banner167
banner182
19 Haziran 2021 Cumartesi

“MESLEK AKADEMİSİ”

10 Temmuz 2017, 08:04
Bu makale 1398 kez okundu
“MESLEK AKADEMİSİ”
KADİR DAYIOĞLU
Geçenlerde bir haber düştü, basına. Şaşırdım, doğrusu!.. Öyle ya, fırsat buldukça, okulları İmam Hatip’e çevirirken; bu okulların yapımı teşvik edilirken, “Meslek Akademisi” neyin nesi dedim. Tabii, meslekten neyin anlaşıldığını, bölümlerinin ve müfredatının ne olduğunu bilmiyorum. O nedenle, değerlendirmede de zorlanıyorum.
 
Konuşmacıların, basına yansıyan konuşmalara bakınca, akademinin, “teknik” temelli olacağı anlaşılıyor. Öyle ya; “teknolojiden, kalifiye elemandan!” söz ediliyor. Fakat, mutlaka şunun bilinmesi gerekir. Biliyorsunuz, Büyükşehir Belediyesi’nde “akademi” lafı “moda“ olmaya başladı. Unutmayın, “akademi” lafı ciddi bir laftır; açtık demekle açılmaz. Bunun içinin doldurulması gerekir.
 
İçini doldurmak yetmez burada yapılacak tüm eylem ve işlemlerde tarafsız ve önyargısız olmak, nesnel davranmak gerekir. Yok burada da, belediye yayınları, etkinlikleri gibi ideolojik davranılacaksa, belirli kişi ve gruplara rant aktarılacaksa, burasının adı “akademi” falan olmaz, “arpalık”olur..
 
Lafı hiç evelemeden gevelemeden söyleyeyim; Darwin, bu akademinin kapısından içeri girecek mi? Evrimsel biyolojiye yer verilecek mi? “Mutezileye” bir parantez açılacak mı? Şathiye, mizah olacak mı; kaynağı ister uhrevi, isterse dünyevi olsun tüm bilgiler, eleştirel süzgeçten geçilecek mi? Demem o ki; “akademilerde”hama da dokunulur, hasa da… Unutmayın; akademya, böyle bir şeydir.
 
Haberin konusu şu: Kayseri Büyükşehir Belediye tarafından yaptırılacak olan “Büyükşehir Meslek Akademisi’nin” temeli düzenlenen törenle atılmış.
 
Törenin açılış konuşmasını yapan İl Milli Eğitim Müdürü Osman Elmalı, “Ülkemizde istihdam alanında yaşanılan sıkıntıların temelinde, iş gücünün, eğitim ve beceri seviyesinin dolayısıyla üretim düzeyinin yeterli olmaması yatıyor.
 
Bakanlığımız, mesleki eğitim gelişmesine ve çoğalmasına çok önem vermektedir. Teknolojiyi anlayan ve uygulamayı bilen verimli, kaliteli ve hizmet üretebilen kalifiye elemana duyulan talep daha da artmıştır.
 
Çoğu insanımız işsizlikten şikayet ederken, işverenler de kalifiye eleman bulamadığından şikayet etmektedir. Bu anlamda nitelikli eleman yetiştiren Meslek Akademisi çok önemlidir” ifadelerini kullanmış.
 
Tabii, bu konuşmaya aynen katılır, imzamı da atarım. Amma lakin, Müdür Beye şunu sormadan geçemem: Değerli Müdürüm, mesela son beş yılda Kayseri’de açılan/dönüştürülen, Endüstri/Teknik kapsamında meslek lisesi ile İmam Hatip okulu sayısını paylaşabilirler mi, bizimle?
 
Mesela Kayseri’de, “FETÖ” kapsamında, el konulan okulların kaçı “teknik okula”, kaçı İmam Hatip Lisesi/Ortaokuluna dönüştü?Önümüzdeki süreçte, bu okullardan kaç tane daha açmayı düşünüyorsunuz, elinizde bir planlama var mı?Bunları da…
 
Yine mesela, meslek lisesine bu kadar ihtiyaç varken; aynı konuda tedrisat yapacak bir “akademiyi”Büyükşehir düşünürken, “FETÖ” okulları başta olmak üzere, yeni yapılanların ve dönüştürülenlerin Endüstri/Meslek/Teknik lise haline gelmesi gerekmez mi?
 
