banner167
27 Temmuz 2021 Salı

PASTIRMA VE SUCUK

14 Haziran 2017, 08:16
Bu makale 2110 kez okundu
PASTIRMA VE SUCUK
KADİR DAYIOĞLU
Pastırma ve sucuk, Kayseri’nin önemli gıda ürünleri; adeta simgesi. Bunlar, bugünlerde sahip çıkanı çok il varsa da, Kayseri ile birlikte anılır. Afyonlular “sucuk benim!”; Kastamonulular “pastırma benim!” der ama ne derlerse desinler akla Kayseri gelir.
 
Çok eskiden bunların imalatı, Ermeni hemşerilerimizin yoğun ilgi alanına girerdi, bugün hayatiyetini sürdüren çoğu firmanın babaları, dedeleri bunlardan el almış. Vakti zamanında mahalle aralarında, ağırlıklı olarak Şiremenli semtinde yapılan üretim daha sonra Karpuzatan’a taşındı. Şimdi ise yeni bir yer düşünülüyor ama hangi aşamada bilmiyorum.
 
Ermeni hemşerilerimizden ismi günümüze kadar gelen “Penyamin Kalfa” var. Umarım ismini doğru yazdım. Kalfa, Kayseri Surp Krikor Lusavoriç Ermeni Kilisesi Vakfı Başkanı Zadik Toker’in babası olurmuş.
 
Bu bilgiyi bana, pastırma ve sucuk imalatçısı, merhum Cemal Ünlü’nün eczacı oğlu İbrahim Ünlü verdi. Uzun uzun anlattı. Kendisi de tanırmış. Cemal amca rahmetli olunca “işliği” iki oğlu Şaban ve Şeref Ünlü kardeşler işletiyor. Biliyorsunuz Şaban Ünlü, aynı zamanda Kayseri Ticaret Borsası Başkanı…
 
1960’ların başında, İstanbul’a ayak bastığımızda, bir sucuk etiketi dikkatimizi çekmişti. “Apikoğlu”. Tabi, şu not da vardı: “1910. Kayserili A. ve H. Kardeşler”. Hemen kulağımıza üflemişlerdi; “Kayserili değiller ama inandırıcı olabilmek için bunu söylüyorlar!”  Tabii, sonradan öğrendik ki, Kayserili, “Kayseri Ermenilerindenmiş!”
 
Sanırım bu notu şunun için düşmüşlerdi: Pastırma ve sucuğun vatanı Kayseri. Oysa adamlar üretimi İstanbul’da yapıyorlardı. 1910 yılında Kayseri’de başlayan serüven, 1920’de İstanbul’da devam etmeye başlamış. Halen üretime devam ediyorlarmış. Belli ki; pazarlama ve güven açısından “Kayserili” notu düşmüşler. Sonuçta, bu bir pazarlama tekniği.
 
Hasılı kelam; pastırma ve sucuk nasıl Kayseri ile birlikte anılırsa, kuşkusuz, bunların asıl ustaları da Ermeniler… Bunu söylerken de hiçbir komplekse kapılmam. Hakikati teslim ederim. Şu ya da bu nedenle, şehrimizi terek eden Ermenilerle çok şey kaybettiğimizi de belirtmeden geçemeyeceğim.
 
Günümüze gelince, bu sektörde çok üretici var. Bunlardan birkaçının mazisi bir asır geriye gider. Bu yazıya vesile olan Kayseri Ticaret Odası (KTO) Başkanı Mahmut Hiçyılmaz’ın verdiği bir demeç. Değerli Başkanımız; “pastırma, sucuk ve mantının AB Komisyonu tarafından tescil edilmesiyle bu ürünlerin Avrupa’nın muhtelif yerlerinde daha rahat satılmasını sağlayacağını söylemiş”.
 
Tabii, bunun prosedürü nedir bilemem. Ama uzun bir süreçmiş, “iki yılı” aşkın bir süre geçebilir, 2019 sonlarında “tescil” olabilirmiş. Konumuz da bu değil. Konumuz günümüzde, vitrinlere asılan etiketler… Çok farklı ve aralarındaki fark büyük olan sucuk kilo fiyatlarını görünce, bu nasıl oluyor, sorusu. Unutmayın bu, çok dikkat çekiyor…
 
KTO Başkanı ve tabii Borsa Başkanı Şaban Bey bir de buna bir yanıt verseler iyi olur. Evvelemirde bunun bir izahı gerekir. Bu denli fiyat farkı olan bir sektör, ülke ve dünya piyasalarına rahat mal satılabilir mi?
 
Tabii, sorun sektörün bir sorunu olduğundan bizleri ikincil derecede ilgilendirir. Bir tüketici olarak istersem alırım, istersem almam. Bana kalmış bir şey… Ama bir hemşeri olarak, bir gözlemimi, bir tespitimi aktardım. O kadar… Gerisi sektörü ilgilendirir.
 
Biliyorsunuz; “Coğrafi İşaret”, ünü ve bazı özellikleriyle, belirli bir bölgeyle özdeşleşmiş bir ürünü gösteren işaret. Bu orijinal ürünlerin tescilini Türk Patent Enstitüsü yapar. Tespit edebildiğim kadarı ile Kayseri için “on” Coğrafi İşaret var. Ülke genelinde ise 205 Coğrafi İşaret söz konusu…
 
Bunlar;
-İncesu Karaevrek Üzümü,
-Kayseri Mantısı,
-Kayseri Sucuğu,
-Kayseri Pastırması,
-Bünyan El Halısı,
-Tomarza Kabak Çekirdeği,
-Yahyalı El Halısı,
-Yamula Patlıcanı,
-Develi Cıvıklısı,
-Soğanlı Bebeği.
***
Evimizde, zevkle yediğimiz “Pınarbaşı Çerkez Peyniri”nin dosyası, prosedürlerin gecikmesi nedeniyle kapatılmış. Bir daha açılır mı? Bilemem… Üzüldüm doğrusu. Umarım Pınarbaşı Belediyesi ve KTO peşini bırakmıyordur. Akkışla ve Bünyan “gilaboru” için başvurmuş. İnceleme aşamasındaymış.
 
“Coğrafi İşaretler” ile ilgili bilgilere erişmem de bana yardımcı olan, geçmişte birlikte mesai yaptığımız KTO personeli Birsen Koca’ya teşekkür ederim. Marka, Patent, Coğrafi İşaret vs. konusunda bilgi almak isteyenlerin konunun uzmanı Birsen Hanım ile temasa geçmelerinde yarar var. Öyle ya, “yalan-yanlış” bilgiler orta yerde dolaşmasın.
 

Haberici -->

    Yorumlar

banner176
HAVA DURUMU
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
NAMAZ VAKİTLERİ
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
banner41
SPOR TOTO SÜPER LİG
Tür seçiniz:
ARŞİV