürüyüşüne eleştirilerini sürdüren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Adalet yollarda değil adliye binalarında aranır. Yollarda yasal yürümeniz hükümetimizin lütfudur".
 
Demokrasilerde, temel hak ve özgürlükler cümlesinden olan “toplantı, gösteri ve yürüyüş” hakkının, bir “hükümet” yani bir “yöneten” lütfu olduğunu da bu suretle öğrenmiş olduk. Oysa biz bunun yasal ve anayasal bir hak olduğunu sanırdık. Demek ki, yanıltılmışız!..
***
Neyse, büyüklerimiz bizden iyisini bilir ve bizi bizden daha iyi düşünür. Bizlere sunacakları her şey bir lütuftur, bir ihsandır, bir atıfettir. Dönelim memleketimize…
***
Geçen akşam Kıvılcım’ın, geleneksel iftar yemeğinde bir araya geldik. Vakit geçirmek için laf lafı açtı. İsmi lazım değil eski saylavlarımızdan biri, kendisinin de bulunduğu Meclis’te geçen ve liderlere izafe edilen bir hesabı, bir yakıştırmayı anlattı. Anlayabildiğim kadarı ile hesap şöyleymiş:
 
Üç partili bir koalisyon var… Nasılsa, o yıl kamu bütçesi 28 trilyon fazla vermiş. Koalisyon ortağı liderler, bu fazlayı, “yatırımcı” bakanlıklara pay edelim, hizmet götürsünler, demişler. Yedi yatırımcı bakanlık varmış. Bunlar da “3+2+2” biçimde paylaşılmış, partiler arasında. O nedenle, bir bakanlığa düşen miktar hesaplanıp, ona göre dağıtılacakmış!
 
Başbakan eline kalemi almış, başlamış 28’i, 7’ye bölmeye: “Sekizde yedi bir kere var. Bir kere yedi yedi… Bir artar…” İkiyi aşağıya indirir; “yirmi bir de yedi, üç kere var. Elde var sıfır. O nedenle bakanlık başına 13 trilyon düşer!”
***
Diğer ortak, ağızlığındaki sigaradan bir nefes çekmiş, “sağlamasını yapmak isterim!”, demiş. Başlamış yapmaya: “Madem bakanlık başına 13 trilyon çıktı o taktirde geriye doğru gidelim”. 13 ile 7’yi çarpmaya başlamış. “üç kere yedi, yirmi bir”. Yazmış bunu. Sonra yedi ile biri çarpmış, “eder yedi!”. Yirmi bir ile yediyi toplamış, sonuç, yirmi sekiz“Evet, hesap doğru!”
***
Üçüncü ortak biraz kuşkucu ama bu tür hesaplara çok yatkınmış. Bir de kendisi sağlama yapmak istemiş. “Madem bakanlık başına 13 trilyon çıktı, o halde yedi tane 13’ü alt alta yazalım ve toplayalım!”
 
Başlamış toplamaya: “üç üç daha 6, üç daha 9, üç daha 12, üç daha 15, üç daha 18, üç daha 21…” Devam etmiş birlerle: “21 artı bir 22,23,24,25,26,27, 28… Hesap doğru…”
 
Bu yakıştırmayı ya da hesabı tembel talebeler gibi Meclis’in arka sıralarında oturanlar yapmış. Yaparken de bir kahkaha yükselmiş. Oturumu yöneten Meclis Başkan Vekilinin dikkatini çekmiş: “Arkadaşlar niye güldünüz. Söyleyin de biz de gülelim!"
***
Tabii, “Kambersiz düğün olmaz!” demişler. İftara Tural Pınarbaşı ve Savaş Kaya olunca hava daha da değişti. Metin Soylu gelince muhabbet daha da koyulaştı. Bir ara “Halk Filozofu” Ömer Çolakoğlu’na bir parantez açıldı.
 
Pınarbaşı Çolakoğlu’na, “hadi, falan yere iftara gidelim!”, demiş. Çolakoğlu itiraz etmiş; “yemek sonrası teravih kılma mecburiyeti yoksa giderim!” …Arkasından ilave etmiş; “Bir tabak, bol sulu mantı yediriyorlar, o da namazda eriyip gidiyor!”
***
Çolakoğlu hastalanınca, kadim dostu İbrahim Sungur, her hafta bir “yan” et göndermeye başlamış, sıhhat bulsun, diye… Çolakoğlu da her gün, her öğün et yiye yiye hastalanmış. Pınarbaşı’ndan rica etmiş; “Sungura söylesen de et yerine para gönderse, olmaz mı? Her gün et yiye bir hal oldum!”
***
Tabii, Savaş olunca Yahyalı’da yaşananlara değinmemek de olmaz. “Yahyalı!”, deyip geçmeyin bir İncili Çavuş, bir Hoca Nasrettin beldesi. Bir Ramazan günü… Ünlü bir hoca, minareye çıkmış, akşam ezanı okuyacak…  İki de bir köstekli saatini yelek cebinden çıkarıyor, vakte bakıyor… Çıkarıyor, bakıyor… Bakarken de şerefeyi dolaşıyor.
 
Her saat çıkarışında da aşağıda bekleyen arkadaşı; “vakit geldi!” diye seviniyor. Ama hoca, tekrar yerine koyuyor… Bir, iki, üç… derken arkadaşı dayanamıyor; “beş dakika önce okusan gavur mu olun. Bak ne haldeyim, bir bilsen… Çocukken, falan yerdeki kayaya çıkıp, birlikte eşeğe bindiğimiz günlerin de mi hatırı yok. Ne çabuk unuttun.”
***
Baba Erenleri uyarmışlar. Ramazan geldi, oruç tutsan olmaz mı? Vermiş yanıt; “Bak evlat… Ramazan gelir gelir gider… Bir daha gelir bir daha gider. Ama bu fakir bir gitti mi bir daha gelmez.”
 
Rabbim, senesine ve yine bir Kıvılcım’ın iftarına sağlık ve afiyetle yetiştirir, İnşallah! Müsteciri Ayhan’a da, bizleri yılda bir kez de olsa bir araya getirdiği için teşekkür ederim.

Haberici -->

    Yorumlar

banner176
HAVA DURUMU
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
NAMAZ VAKİTLERİ
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
banner41
SPOR TOTO SÜPER LİG
Tür seçiniz:
ARŞİV