Tabii, Müdür Beyin açıkladığı gibi kaliteli, kalifiye, nitelikli meslek adamına ihtiyaç varsa. Bunlar, söylemekle olmuyor, hayata geçirilmesi de lazım. Kayseri İl Milli Eğitim Müdürlüğü, bu tür okullara ihtiyacın olduğunu, yeni açılacaklarla, dönüştürüleceklerin mutlaka “teknolojiye” dayalı lise olması gerektiği konusunda, bir rapor vermesi ya da teklifte bulunması gerekir, diye düşünüyorum.
 
Öyle ya; ihtiyaç varmış. Oysa biz, ihtiyacın İmam Hatip doğrultusunda ve velilerin de yoğun bir biçimde bu okulları istediklerini duyuyorduk. Tabii, ben bu velilerin “sosyal statüsünü” de çok merak ediyorum?Öyle ya; Kayseri’nin muhterem ahalisinin hangi kesimi, hangi sosyal grubu bu okulların açılmasını istiyor? Bir de bu okulları yaptırtanların kaçını çocuğu ya da torunu bu okullara gidiyor?
 
Gelelim işin doğru olanına: Bir veli çocuğunu, torununu, dilediği okula gönderir. Bu seçimi kimse engelleyemez, kimse yadırgayamaz, kimse kınayamaz. Hele hele devlet, zorlayamaz, “de facto” bir durum yaratamaz, yönlendiremez.
 
Yani “kontenjan doldu o nedenle, kontenjan açığı olan falan, filan okullara çocuğunuzu göndereceksiniz!”, diyemez. Bu bir hak ihlalidir, dayatmadır… Gönülsüz, zoraki giden çocukların ve ailelerin içerisine düşeceği psikolojik durumun, travmanın ne olabileceğini, yaşayanlar ya da empati yapabilenler bilir. Olaya, ideolojik yaklaşanlar, bunu fark edemezler.
 
“Dindar nesil” yetiştirme hedefinin, bu ülkeye neye patlayacağını, yaşayanlar görecek. Oysa, “özgür birey” yetiştirmek gerekir. Ülkenin çıkışı da burada. Tabii, bu da birtakım kişilerini, bir takım çevrelerin işine gelmez.
 
Bir diğer doğru da; hayır ve hasenat yapacak insanları, diledikleri okulun yapımını üstlenebilir. Hiç mi hiç yadırgamam, eleştirmem de… Ama “okul yap, biz adam buluruz, biz yönlendiririz” düşüncesi iyi bir düşünce değildir. O nedenle, okulun boş kalmaması için, devletin bir takım düzenlemeler yapmasını da hiç arzu etmem.
 
Bırakınız; okulları bireyler ve aileler özgür iradeleri ile seçsinler. Ha, sınıflar kalabalık olurmuş. Olsun, bu ülke 60-70 kişilik sınıfları da gördü…
 
Netice olarak; böyle bir Akademi’nin açılması nedeniyle, Büyükşehri kutluyorum. Konuşmasında, oldukça samimi ve gerçekçi olan İl Milli Eğitim Müdürü’nü de…
 
Unutmayın, bu kadar yoğunluktaİmam Hatip açmak, dine de hizmet etmez, din hizmeti verenlerin nitelik dokusunu da yükseltmez. Bilakis, “çokluk” içerisinde, “yok olma!” süreci başlatırsınız, haberiniz olsun. Yok, çocuklar boş gezmesin, “zararlı fikirler” başlarına üşüşmesin, türünden bir strateji belirlenmişse, bilemem…
 

Haberici -->

    Yorumlar

banner176
HAVA DURUMU
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
NAMAZ VAKİTLERİ
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
banner41
SPOR TOTO SÜPER LİG
Tür seçiniz:
ARŞİV