banner167
31 Temmuz 2021 Cumartesi

RABİA İŞARETİ VE MARKA

13 Haziran 2017, 03:42
Bu makale 1481 kez okundu
RABİA İŞARETİ VE MARKA
KADİR DAYIOĞLU
Başparmağın kapandığı, dört parmağın birleşerek açıldığı, “Rabia” işareti AK Parti tüzüğüne de girdi. Memlekete ve millete hayırlara vesile olsun. Kendi taktirleri, bir şey diyemem. Yeter ki, bunu kabul etmeyenlere bir şey denmesin; “yoksa sen karşı mısın?” türünden karşılıklar verilmesin.
 
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu; bunun, “cihatçı örgüt” Hamasın işareti olması nedeniyle, kullanılmamasını söyledi. Buna tepki gecikmedi. Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Tayyip Erdoğan, Kılıçdaroğlu’ndan alternatif istedi. İsme değil içeriğe odaklanmaya çağırdı.
 
O işaretin “Tek vatan, tek bayrak, tek millet, tek devlet” dörtlemesini temsil ettiğini söyledi. “Bunlar rahatsız ediyorsa sizi, yerine ne koyacağınızı söyleyin” diye çıkıştı.
 
Kılıçdaroğlu’nu bilmeme ama ben rahatsız değilim. Ayrıca; böyle bir işareti de yapmam. Ama içinin doldurulmasını da isterim. Öyle ya, merhum Muallim Naci gibi;
 
“İhtirâz-ı ta’neden kalmakdadır âhım nihân
Bir hakîkat kalmasın âlemde Allahım nihân”,
 
derim. Anlamını çok kez verdim: Ozan; “Allah’ım, alemde hiçbir gerçek gizli kalmasın!”, diyor.
***
Mesela ben; “tek vatandan” Türkiye Cumhuriyetini, “tek dilden” Türkçeyi, “tek bayraktan” Ay-Yıldızlı bayrağı ve “tek vatandan” yaşadığımız coğrafyayı ve nihayet “tek milletten” de “Türk milletini” anlarım ya da anlamak isterim. Şayet Tayyip Bey de böyle anlıyorsa, mesele yok. İmzamı atarım.
 ***
İçinin doldurulması derken, bunu kastettim. Sözgelimi, “tek milletten” kasıt, “ümmet” ise, orada yokum. Ben, bir ayrım söz konusu olunca “Türk milletinden” yanayım. Bir ayrım yapılmadığı taktirde, benim için “vatandaşlık” önemli olup yine benim için, Türkiye Cumhuriyeti’ne “vatandaşlık bağı” ile bağlı olan herkesin birliği ve dirliği önemlidir. Bundan sonra da, tüm insanlığın mutluluğu ve sağlığı beni ilgilendirir.
***
Ayrıca; “tek milletten” kasıt, Resulü Ekrem’in vefatından sonra beri paramparça olan, “73 fırkaya ayrılan”, içlerinden biri, “fırkayı Naciye” olarak nitelenen ümmetin hangi şubesi kastediliyor, sorusunu sorarım.
***
Mesela; “ümmet” kavramı içerisinde, ehl-i Şia, Caferiler, Aleviler, Mutezile, Selefiler, Yezidiler vs. var mı? Kusura kalmayın; insanların, “ağzını büzüşünden Ömer dediğini!” anlayabilecek kıratta birisi değilim.  O nedenle, istiyorum kavramların içinin doldurulmasını.
***
Geçmişte ve özellikle Kayseri’de; “paran kadar konuş!”, derlerdi. Şimdi ise günümüzde; “markan kadar konuş!” diyorlar. Ürettiğini bir yana bırakın, firmaların değeri “markaları” ile ölçülüyor. Birkaç milyar dolardan başlayıp, yüz milyar doları aşan “marka” değerine sahip firmalar var.
***
Globalleşen dünyanın ortak simgeleri haline geldi “markalar”. Çoğunu, dünyanın dört bir yanında; kuş uçmaz, kervan geçmez yerlerde görmek mümkün. Ülkelerin gücü de bununla ölçülüyor.  
***
İşin acı yanı; “Atatürk Türkiye’si” dışında, İslam dünyasının ürettiği bir “marka” var mı? Bilmiyorum. Ama topuna maşallah, “cihatçı örgütler” mebzul miktarda. Bu dünya, maalesef bunlarla anılıyor. PKK, DAEŞ, IŞID, el Kaide gibi acımasızları da yine maalesef bizim içinde bulunduğumuz coğrafyadan çıkıyor.
***
Superbrands, “Türkiye 2016” yılının süper markalarını açıkladı. Yüz seksen kadar markanın arasında, Kayseri’den sadece “Yataş” dikkatimi çekti. Gözümden kaçan var mıydı? Bilmiyorum… Demek ki, Kayseri, bunca geçen süreye rağmen, “marka” üretememiş.
 
Çok merak ediyorum; mesela, iftarlarda nutuk irat eden sanayici ya da tüccar temsilcileri, hiç “marka”dan söz ediyorlar mı, acaba? Yoksa; “vatan, millet, Sakarya!” düzleminde, “iktidar çalgısına ayak mı uyduruyorlar”?
 
Tabii, isimlerin neredeyse yarıdan fazlası da yabancı menşeli. Hasıl kelam, “marka” üretemeyen bir toplumuz. Üretemeyince de hem ülke içine ve hem de dışına açılamıyoruz. Ama lafa geldi mi, afur tafurdan yanımıza yaklaşamıyorlar.
 
Mesela, şehrimizi bile bir dünya şehri, belediyelerimizi “referans belediye” diye takdim ediyoruz. Ama hiçbir istatistik veride esamimiz okunmuyor. Üstadımız merhum Çetin Altan’ın ifadesiyle “Türk’ün Türk’e!” ya da “ Kendimizin propagandasını kendimize yapıyoruz!”
 

Haberici -->

    Yorumlar

banner176
HAVA DURUMU
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
NAMAZ VAKİTLERİ
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
banner41
SPOR TOTO SÜPER LİG
Tür seçiniz:
ARŞİV