banner167
banner182
19 Haziran 2021 Cumartesi

KAYSERİ DIŞ TİCARETİ

03 Temmuz 2017, 10:45
Bu makale 1445 kez okundu
KAYSERİ DIŞ TİCARETİ
KADİR DAYIOĞLU
Kayseri'deihracat, 2017 Mayıs ayında, 2016’nın aynı ayına göre yüzde 13,4 artarak 142 milyon 261 bin 508 dolar oldu. İthalat, yüzde 17,5 azalarak 120 milyon 728 bin 695 dolar olarak gerçekleşti. Bir önceki aya (Nisan) göre, Kayseri'de ihracatyüzde 6,1 artarken, ithalat yüzde 55,5 azaldı.
 
Tabii, sizleri rakamlara boğmak istemem ama bazı gerçekleri de paylaşmak isterim. Türkiye’nin aksine Kayseri ihracatı, ithalatından fazla… Bu trend, üç-beş yıldır böyle devam ediyor. Yani, Kayseri, “dış ticaret açığı” vermiyor.
 
Umarım bunun neden ve niçinini; iyi mi yoksa kötü mü olduğunu, TOBB’a bağlı odalar araştırır ve bizlerle paylaşır. Ama bir başka gerçek daha var, o da şu: Sanılanın aksine, Kayseri, yıllık İhracatta1,5-2,0 milyar; dış ticaret hacmi de 3,5-4 milyardolartuzağına düştü. Tıpkı ülkenin,“orta gelir tuzağın” düştüğü gibi.
***
Hatırlarsanız; başta hemşerimiz, TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu olmak üzere “Kayseri uluları”, olmayan Kayseri’yi kanat takıp uçururlarken, 2023 için,8-10 milyar dolarlık ihracattan söz ediyorlardı. Hatırladınız, değil mi?
***
Hakkı teslim etmek gerekir, Sanayi Odası eski Başkanı Mustafa Boydak, biraz insaflı davranıp, 5 milyar doları telaffuz ediyordu. Bu fakir de;“çok atıyorsunuz, 2023’te 5 milyar dolarlık dış ticaret hacmine (ihracat+ithalat) ulaşın büyük başarı!”diyordu.
***
Unutmayın Türkiye ve dahi Kayseri, beş altı yıldır, daha doğrusu AK Parti’nin “ustalık döneminde” üretemiyor. Hesaplama yöntemlerinin değiştirilmesine rağmen, az da olsa, elde edilen büyümenin lokomotifi kamu ve özel tüketim harcamaları ile ithalatoluyordu.
 
Kayseri, neden ithalat yapmıyor ya da yapamıyor, ya da az yapıyor? Üzerinde düşünülmesi gereken bir konu. Umarım, Kayseri Ticaret, Kayseri Sanayi Odası, Kayseri Borsa ve OSB başkanları düşünüyordur.
***
Unutmayın bizim gibi ülkelerde ana ve ara mallar ile; yüksek teknoloji ürünlerini ithal etmek çok doğaldır. Zira dedik, üretemeyen bir toplumuz.
 
Mesela; bir yandan üretemiyoruz, diğer yandan da kadın işgücünü eve hapsetme gibi bir süreç yaşıyoruz. Son rakam nedir bilmiyorum. Kadının işgücüne katılması, ülkemizde, yüzde 30 ise, bu oran, Kayseri’de yüzde 20 civarlarında.
***
Tabii, bu seviyeleri yakalayabilmek için, kadını iş gücüne katmak gerekir. Genel için söylüyorum: Kadını eve hapseden; “karnında sıpasını, sırtında sopasını eksik etmeyeceksin!”, diyen bir toplumun ya da ahalininvarabileceği yer burası.
***
Birde, “28 Şubat” sürecinde İmam Hatip Okulları orta kısmını kapatabilmek için tüm “meslek liselerinin” ölümünü göze alanlarla, günümüzde, her okulu “imam hatipleştirmeye” kalkanların, zihniyet açısından, hiç mi hiç farkı yok.
 
Oysa, orta okul ve liseleri, “imam hatipleştirmenin” aksine, endüstri meslek lisesi haline getirmenin çabasını göstermek gerekir. Üretimin, üretimde kalitenin, inovasyonun, ar-genin vs. önü böyle açılır.
 
Birde, “nicelik” olarak İmam Hatip’i yaygınlaştırmanın, -bir başka amaç yoksa-, “nitelik dokusunu” zedeleyeceği; doğru dürüst Kur’an dahi okumayı bilmeyen, okusa bile anlamayan vs. bir neslin ortaya çıkmasına neden olursunuz.
 
“Dini mü’bine” hizmet gibi güzel bir amacı sulandırırsınız, hedefinden uzaklaştırırsınız. “Çoklukta yok etme!” gibi bir sürece girersiniz.
 
***
Mesela, olur olmaz yerde ortaya çıkan “semazenlerin”, bir “ibadet” biçimi olan “sema”yı ne hale getirdiler, farkında değil misiniz?
 
Benzeri şeyi mehter ile yapıyorlar. Olur olmadık yerde, düğünde, dernekte, “çük kesiminde”, karşılamada, uğurlamada mehter kullanıyorlar. Mehtere bu “saygısızlığı” da maalesef, muhafazakar olduklarını söyleyerek mangalda kül bırakmayan, Büyükşehir yapıyor. Çok uyardık ama dinleyen kim? Bildiklerini okuyorlar.
 
Bakınız, özellikle Mevleviler “ney’e”“nây-ı şerif!”, kudüme “kudüm-ü şerif!”, derler. Tâzimde, hürmette kusur etmezler. “Ney”in, göğüs hizasında, çapraz vaziyette, başpârekalp üzerine gelecek biçimde tutulduğunu hiç mi görmediniz?
 
Yani, ney, inek güden çobanın değneği değildir. “Sema” da “köçek havası!” Demem o ki, herkes haddini bilecek. Kültürsüz, kültürden nasibini almamış, alamamış adamlara da bunları anlatmak çok zor. “Deveye hendek atlatmak”, bunlara anlatmaktan kolay.
***
Neyse, dönelim başa… Unutmayın, 1970 ve 1980’li yıllarda Endüstri Meslek Liseleri, gözde okullardı. Sınavla, hem de Anadolu ve Fen Liseleri seviyesinde ki sınavlarla, öğrenci alırlardı. Sonra, “28 Şubat”’ta, “ideolojik” nedenlerle, bu güzelim okulların, orta kısımlarını kapatarak, yok olmasına göz yumdular.
 
Şimdi de, benzeri bir biçimde, ideolojik endişelerle, klasik liselerin, klasik orta okulların temeline dinamit koyuyorlar, “İmam Hatipleştirerek!”. Hele hele, “laik eğitimin” temeli olan, “karma eğitimi” yok etmek istiyorlar.
 
Bu kafa, “üretim” yaparak, 2023’te, kişi başına milli geliri 25 bin dolara, ihracatı 500 milyar dolara çıkartacak; ülkemizi dünyanın “ilk 10” ülkesi arasına sokacak. Öyle mi? Güldürmeyin adamı…
 
 

Haberici -->

    Yorumlar

banner176
HAVA DURUMU
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
NAMAZ VAKİTLERİ
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
banner41
SPOR TOTO SÜPER LİG
Tür seçiniz:
ARŞİV